Türkiye Aktivitesi
1527 ziyaret
1 online
Emre Altuntaş
Tuhaf ve ilginç davranışları olan,eleştirici,hazırcevap,nüktedan,etkili,muktedir,sanatkar ve yetenekli biri.

Türkiye Puanı

159 puan Mavi Kalem

Derecesi

72 [Toplam 1625 kişi]

Türkiye
Tümü(7)
Emre Altuntaş yazdı, 17 misafir olmak üzere 19 kişi beğendi, 4 yorum yapıldı.
16 May 16 10:00
İstanbul
a951c1f2e94cd20322e9167d387d42271463368423

a951c1f2e94cd20322e9167d387d42271463368423

İstanbul’u anlatmaya kalksam.. Anlatacak sözcük bulmakta zorlanırım. Kıymetlimdir kendisi. Bazen çok sıkar insanı bazense sadece o olsun istersin. Denizin karşısında öylece durup dinlenmek istersin.. Ben İstanbul da sevmeyi olmasa da gerçekten sevilmeyi öğrendim. Koskoca kardeşlikler, dostluklar biriktirdim. Hayatın ne demek olduğunun daha da farkına varmamı sağladı bu kocaman şehir. Çıkmaz sokaklarında efendilikle yoğrulan adamlığı; tarz caddelerinde ise paranın getirdiği adamlığı gördüm. Sarıyer sahilinde bir çin aslanı cinsi köpeğin bana kendini sevdirmemesini hiç unutmam mesela. 4 leventte yediğim gözlemeyi, Üsküdar’da çamlıcayı, Eyüp sultandaki huzuru, Kadıköy sahilde bağıra çağıra söylediğim şarkıları, Ayazağa köyünün mis gibi havasını, Beylerbeyinde yaptığım sohbetleri, Yıldız korusunun sakinliğini ve daha bir çok şeyi unutmam, unutamam.. En derin kayıplarımı da bu şehirde yaşadım.. Beni en çok etkileyen hüzünleri.. Velhasıl ömrümün şu ana kadar olan kısmındaki en mutlu anları da en mutsuz anları da bu şehirde yaşadım. Sen bambaşkasın İstanbul..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
14 Nis 00:06

even so..ı am happy.

03 Eki 02:09

Misafir

Thought it wo'udnlt to give it a shot. I was right.

Emre Altuntaş yazdı, 13 misafir olmak üzere 14 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
21 Nis 16 02:00
Sevmek

Sevmenin tanımıyla giriş yapmayı düşündüm ancak insanlar bu konu üzerinde artık doktora yapacak kadar bilgi sahibi.Bu yüzden tanıma gerek duymuyorum.Sevmek denildiğinde eğer ki aklınıza sadece karşı cins geliyorsa gerçekten robot modunda yaşayan bir insansınızdır.Karşı cinse duyulan sevgiyi küçümsemiyorum;bizim için büyük bir mutluluk ancak karşı cinse duyulan sevgi sevmenin içinde küçük bir yüzde.Bu yazımda karşı cinse duyulan sevgiye temas etmek istiyorum.

İnsan sevmeye ilk olarak anne baba sevgisi ile başlar.Devamında da sevecek bir şeyler illaki bulur.Çevremde kendini tanımayan bununla beraber kendini sevmeyen tonlarca çöp adam/kadın var.Bu adamlar/kadınlar da gözlemlediğim trajikomik bir durum var..Kendini tanımadan kendini sevmeden karşı cinsi sevmeye çalışıyor..tabi bunun içinde aday arıyor.Gülünecek bir durum.Kendi acizliğini başkasının örtmesi için başkasını hayatına dahil ediyor ve yüksek oranla da karşı da ki kişinin hayatının en kötü zamanlarını yaşamasına neden oluyor.Burada belirttiğim kendini sevme durumundan kastım tabi ki de EGO değil,bunun karıştırılmasını istemem.

Bence insan önce kendini tanımalı,bilmeli ve sevmeli yani sevginin;sevmenin ne demek olduğunu bilmeli sonra başka insanı hayatına dahil etmeli.Sağlıklı olan bu bayanlar,baylar..Yalnızım deyip sağa sola saldırarak saçma hareketler yapmanın doğru olmadığını söylemeye gerek yoktur her halde..Sağlıcakla kalın.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Emre Altuntaş yazdı, 14 misafir olmak üzere 16 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
29 Mar 16 06:00
Zaman-I Vuslat

Çocukken oynadığı oyunlarda eğlendiği kadar eğlenemiyor artık insan,büyüdüğü zaman.En eğlenceli anında bile tamamen eğlense çok değil biraz zaman sonra yine sorumlulukları geliyor aklına.Bu yüzden saf,temiz ve güzel eğlencelikleri insan büyüdüğü vakit geçmişine hediye ediyor.Ne hediye ama…

Bizim çocukluğumuzda kahvaltıdan sonra sokağa atardık kendimizi…Türlü türlü oyun oynardık ve oyunları kendi doğaçlamamızla çeşitlendirirdik.Mahallenin ağabeyleri olurdu onlar kendi aralarında maç yapardı tabi ki de küçük çocukları aralarında istemezlerdi.Biz de biraz büyüyene kadar mahalle maçlarında onların yancısı olurduk.Ne günlerdi ama..O günlerde akıllı telefonlar,bilgisayar oyunları yada playstation yoktu tabi.Bayram günleri sıcacık büyük bir sevinç yaşardık içimizde.Arkadaşlarımızla yarışırcasına en güzel şekerleri toplamak için çaba sarf ederdik.Şimdilerde..İnsanların insafsızca çocukları kaçırıp katletmesinden dolayı çocukları dışarı gönderemiyor anne babalar.Konu çok derin ve uzunca bir konu aynen çocukluğumuzdaki gibi akşam ezanıyla sokak macerası son bulurdu ya hani bizimde yazımızın akşam ezanı okunsun artık fazla uzatmayalım..

İnsanlar artık o kadar ezbere;o kadar somut;o kadar tekdüze bir hayat yaşıyor ki,üzülüyorum bu gidişata.Bence kendimizi eleştirmeliyiz.Herkes kendini düzeltmek için çaba sarf etse,diğerlerini eleştirmeye harcadığı enerjiyi kendini eleştirmeye harcasa ve bundan ders çıkarsa,çocuklarımız daha güzel bir ortamda yaşarlar ve çocukluğunu tamamlarlar.Herkese mutlu,sağlıklı günler diliyorum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Emre Altuntaş yazdı, 14 misafir olmak üzere 17 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
19 Mar 16 01:00
Kalite-Li İnsan

Bir şeyin bilinen en iyi özellikleri bünyesinde taşıması durumu, kalitenin tanımıdır. İnsanlar insan olmayı unutmuşken biz burada bu kaliteli insan konusuyla ilgili birkaç kelam edelim dedik.

Bence dünyadaki en kaliteli insan kendini tanıyan ve benliğinin farkında olan; nasıl bir yaşantının içinde olursa olsun kim olduğunun farkında olup ona göre yaşamasını bilendir. Gündelik yaşantımızı sürdürdüğümüz ortamlardaki insanlara bakacak olursak birçoğunun kendi benliğini unutup hayal dünyasında yaşadığını görürüz. Ben bu tip insanları gizli şizofren olarak tanımlıyorum. Bu tip insanların mutlu olması neredeyse imkansızdır. Çünkü hayal dünyasında yaşadığı için kendini gerçekten mutlu edecek olan şeyin Everest tepesinde olduğunu düşünür ve oraya ulaşmanın imkan boyutunda olmadığının farkına vardıkça da umutsuzlukla karışık mutsuzluk yaşarlar. Bir ihtimali vardır umudu ile de anlık mutlu olurlar yani bu kısır döngü içinde kendini yer bitirirler. Aslında mutluluğunun çözümü yanı başındadır ama kördür gözü, onun farkına varamaz.

Bizi mutlu edecek olan şey benliğimizin farkında olup önceliklerimizi belirleyip bununla yaşayabilmektir, yani aç olan gönlümüzü küçük şeylerle mutlu edip doyurabilmektir. Hayal dünyasının toz pembe odalarından çıkıp gerçek dünyada yaşamak ve bunu devam ettirebilmek ümidimle, sağlıklı mutlu günler diliyorum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Emre Altuntaş yazdı, 14 misafir olmak üzere 16 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
28 Şub 16 09:00
Cahil Zihniyet

Son günlerde artan ve artmaya da devam eden bir konudan bahsetmek istiyorum. Düşüncelerimi elimden geldiğince kısa tutmaya çalışacağım. Tecavüz saldırı anlamına gelir. Bazen hakka, bazen namusa olur. Hak kısmından çok namus kısmına değinmek istiyorum. Polis kayıtlarına geçmiş istatistiklere göre Türkiye’de kadınların %35,6 sı bazen;%16,3 ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor ve her 4 saatte bir tecavüz veya tecavüze yeltenme suçu işlenmektedir.

Tecavüzün ülkemizde bu kadar fazlaca yaşanmasının birçok nedenini sayabiliriz. Temeldeki neden zihniyet bozukluğudur. Bana göre suçun fazlası erkeklerdedir. Fıtrat olarak kadınlar daha zayıf yaratılmışlardır(Şunu da belirtmeliyim ki bence kadınlar erkeklerden daha zekidir.)Zihniyet bozukluğu yaşanmasının temel nedeni ise bayanları cinsel obje olarak görmek ve cahilliktir. Turistlere tecavüz eden adamın açıklaması aynen şöyle:’’Turist bana gülerek merhaba dedi, ben de benden hoşlanıyor zannettim ve tecavüz ettim.’’Şimdi güler misin ağlar mısın? Bayanları da bir konuda eleştirmek istiyorum tabi ki hepsini değil bir kısmını… Bayanlar erkeklerden daha zariftir ve daha değerlidir. Ancak şimdiki devirde bazı bayan arkadaşların o kadar düşük hal ve hareketleri var ki… Şimdi bu bayan arkadaşlar kendine gereken değeri vermezken tabi ki de karşı cinsten kendine değer vermesini bekleyemez. Bu mantığa aykırı olur. Bence bayanlar kendilerini biraz gizlemeliler. Çünkü günümüzde, kadına cinsel obje değil de insan gözüyle bakabilen zihniyete sahip erkek oranı neredeyse yok denecek kadar az durumda.

Son olarak ta huzur İslam dadır. İslamı düsturlara göre yaşanan hayatların artması dileğimle, inşallah böyle tatsız, hayat karartan, insanların psikolojilerini alt üst eden olaylara neden olan insan zihniyeti bulunmayan kişiler doğru yola, doğru zihniyete ulaşırlar.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
26 Nis 15:26

Teşekkür ederim.

02 Mar 01:06

Misafir

başarılı bir yorum olmuş,kaleminize sağlık.

Emre Altuntaş yazdı, 16 misafir olmak üzere 20 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
25 Ara 15 01:00
Konuşmayı Unutan Topluluk

Konuşmayı Unutan Topluluk

Teknolojinin geliştiği ve gelişmeye son hızla devam ettiği çağ, teknolojik çağ. Son hızla devam eden her gün biraz daha artarak süregelen bir şey daha var. İnsanların aptallaşması.. Evet şimdi ön yargılarınızın, eleştirilerinizin ve egonuzun kabarma zamanı.

Oluşan düşüncelere bakalım mı?

Bakalım, bakalım..

Bu nasıl olur?

Olursa olsun ben zaten halimden memnunum.

En güzel cevapsa ben zaten bunun farkındayım. Farkında olmadığın, farkında olduğun durumun senin aptal olduğunu kabullenmen. Velhasıl yürürken, koşarken, spor yaparken, sevdiğimiz biriyle otururken, yemek yerken, uyumadan önce, uyandıktan sonra dersteyken hatta toplantıdayken telefon yani sosyal medyadaki beğenilme merakından doğan bu ihtiyacımız bir türlü peşimizi bırakmıyor. Evdeyken aileler artık birbirine zaman ayıramıyor. Telefonu şarja taksak televizyona bakıyoruz. Tabiki de televizyon izlerken telefon şarjda olduğundan ipad var onunla idare ediyoruz. Aptallığı geçelim... Önemli olan kendimizi unutmamız. Neyi istediğimizi, gerçekten ne yapmaktan hoşlandığımızı, hobilerimizin neler olduğunu, fobilerimizin ne olduğunu, gerçekten yanımızda olmasını istediğimiz insanın nasıl bir insan olması gerektiğini, kırmızı çizgilerimizin ne olduğunu unutuyoruz.

Umarım bir gün teknolojinin kölesi değil de teknolojiyi kölemiz yapabiliriz. Herkese sağlık dolu günler diliyorum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
27 Oca 15:10

Misafir

1

Emre Altuntaş yazdı, 13 misafir olmak üzere 15 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
23 Ara 15 21:00
Değişim

Değişim

Hayatı yaşadığımız süre boyunca gelişen olaylar bazen kontrolümüz dışında oluşur.Temeldeki mühim olan durum ise ne istediğinin farkında olabilmek.Evet ne istediğimizin ne kadar farkındayız?

Aslında farkında değiliz.Bana dokunma ne olursun bırak beni burada yaşayım zaman üzerime basa basa geçip gitsin.Çoğumuz bunu istiyoruz.Benim için çoğu önemli değil,ben doğru olanın peşinde bir hayat yaşamanın savunucusuyum.İkinci mühim durum ise hayatımızı olumlu yönde değiştirebilecek cesarete sahip olabilmek.Peki ne kadar cesuruz?

Tamam tamam..Sözümü geri aldım baksanıza şimdiden aramızda cesurum ben..deyip katil olanlar var.Cesur insan kendi hayatına yön verebilen değişim yapabilen insandır.Herkese olumlu değişimleri hayatında fark edebileceği bir hayat diliyorum

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
27 Oca 15:10

Misafir

1