Detroi̇tli̇ Kızıl
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

2072 puan Açık Yeşil Kalem

Derecesi

12 [Toplam 1641 kişi]

Türkiye
Siyaset(3)
Pinledikleri(0)
Detroi̇tli̇ Kızıl yazdı, 35 kez açıldı, 7 kişi beğendi, 6 yorum yapıldı.
4 Haz '15 22:00
Seçi̇mlerde Oy Çalacakların Li̇stesi̇ ve Seçi̇mlerde Oy Çalmak

Kendi halinizde bir vatandaşsınız. Evden işe işten eve gelen, sosyal medyayla alakası olmayan, tek derdi ailesinin geçindirmek olan bir vatandaş. siyasi görüş olarak da Ak Parti'ye yakınsınız. Halkın %50'si gibi...

7 Haziran seçimleri için sandık kurullarında görev almak için başvurdunuz. Hem sandıklarda bulunurum hem elime 3 kuruş para geçer dediniz.

Ama bir akşam hayatınız değişti. Adınız Twitter'da oy çalacaklar diye dolaşmaya başladı. Adınız bir meczup tarafından yayınlandı ve takipçileri tarafından olay büyütüldü. Anlı şanlı medya kuruluşları da sizi hedef tahtasına koydu haber yaparak.

Son günlerde yaşadığımız şey tam olarak bu. Twitter'dan bir liste paylaşıldı ve haber siteleri bu isimleri sorgulamadan yayınladı. Bu listeye dikkatleri çekti.

Neydi bu liste?

Güya oy çalacaklar listesi. Yani birileri siyasi ihtiraslar uğruna yüz kadar adamı linç edilmesi için toplumun önüne attı.

İşin aslı ne?

Memur üye, veya sandık başkanı ve sandık kurulu üyesi aslında bu kişiler.

İlçe seçim kurulları hariç bir yerden de sızması mümkün değil sanırım. En azından benim bildiğim bu.

Bilmeyenler için seçimler nasıl yapılır anneye anlatır gibi anlatalım.

Bir sandıkta devlet memuru başkan ve üyeler olur. Bunların çoğu zorla yazılmıştır. Görevi devretme imkanı olsa devrederler. siyasi görüşleri vardır ama bunu bir partiye menfaat sağlayacak şekilde asla kullanmazlar. Ama kötü niyetli olsalar bile kullanamazlar. Çünkü tüm gözler başkan ve memur üyenin üzerindedir.

Sandık kurulunda partili üyeler de olur. Bunlar genelde büyük partilerden görevlendirilir. Sandık kurulu yemin ederek göreve başlar.

Her şey kayıt altındadır. Kaç pusula var. Kaç zarf var. Kaç imza var...

Oylar kullanılır. İmzalar atılır. Akşam olur. Oylar sayılmaya başlar. Oy sayılırken herkes izleyebilir. Sandık kurulu kötü niyetli ise itirazlar yapılabilir. (Trafo ve kedi içerikli espriler tam burada yapılacak)

Sonra bu oylar tutanaklara geçer. Bu tutanakları herkes imzalar.Tutanak isteyen her partiliye verilir. Sonra sandık kurulu başkanı ve bir üye oyları ilçe seçim kuruluna götürür. Burada bekleyen memurlar tutanaklara bakarak sisteme girer. Böylece oylar sayılmış olur. Sonuçlar açıklanır.

Oy çalındı iddiasında olanlar bu sistemin neresinde oy çalınıyor bunu asla açıklayamazlar. Çünkü işlerine gelmez. Türkiye'nin en büyük partilerinden birisi sandıklara adam yollamaz mesela. Tutanak toplamak için. Sonra gelir sosyal medyada tutanak arar.

Gelelim bu sistemde olabilecek hatalara.

YSK sistemine giren memurlar dalgınlıkla bazı hatalar yapabilir. 10 yerine 100 yazmak gibi. Fakat bunu bilinçli bir şekilde yapan ve organize bir oy hırsızlığına çeviren adamın hayatı kayar. Çünkü seçimden sonra tüm sandıklardan kime ne kadar oy çıktığını açıklar YSK. Partiler elindeki tutanaklara bakarak karşılaştırma yapabilir. Net delillerle davalar açabilir.

Türkiye'de ise bu takip kimsenin işine gelmez. Çünkü muhalefet her seçimde yenilgi sebebini başka yerlerde arar. Fanatiklerini "oy çalınıyor" iddiası ile avutur.

Seçime kaldı 3-4 gün. Hala Twitter'dan müşahit arıyor mesela bazı partiler. Organizasyon ve gönüllülük yok. Ciddiyet derseniz o hiç yok.

Bu yazının altında yorumlarla tartışılabilir bu mevzu. Buyrun.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

05 Haz '15 00:31

Misafir

Onur- geçen seçimde ben akparti temsilcisi olarak polis eşliğinde oyları ilçe seçim kuruluna götürürken muhalefet partili okul sorumlularına nerdeyse yalvardım. Otobüsle bizimle gelin diye. Kimse gelmedi, buhar vurdum duymazlar.

CEVAPLA
05 Haz '15 00:26

Misafir

Onur-Oy kullanmaya başladığım her seçim de görevli oldum bu 10. Seçim. 7 sinde sandıkta görev aldım. diğerlerinde ve bu seçimde ok sorumlusu oldum. Muhalefet partilerin organizasyon eksikliği hep had safada oldu.

CEVAPLA
05 Haz '15 00:26

Misafir

Bu seçimde sandık başında diğer partilerin yoğun baskısı olacak, ak partili görevlilerin işi çok sıkı ve sağlam tutması lazım. Özellikle oy oranının düşük olduğu bölgeler. Bu konuda çekincem var.

CEVAPLA
Detroi̇tli̇ Kızıl yazdı, 13 kez açıldı, 6 kişi beğendi, 8 yorum yapıldı.
31 May '15 22:00
Sandık Seçi̇mler ve Ki̇me Oy Vereceği̇m

Seçimler iyiden iyiye yaklaştı. Son haftadayız. Her zamanki gibi heyecan dorukta. Herkes tetikte. Hesaplar yapılıyor, ortam tartılıyor, analizler analizler üstüne biniyor...

Siyasetle ilk defa ortaokulda tanıştım. Ailem milliyetçi bir aileydi ama evde pek oy muhabbeti yapılmazdı. Büyük amcamın etkisiyle herkes Türkeşçiydi sanırım. Sonra da Muhsin Yazıcıoğlu etkisiyle Büyük Birlikçi.

Ortaokulda Türkçe öğretmenimiz sıkı bir Erbakancıydı. Hepimize namaz kılmayı öğretti desem yeridir. Sürekli bir şeyler anlatırdı bize. Kitaplar okuturdu. Hocamızın da etkisiyle Milli Görüşçü oldum diyebilirim o zamanlar. Ailemde ise hala siyaset konuşulmuyordu.

Sonra rahmetli Erbakan Hocamız iktidara geldi. Sivas'ta yatılı okuldaydım o zamanlar. Yurt yemekhanesinde öğrencilerin yemekten bıktığı klasik yemekler çıkmamaya başladı. İlk defa döner kesildiğini gördüm yemekte. Haftada iki defa et döner. Izgaralar vs. İktidarın değişmesiyle artan ödenekler mi vardı bilemem.

Muhsin Yazıcıoğlu meclise girmişti. Erbakan Hoca iktidardaydı. Keyfimiz yerindeydi.

Sonra 28 şubat oldu. Okulumuzun başörtülü edebiyat öğretmeni görevden atıldı. Sessiz sakin kendi halinde bir hocaydı. Politize bir liseli olmamama rağmen ortalığın karışık olduğunu anlayabiliyordum.

Sonra üniversite. Milli görüş yurtları ve evleri. Teşkilatlar. 28 Şubat'ın artçı etkileri sürüyordu. Perukla okula giriyordu arkadaşlarımız. Derslerde hocalar sürekli propaganda yapıyordu ama sesimiz çıkmıyordu. Çıkamıyordu.

Lisede zulmün sembolü edebiyat hocamdı fakültede ise babası tarafından dövülen üst dönemdeki bir kız. Zorla okula göndermek istemiş babası o kabul etmemiş. Başörtüsünü çıkarıp girmedi okula. Babası geldi okulda dövdü diye anlattılar üst dönemdekiler.

Sonra Ak Parti kuruldu. Koskoca yurtta 400 kişiydik öğrenci. 5-10 kişi kaldık Refah çizgisinde devam eden partide. Ak Parti ise hızlı büyüdü. Çok hızlı.

Oyumu Milli Görüşün devamı olan partiye verdim o dönem ama Ak Parti birinci çıkınca içten içe sevindim.

Sonra Ak Parti daha da büyüdü. Bugünlere geldi.

Okul bittikten yıllar sonra başörtüsü tüm devlet daireleri ve üniversitelerde serbest oldu. Yüksek lisans başvurusu için gittiğim üniversitemde bahçede dolaşan başörtülü öğrenciler gördüm.

Fakülte sekreteri denilen adi insanın sınıf arkadaşlarıma hakaret ettiği o kantinde oturdum. Etrafa baktım. Çaresizce ağlamıştı o gün arkadaşlar. Elimizden gelen bir şey yoktu. Devlet tüm imkanlarıyla abanıyordu o zamanlar üzerimize.

Lise edebiyat hocam göreve döndü mü bilmiyorum. Dönmüştür inşallah.

Bugün yine seçim ortamındayız. Benim için ekonomiden, kalkınmadan çok daha önemli olan başörtüsüyle okula ve çalışan olarak devlet dairelerine girme özgürlüğü.

Çocuklarımın geleceğini düşünüyorum bir baba olarak.

Diğer partiler ise ısrarla inanç özgürlüğü garantisi veriyor. Açıkçası ben pek inanmıyorum. İnanan varsa da yolları açık olsun diyorum.

Ailemde ise hala siyaset konuşulmuyor. Babam muhtemelen MHP'ye oy verebilir. Valide ise sıkı Ak Partili.

Ben de bu seçimde oyumu Ak Parti'ye vereceğim. Şu şartlarda beklentilerimi karşılayacak başkaca bir siyasi hareket bulunmuyor.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

04 Haz '15 10:45

Ömer Poyraz

Puan: 7460

Misafirimize kına tutalım arkadaşlar. Düşmanlığın bu boyutu tedavi gerektiriyor, haberiniz olsun!

CEVAPLA
02 Haz '15 01:27

soy soyladı.. boy boyladı.. koyunun oyunu aldı.. boyun koyunu çaldı.. artık baş nereye götürürse.. çobanımız S ülü idi.. oldu B ülü.. onlar yukarıda masayı ve pastayı bölüşürken biz yoksulluğu ve yoksunluğu ÜLÜŞECEĞİZ...

CEVAPLA
01 Haz '15 19:49

Misafir

45 Yaşında üstad :)

CEVAPLA