Türkiye Aktivitesi
1592 ziyaret
1 online
Minel Alya Bayrak
Bazen şiirlerine bile küsebilen küçük bir şair , bazense kalemine aşık büyük bir yazar.

Türkiye Puanı

90 puan Mavi Kalem

Derecesi

93 [Toplam 1622 kişi]

Türkiye
Tümü(5)
Pinledikleri(0)
Minel Alya Bayrak yazdı, 11 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
6 Eyl 16 02:00
Müzik Susturulamaz! 
ea0a2b0019121accea1b32d9619cf0b81473113040

Sene 1997, Van Bahçesaray'da elimde flüt nefesimle ısıtıyorum sanki havayı. O zamanlar tabi şimdi ki modern müzik aletlerini ne gören ne duyan var. Severdim flütümü ki ne nasıl üflediğim ne de notalar umrumda bile değildi. Mutlu oluyordum, hem kuşlar da mutlu oluyorlardı ki bana eşlik ediyorlardı. Keşke köy öğretmenimiz aksi Arif öğretmen de bundan mutlu olsaydı... Bağrı delik bu aletten ne isterdi ki insan? Bu kadar acı ve mayhoş bir sesi varken üstelik. Okulumuzun çatısını görür görmez daha geçen hafta ceza aldığım aklıma geldi ve hemen flütümü ceketimin içine sakladım biraz daha belli olmasın diye de karnımı içeri çektim. Oysa seviyordu köyün çocukları ben çalardım onlar türkü ezgileri ile eşlik ederlerdi. Bir gün ünlü olacağımı şehre gideceğimi ve orada flütlerin çok daha kocaman ve renkli olanlarını bulacağımı söylerlerdi. Sınıfta evi en uzak olan ben olduğum için en geç gelen de ben oluyordum okula. Arif öğretmen her zaman ki durduğu yerinde masanın tam başında elinde tahta cetveli ile yer almış dikiliyordu. Ders Matematikti ve ben geç kalmıştım. Niye sopa yutmuş gibi duruyorsun evladım geç sırana! Sesi ile bile bizi ürkütebilirdi Arif öğretmenin. Bir er komutanı edası ile her söylediği emirdir hissine kapılırdık Tam zamanı olacak ki yürürken flütümü düşürmüştüm ve düşüş sesi Arif öğretmenin sesinden bile daha ürkütücüydü çünkü yakalanmıştım.

 -Sana ne dedim ben!

 -Bu sınıftan içeri girmeyecek bu alet demedim mi!

 -Müziğin burada yeri yok demedim mi!

 -Ver şunu bana! 

Tüm nefeslerim o gün tükenmişti sanki. Flütüm çöp kutusunda boynu bükük duruyordu... O zamanlar köyümüze böyle şeyler pek gelmezdi.Bir daha ne zaman görebilirdim ki flütümü hem o benim ilk göz ağrımdı... Ve onu kırmıştı...Müzik kırılmıştı...

Bütün sınıf kasvetle matematik dersinde kümeler konusu işlemiştik sadece ben değil tüm arkadaşlarımda benimle birlikte üzülmüş beni telkin ediyorlardı. Ertesi sabah yine okul yolunu tutmuştum ve bu sefer daha temkinli idim. Yapacaktım işte! O sınafa müziği getirecektim! İçimden eğer arif öğretmen beni yakalar ise kuş olup ordan uçabilmek için dua ediyordum.Sınıf kapısından içeri girdim.O sırada Arif öğretmen de kapı yakınındaydı ki bana daha da yakınlaştı.

 Arif öğretmen yine ceketimin içini yoklamak istedi

 -Kuş olayım lütfen kuş olayım!

 -Bu ne evladım?

 Arif öğretmen ceketimin içinde ki kağıdı bulmuştu. - 

-Hiiiç.Resim öğretmenim.

 -Tamam geç sırana! 

Kuş olma duam kabul olmamıştı ama sınıfa müziği getirebilmiş resmim ile sırama oturabilmiştim. Resimde bir köy vardı ve hemen bizim evimize benzeyen bir evin köşesinde duran bir flüt çizmiştim gizli bir şekilde çizmiştim üstelik bacamızdan da duman şeklinde notalar tütüyordu. Fakat Arif öğretmen ne bacadan tüten notalarımı ne de flütü görebilmişti. Mutluydum... Müziğim susmamıştı.

Evet çocuklar işte böyle okudum ben. Şimdi ise konservatuar sıralarında sizlerin karşınızda bir öğretmenim. Ne sanat ne de müzik yasaklanabilir çocuklar. Asla susturmayın müziği. Müzik susarsa herkes susar... Bacasından notalar tüten evleri görür isek, yakındır ruhumuzun da tütmesi... 

ea0a2b0019121accea1b32d9619cf0b81473113040

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Minel Alya Bayrak yazdı, 20 misafir olmak üzere 26 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
24 Ağu 16 06:00
Ben Bir Kadınım!

Yaşım önemli değil. Her yaşta olabilirim kadın olmak için. Kadın olmayı seviyorum ben. Şiir kokarken küfre gitse de adım. Şiddetli sevilmelere kurban gitti canım, ama ben bir kadınım.

Ayakta duracak halim olmayabilir bazen, ama hayatta duracak nedenlerim hep vardır, bir erkekten çocuk sahibi olmak için önce o erkeği adam yapmam onu büyütmem gerek ama ben bir kadınım. Hah doğru, erkekler gibi patlatamam kahkahayı sokak ortasında. Bin mana yüklenir bir gülüşüme sokak kadınına çıkar adım. Mutluluktan ağlayan kadınlar vardı bir ara bilir misiniz? Hani gülüşleri tuzlu olan kadınlar? Bilirsiniz, bilirsiniz.. Hepsini tuz buz ettiniz. Yargılarınıza göre 90 60 90 bedenler çizdiniz. Sonra o bedenlere yaslanmayı red ettiniz. Bakımlı olmayı şart biçtiniz. En güzel makyajı siz bildiniz. Yılının trend morlarına boyadınız. Ama ben bir kadınım, bedenim ruhumdan önce gelir. Küçük yaşta da evlendirilebilirim. Makina, inşaat, elektronik mühendisliği bölümlerinde tek kız da olabilirim.

Ama ben bir kadınım eteğimle ya da baş örtümle bir sokaktan geçerken rahatsız bakışlara seviyesiz cümlelere maruz kalabilirim her daim. Kocam kadın kısmı evde oturur diyebilir demese bile başardığım işleri kıskanabilir , sokak kadını olduğum gibi ev kadınına da geçiş yapabilirim bir anda. Özgürüm de aslında, Anne olmayı ben seçebiliyorsam eğer.

Ama ben bir kadınım zorla da alınabilir namusum, zihniyetsiz bir dile de düşebilir ruhum. Ben kadınım bir teste bakar katilimin cezası. Kör alfabesi değilim dokunarak tanıyacağın. Bacaklara degil, bedenime değil ruha ve yüze bakmaktır adamlık anlayacağın. Ben bir kadınım, dünya da bir kez, bir gün, bu gün kadınım...

"8 Mart' a ithafen..."

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.