Türkiye Aktivitesi
965 ziyaret
1 online
Ertuğrul
derdimizi anlatamamaktır derdimiz. Politika/Tarih

Türkiye Puanı

247 puan Turkuaz Kalem

Derecesi

49 [Toplam 1622 kişi]

Türkiye
Tümü(11)
Pinledikleri(0)
Ertuğrul yazdı, 6 misafir olmak üzere 8 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
10 Kas 16 02:00

Ertuğrul

Puan: 247

"Küresel Düzenmis Üst Akılmış"

Bir haftaya yakın oldu bir seyler yazmayalı,yazmasaydım çıldıracaktım.Çıldıracak insan aklındakini dökmeyince.

Konuya bir üst akıl algısından girmek istiyorum,nedense böylesi daha iyi olacak.Çok fazla değinildi bu konuya umarım klişe olmaz.

Bir şeyi ne kadar tekrar ederseniz,insanların ne kadar karşısına çıkarsa bir bilgi,ne kadar çok duyarsa insanlar,o artık bir gercektir o insanlar icin.Özellikle o konuda bilgisi olmayan insanlar için: Çünkü zaten öğrenme de bu şekilde olur.Sizin bilmediginiz bir konuyu gözunuze soka soka öğretir birileri size,özellikle kendi bildiği gibi,işine geldiği gibi..Asıl tehlike: "MEDYA"

Biliyorum çokça duyar oldunuz bunları ama ornegin bir algı var insanımızda

-"Amerika dedigin ne,amerikayı da ingiltere yönetiyor"

-Allah Allah,öylemiymiş? Nerden biliyosun?

-Yaw nerdeni olur mu,goskoca ingiltere kac yuzyıllık,sömürge imparatorluğu fln,ee sonracığıma...

Bu kadar,somut bir bilgi yok,bir dayanagı yok.Medyada tekrarlanan bilgilerle 'aydınlanıyor' ozellikle yeni nesilimiz.

Bir de üst akıl var;her seyi planlayan,heryerde adamları olan,ne yapsanız sistemi delemeyeceginiz bir küresel sistem.. Her seyi kendisi planlayan bir üst akıl ki bu:feto,pkk,pyd,isid,moody vs ne varsa hep bunlar planlıyor.

YOK BÖYLE BİR SEY ARKADASLAR,YOK!

Haa bana şunu deyiverin de önünüze sapkamı çıkartayım:

Savaşlara,politikaya,sağlık sektörüne,kültüre,teknolojiye çok büyük etki eden aileler var.Kendi çıkarlarına kararlar alıyorlar.

Örnegin,bir silah imalatcısı aileyi düşünün.Adamların gecim kaynagı silah,savaş olmazsa silah uretimine gerek kalmaz,o yüzden bu aileler olay kendilerine dokunmayacak sekilde biryerlerde sıcak savaş çıksın ister. Bu ailelerin de genelde hukumetlerde nüfuzu oldugu için istekleri olur.

Örneğin,bir hastalığın ilacını üreten bir aile var,bu aile tabiki hastalığa kalıcı çözüm bulunmasını istemez.Yoksa aile ne satar?

Örnegin hep duyduğumuz ünlü yahudi aileleri falan,çok aile var böyle, çok tarikat da var dünyada.

Bkz.Moon Tarikatı,onlarca medya aracı olan bir 'dini,tarikat.

Bkz.Rockefeller,Rothschild vs vs

Bizdeki İslami,iyi niyetli medyanın bile sürekli bizimle uğraşan üst akıl var diye düşünmesinin en büyük sebebi bence 21.yüzyıldaki müslüman devletlerin genel durumu.Çünkü son yuzyıldır onlar güçlenip çıkarlarına göre oyun kuracak pozisyona gelene kadar, müslümanların cesitli sebeplerle sürekli gelismemesi.Egitim,islamı mezhep catışmaları gibi sebepleri var bunun.

Yoksa bu çok büyük aileler de kendi aralarında savasmışlardır,abdyi yonetiyor dediginiz ingiltere daha 1900lerde Rockefeller'e petrol yüzünden ekonomik savaş açmıştı.

Libyada çıkan isyanın körükleyicisi Fransadaki Total petrol sirketi degil miydi? Fransız hükümetine sürekli baskı yapan ve Libyaya girilmesiyle ordaki petrole konmak isteyen Total idi ama Abddeki petrol sahipleri buna sonradan karsı çıkmıştı.Libyadaki petrol icin aileler arasında kriz çıkmıştı. Total Rusya ile anlaşmıştı Abddeki petrolcülere karsın.Ne oldu peki sonra,Totalın sahibi Rusyaya gitti dönerken uçağı 'kaza ile' düşüp öldü.

Demek ki neymis? Üst akıl dedigimiz seyler kendi aralarında da savaşa biliyormuş.

Rockefellere ekonomik petrol savaşı açan Royal Dutch Shell değil miydi?

Yahu hani bunlar ortak akıldı,üst akıldı,tek dertleri bizdik ? Evet büyük güçler var inkar etmiyoruz,ama bu tek derdi biz olan üst akıl algısını yıkalım artık.

Bu üst akıl,küresel güçler laflarını sanki yeterince çok duymuyormuşuz gibi,bir de Abd secimlerinde duyduk bolca..

-"Yaw gardasım ister turp olsun ister hileri ne farkeder,abdyi küresel gucler yonetiyor"

Bu algıyı da soktu medya gözümüze gözümüze.Yediden yetmise herkesin dilinde bu..

Abd'nin politikası değiştir veya degişmez görecegiz ancak ihtimal var,ihtimal var ki degişebilir.

İste üst akıl algısının zayıflıgı,ust akıllar savaşıyor mu ne ?

Google dahi olmak üzere bir çok küresel şirket,medya kurumları daha önce hicbir baskana olmayan destegi Hillary'e verdiler.Bir çok savaş lobisi,güçlü aileler de Trumpu destekledi.Ölümüne desteklediler hatta.

Neden daha öncekilerden farklıydı bu secim ?

Secim tam da politikaların degismesinin dunyanın kaderini yazacagı bir secimdi çünkü.

Merak etmeyin tabiki Hillary de savas getirecekti,Trump ta getirecek. Savası her ikiside getirecek ama nasıl ve nerede geldigi bizi ilgilendiren taraf.Kesinlikle çok sey farkedecekti bundan emin olabilirsiniz.

Bundan sonra ne olur,zaman icinde icraatlardan görmeye baslarız.Burda analiz kasıp istihbaratcılık oynamaya gerek yok ne olacagını da kestirmek zor.

Bu ailelerin gecmiste savastıgını soyledim;tam da üst akıl algısının,ne yapsak nafile kuresel gücler pesimizde algısının aksine. Maksadım şu,gecmiste birbirlerine düştüler,gene olabilir.

Tabi biz sızlanmayı ve icimizdeki ezikligi atarsak.

Biz çalışır ve ümit edersek,onları birbirine dusurebiliriz.Zalimin zulmunu bitirebiliriz.

"İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz." ENAM 129.AYET

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ertuğrul yazdı, 4 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
28 Eki 16 02:00

Ertuğrul

Puan: 247

İğreniyorum

İğreniyorum! 

Elimden doğruca, güzelce, iyice bir yazı mı çıkıyor? İğreniyorum!

Hâlâ bu memlekette doğru, güzel ve iyi olanı savunma gayretimden, bu gayretin boşluğunu anlayamamak enayiliğinden iğreniyorum!

Olanlar ortadayken, hep bugünü yarına erteleyici ve gelmeyecek bir istikbale ısmarlayıcı ´cek´ ve ´cak´ edatlarından iğreniyorum! (Perikles) gibi (Antik) Yunan medeniyetinin en haşmetli ve her şeyi tamam cemiyetinde, (Lirik) şiirin babası (Pindaros) şöyle der:´Meğer bütün bir ömür katırlara saman yerine çiçek sunmuşum!´…Ben de aynı meraret duygusuyla güneşi cepte kaybetmiş bir topluma bu sırrı anlatamamanın sefaletinden iğreniyorum! Dudaklarla kalbler arasındaki mesafeden, her akşam başına yorganı çeker çekmez uyuyuveren nefs muhasebesi yoksunu eyyamgüder politikacıdan, tecrit kampı ve iman zindanı haline getirdikleri camilere hissizce girip çıkan marka müslümanlarından iğreniyorum! 

Gördüğü şeyi nasıl görebildiğini izahtan âcizken gözüyle görmediği için Allahı inkar eden maddeciden iğreniyorum!

Posayı cevher sanan kabuk milliyetçisinden, çile çekmeden olmaya bakan ezberci medeniyetçiden, hayat ağacını devirmeyi ve nurlu meyveleriyle ateşe atmayı inkilâp sayan devrimbazdan ve bunlara inananlardan, kapılanlardan iğreniyorum!

Hâsılı, dil adına dilden, ev adına elden, vatan adına vatandan ve köy, köylü, şehir, şehirli, gazete, dergi, kitap, mektep, talebe, muallim, polis, memur, kanun, nizam, kadın, erkek, dost, ahbap ne varsa bunların gerçekleri adına hepsinden iğreniyorum!

Ötesi var mı? …

 Ağlayamayan, anlayamayan, içini kanatamayan, yumruğunu sıkamayan insandan, Allahın Kur´anda ´belhüm adal-Hayvandan aşağı´ diye andığı iki ayaklılardan iğreniyorum! (17 Mart 1980)

Üstad Necip Fazıl Kısakürek

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
31 Eki 22:10

Ertuğrul

Puan: 247

Ustadn yazisi,altta ismini yazmistim aslinda

31 Eki 19:59

Bu yazıyı siz mi yazdınız yoksa üstad mı?

Ertuğrul yazdı, 8 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
26 Eki 16 02:00

Ertuğrul

Puan: 247

Siyasal İslamda Akp-Batı İlişkileri ve Erdoğan 
77e965e452413b1877c0d9ad4978ff631477425548

77e965e452413b1877c0d9ad4978ff631477425548

Bu yazıda Akp'nin iktidara gelme sürecinden bugüne kadar birkaç konuya değinmek istiyorum.Bir Erdoğan sevdalısı olarak elimden geldiğince objektif olmaya çalışacağım.

Görüyoruz ki şuan Akp daha önce hiçbir hükumetin olamadığı kadar güçlü bir konumda;hem medyayı,hem yargıyı,hem halkın %50 sini kendisine bağlamış durumda.Akp buralara nasıl geldi,daha önce 'hiçbir islamcı parti' bu kadar güçlenememişken ? Gerilere gidelim biraz..

1980'sonra batı Türkiyede islamcı bir partiyi başa geçirmek için yoğun çaba göstermeye başladı.Yanlış duymadınız,çünkü batı Atatürkün antikapitalist görüşlerini benimseyen bir yönetimi başta istemiyordu.Ancak İrandaki gibi de şeriatla yönetilen sıkı bir batı düşmanı İslam da istemiyorlardı.Bütün Orta Doğuya örneklik edecek,modern ve ılımlı bir islam yönetimi istiyorlardı,bu konuda nice tezler nice makaleler yazıldı.En büyük örneği Graham Fullerin "Siyasal İslamın Geleceği"adlı kitabı. 

İslami konuların biraz esnetilebileceğini,şeratın bazı kurallarının uygulanmamasını söylüyordu Fuller,anlayacağınız:Cihat ve Şeriatın olmadığı,boyun eğen bir İslam istiyorlardı.

İşte burda merhum cennet mekan Erbakan giriyor sahneye.Biliyorsunuz Erbakan siyonizm düşmanı bir liderdi ancak başbakan olduktan sonra bu yüzünü gösterdi.Başbakanlık seçimlerinden önce Erbakan tamda batının istediği adam gibi davrandı,batının gücünü ve medyasının desteğini aldı ve Türkiyede ilk defa islamcı bir parti tek başına hükumet oldu.Ancak Erbakan başbakan olur olmaz anti abd ve anti siyonizm tavırlarına geri döndü.Batı umduğunu bulamamıştı,Erbakan aradıkları adam değildi.Ortalığı laiklik elden gidiyor diye karıştırdılar ve Erbakan düştü.

Bundan ders çıkaranlar oldu..Birkaç yıl sonra Abdullah Gül,Bülent Arınç,Tayyip Erdoğan ve birkaç genç,biz milli görüşü bıraktık,biz farklıyız diyorlardı.Bunlar tam da Batının aradığı adamlardı yahu! Batı medyası bütün desteği verdi Akp'ye.Nitekim sonrası malum 2002-2010 arası batı-Akp dostluğu başladı.

Aranızda hatırlayanlar vardır,Erdoğan o zamanlar şimdiki gibi bağırıp çağırmıyordu Batıya,aksine batı ne isterse yapıyordu Akp.Erbakanın akpye oy verenler cehennemde yanacak diye bağırdığını hatırlayan var mı?Niye bağırıyordu yahu rahmetlik?Erdoğana Yahudi madalyası veriliyordu,limanlar özelleştiriliyordu,bankalar satılıyordu,batıya taviz veriliyordu vs..Peki neden ? Erdoğan gibi müslüman bir lder zamanında bunları niye yaptı? Cevap yukarda var aslında.

Erbakan gibi aceleci olmak istemiyordu Erdoğan. Erdoğan yaklaşık sekiz yıl batıya taviz üstüne taviz verdi ama bu ara boş durmadı tabi.Halkın desteğini aldı,medyayı yanına aldı,yargıyı yanına aldı.Nitekim 2011de batı ve Erdoğanın arası bozuldu çünkü reisin artık batıya ihtiyacı yoktu,resti çekmişti Erdoğan.Sonrasında ayakkabı kutusu olayları ve 15 Temmuz.

Ancak beklenildiğine değmişti,zamanında batıya taviz verilmişti ama batının desteklemediği halde Hükumet olabilecek bir islamcı parti vardı artık.Abd oyun kurarken;Erdoğan ve Akp batının desteğiyle güçlenip sonra da batıya artık senle işimiz bitti dediler.

E sormayın bu adamlar neden Erdoğan düşmanı ? :)

Ancak bu arada bazı hatalarda oldu.Nasipse başka yazıya..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
27 Eki 11:53

Misafir

Bastan sona tespitler yerinde. Hep onlar vuracak bizim silahimizla bizi. Erdoganda bunu istedi onlari kendi silahiyla vurmak. Insallah halkin destegiyle bu olacak. Bizim bizden baska dostumuz olamaz.

Ertuğrul yazdı, 6 misafir olmak üzere 8 kişi beğendi, 4 yorum yapıldı.
22 Eki 16 18:00

Ertuğrul

Puan: 247

Müslüman Siyaseti ve Fikri

Düşünmek,inanmak ve taraf olmak,başına gelenden ötürü tepki vermek…Bunlar bizim de batının da yaptıkları.Bugün Türkiye vatandaşları olarak ülkemiz üzerinde planlar döndüğünün farkındayız.Bu planlarda kimi yabancı devletler başaktör,kimisi senarist,kimisi ise seyirci…

Biz, bize karşı bu yapılanlara–haklı olarak-nefret duyuyoruz,tepki veriyoruz,karşı çıkıyoruz.Karşı taraf bize göre mutlak suçlu,zalim ve hakkaniyetsiz. Sürekli bundan dert yanıyoruz.

Oysa durum bu kadar net mi olmalı,aynı şeyleri tarihte biz yapmış isek onlar bize nasıl bakıyor,onların bize göre zalim olduğu kadar,biz de onlara göre zalim miyiz acaba?Acaba hakikat ne,olaylara nasıl bakmalıyız,nasıl tepki vermeliyiz? Tarihte ve gelecek planlarımızda,ikisinde birden objektif olabilir miyiz mesela?

Bir söz der kimileri “Tarih tekerrürden ibarettir.”Abdülhamit ise”Tarih değil,hatalarımız tekerrür ediyor.” demiştir.Kader saat gibi dönerek mi işliyor,yoksa hatalar tekrarlanıyor da insanlık bir döngünün mü içerisinde?

Öyleyse tarihe göz gezdirelim biraz,biraz da taraf değil denkem muhakemesi yapalım.

Misal,kimilerine göre Martin Luther Protestanlık fikrini ortaya daha yeni attığı sıralarda-mezhebin siyasi ayağı henüz aşırı güçlü değilken-Kanuni Sultan Süleyman Martin Luther’e destek vermiştir.Kimilerine göreyse Martin Luther bir Osmanlı ajanıdır.Hatta bazı tarihçiler Viyanada bir kütüphanede,Hammer’in el yazması bir defterinde Luther’i küçüklükten beri Kanuni’nin yetiştirttiğinin yazdığını iddia eder.Kanuni siyasi ve hatta dini amaçlı batıyla oyun oynamıştır. Batıdaki krallar ve klise yeni bir din görüşünü bastırmakla uğraşırken halk eylemler,protestolar yapmış,huzur bozulmuştur.Osmanlı da bu istikrarsız ortamdan faydalanmıştır.

Tarihte neye kesin gözü ile bakabiliriz tartışılır.Ancak bu ve bunun gibi birçok olayın olduğunu varsayarsak,batının da şuan bizle uğraşması pek şaşırtıcı sayılmaz değil mi,zaten dünya yaratıldığından beri hep devam etmedi mi bu kavgalar? Peki biz ne zaman dert yamaktan vazgeçip,farklı tepkiler vereceğiz,dahası tepkimiz nasıl olmalı?

Tarih dedik,tekerrür dedik.Ülkemiz güneyinde halen eylemlerine devam eden Daeş diye bir terör örgütü var.İslamda keyfine gelen şeylere uyan,çoğu kuralı ise reddeden yozlaşmış bir oluşum bu.Biz,bu örgütün arkasında Abd ve Batı var diyoruz.Acaba bunun yüzyıllar önce bizim Protestanlıktan faydalanarak batıya yaptığımızdan ,batıdaki kargaşadan faydalanmamızdan farkı var mı? Sinirlenmeyin tabiki var.Biz batı gibi ne zulüm yapmışızdır,ne de gaddarlık.Osmanlı savaşta dahi silahsıza vurmamış bir medeniyet bütünüdür.Bizim İslamiyet ahlak ve merhametinden gelen bir farkımız var tabiki.Öyleyse bunları ne diye konuşuyoruz diyor musunuz içinizden,deyin tabiki haklısınız.

Ülkemizi yönetenler,milli birliği bir arada tutmak için bize hamasi ve duygusal konuşmalar yaparlar.Onların bize davranışına karşın,bizde bir milli algı oluştururlar.Hep konuşuruz yıllardır:”Bunlar hep Abd’nin oyunu..Dış miraklar bizi rahat bırakmıyor..”. Peki ama devletin ve milletin yaptığı bununla mı kalmalıdır,tepkimiz bu mu olmalıdır? Hayır. “Harp hiledir”demiştir peygamberimiz(s.a.v).Politika da bir harp değil midir? Düşmanı,düşmanın silahıyla vurmak caiz olduğuna göre,batının bize yaptığı gibi Türkiye de düşmanlarına oyun kurabilir,masuma ve suçsuza dokunmamak şartıyla.Osmanlı da geçmişte kurmuştur.

Türkiye uzun bir zamandan beri böyle bir gücü elinde bulundur(a)mamış,aksine batının oyunlarına da uzun yıllar sessiz kalmıştı. Artık farklı bir döneme giriyoruz.Müslüman aynı oyuna iki kez düşmemeli.Güçlü millet=güçlü devlet demek.Bizler çok çalışmalı,çok düşünmeliyiz.

Türk akımı projesi için imza atıldı çok güzel vs tmm. Övgüler yağdırmak borazanların,gazetecilerin işi,bizim değil.Peki bir müslüman düşünmeli,siyasetçisi politikacısı düşünmeli;tamam bu güzel bir proje ama Rusya'nın istekli olmasının sebebi ne olabilir? Aylar önce Ermeni Soykırımını kabul etmişti Almanya.Tüm medya ve siyasetçiler topa tuttu Almanyayı.Biri çıkıp sordu mu,bunun sebebi ne olabilir,bize ne anlatmaya çalışıyorlar?Sormazlar,sormadılar ama inşallah biz soracağız.

Yalnız iman ve fikir; ne sevgili ne kardeş;

 Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek.

 Ve bir devrim, evvela devrimi devirecek.

 Her şey birbirine denk, her şey birbirine eş.

 Fertle toplum arası kalkacak artık güreş;

 Herkes tek tek sırtına toplumu bindirecek.

 Gökler iki şakkolmuş haberi bildirecek.

 Müjdeler olsun size; doğdu batmayan güneş!

 (N.f.k 1969 Müjde şiiri)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ertuğrul yazdı, 13 misafir olmak üzere 18 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
10 Eki 16 02:00

Ertuğrul

Puan: 247

Konuşma Dilimiz ve Sosyolojimiz
bb8828f7f14f061ee3ca233984065a721476041758

Argo,kanundan kaçanların dili…Uydurma dil,tarihten kaçanların…Argo, korkunun ördüğü duvar;uydurma dil şuursuzluğun.Biri günâhlara peçe,öteki irfanı boğan kement.Argo,yaralı bir vicdanın sesi;uydurma dil,hafızasını kaybeden bir neslin.Argo,her ülkenin;uydurma dil,ülkesizlerin.

(Cemil Meriç)

bb8828f7f14f061ee3ca233984065a721476041758

Önemlidir kelimeler... Acımızı,sevincimizi,heyecanımızı,coşkumuzu, duygularımızı yüklüyoruz harf tümcelerine.Hüzün mesela,hüzün kelimesini acı ya da üzüntü ile eşdeğer olarak kullanabilir misiniz?Düşünsenize hüzün kelimesi artık kullanılmayacak,yasaklanacak olsa neyle ifade ederdik bu güzel hissi?Artık ifade edilenmeyen bir duygu da unutulur giderdi zamanla değil mi.Torununuz hiç bilmeyebilirdi hüznün nolduğunu.Oysaki "hüzün ki en çok yakışandır bize"diyordu Hilmi Yavuz.Bir milletin ortak duygusuydu hüzün.

İşte kelimeler ve dilin önemi.1984!ünde çok çarpıtıcı değiniyor konuya Orwell.Kelimelerle hisleri,düşünceyi,geçmişi kontrol eden bir ütüpyoyı gözler önüne seriyordu.Kötü,iğrenç,berbat yoktu mesela,artık "iyiliksiz" vardı onlar yerine.Peki bu gidişat içinde bizim sonumuz ne olur?

Üstte Cemil Meriç'e ait bir söz var,uydurma dil ve argoya bir kıyas ve bir tanım getiriyor.Ancak bizim içinde bulunduğumuz durumun acınası tarafı şu ki;üstteki resimde de gördüğünüz gibi,artık kullanılan dil hem argo hem uydurma.Kelimeler hem unutuluyor,hem yadsılaştırlıyor,hem anlamsızlaştırılıyor.

Sosyal medyada çok rastlanılan argo,sanki artık ahlaksızlık özelliğini kaybetmiş ve arınmış gibi hayatımza yerleşmeye başladı.Artık mizah hesaplarında "aq"ile bitmeyen cümle bulmak zor.Bazen komik de oluyor doğru.Ama belki de farklı kelimelerle çok daha samimi,çok daha komik,çok daha anlamlı cümleler kurulabilirdi?

Ama artık ihtiyaç duymuyoruz kelimelere.Artık twitterda 140 harfe alelacele sıkıştırıyoruz meramımızı.Allah rahatlık versin hayırlı geceler diyen yok artık,veya eyvallah Allah razı olsun diyip hayır dua eden de yok."ARV ve ARO"larımız var artık.

İnsanlığımızı,kalbimizi,kendimizi ifade etmeyi kaybediyoruz.İşin ironik kısmı gelişen teknolojiyle artan yalnızlıkla derdimizi de anlatamıyoruz,kendi oluşturduğumuz bu durumdan kendimiz yakınıyoruz.Bu gurur hepimizin.Necip Fazıl'dan bir şiir de derdimizi anlatır belki.

Bıçak soksan gölgeme,

Sıcacık kanım damlar.

Gir de bir bak ülkeme:

Başsız başsız adamlar...

Ağlayın,su yükselsin!

Belki kurtulur gemi.

Anne, seccaden gelsin;

Bize dua et,emi!  (n.f.k)

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
22 Eki 00:42

Necip Fazıl aslında derdimizi anlatan o kadar çok şiir ile dile getiriyor ki bu konuları ancak günün modasına göre okuyoruz ve anlıyoruz ne yazık ki. 140 kelimeye ne sığarsa artık öyle değil mi! iyi bir metin daha, kalemine sağlık.. .

Ertuğrul yazdı, 8 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
15 Eyl 16 22:00

Ertuğrul

Puan: 247

Demokrasiye Dair.. " Dünya Düzeni "

Demokrasi...İlkokula giden çocukların dahi bildiği bir kelimedir demokrasi.Peki yalnızca bir kelime midir,yoksa bir düzen mi?

Aslında demokrasi,tanımını yaptığımızdan çok daha farklı bir düzen,yalanlarla dolu bir sistemdir.

Adını bilhassa son zamanlarda sıkça duyar olduk.Demokrasi şehitleri dediler,demokrasi kazandı dediler.Düzenin gücü burda bile etkisini göstermekten çekinmedi.Şehit nedir,ne demektir?Şehit diye Allah yolunda canını feda edene diyorsak,demokrasi şehidi ne oluyormuş,nasıl bir şeymiş bu? 15 Temmuz gecesi sokağa çıkan,tanka siper olan Halk değil miydi,siyasilere kürsülerde Halk kazandı demektense -ki elbette halkın gücü kazandı diyenler oldu- demokrasi kazandı dedirten ne olmuştur? ..

Biraz durup zihinlerimizi sorguya çekelim şimdi.

Demokrasi,cumhuriyet..Halkın kendi kendini yönetmesi,hak eşitliği vs diyerek çoğunluğu sakin tutan bir sistem bu.Aslında demokrasi kuralları belirleyenlerin,isteklerini kabul ettirirken arkalarına halkın da gücünü aldıkları bir sihirbazlık numarasıdır adeta.

Peki sorun bakalım kendinize bize yıllardır kusursuz,alternatifsiz tek yönetim bicimi gibi anlatılan cumhuriyet gerçekten anlatıldığı gibi mi? Çok değil bir sene öncesine bakalım.Hükumet seçimleri vardı ve birçok Mhp oydaşı ak partiye oy verdi.Neden,nedeni çok komik ve trajik.Mhp iktidar olamayacak,Akpnin de belli bir oyu geçmesi lazım,oylar boşa gitmesin.İnsanlar inandığı ideolojiye zıt bir oluşuma,Ak Partiye oy verdi,sırf ülkenin iyiliği için,taht çakallara kalmasın diye.Akp iktidara geldi ve bence hayırlısı da oldu fakaaattt..

Hani demokrasi,hani halkın seçme özgürlüğü?

Mesela bir konu daha.Empati de yapalım biraz.

Sosyal medyada defalarca gündeme geldi,profesörun oyuyla çobanın oyu bir mi diye.Mesele sosyal medya trolleri tarafindan yadsılaştırıldı,ötekileştirildi.

Biz profesörün mü yoksa çobanın mı daha iyi bir insan olduğunu ya da hangisinin daha vatansever olduğunu sormadık.Biz hangisinin ülke yönetimi için karar vermeye daha yatkın olduğunu sorduk.Aslında çok sıradan bir konu bu,yoldan geçeni başbakan yapıyor musun,peki yoldan geçene neden devletin geleceği hakkında karar verme hakkı veriyorsun diyor adam.Bu sefer digeri diyor ki o da bu devlette yaşıyor geleceğine yön verecek hukumetin seçilmesinde oy verme hakkı yok mu?

Demokrasi her yönüyle bir çıkmazdır,bir sürü yönetim sistemi varken dünya son yüzyılda bu sisteme cakılı kaldı.Sebebi ney,sistemin kusursuzluğu ve mutlak adaletli olması mı,yanıt benim için hayır.Cevap bana göre,medya algısıyla yönetilmesi kolay olan kitlelerin etkin olduğu bir yönetim biçiminin küresel güçlerin-tabiri caizse üst akılın-işine yaraması.

Peki alternatif nasıl bir yönetim biçimi olabilir,fikrimi sonraki yazımda yazacağım.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
22 Eki 00:42

O duyguyu iyi bilirim :) Rica ederim: )

21 Eki 21:15

Ertuğrul

Puan: 247

Çok teşekkür ederim,birilerinin gerçekten okuyup değer vermesi mutlu etti beni :)

Ertuğrul yazdı, 6 misafir olmak üzere 10 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
1 Ağu 16 10:00

Ertuğrul

Puan: 247

Halep Harekâtı

31.07.2016

Muhalifler,rejim birliklerin elinde olan bölgelere genel bir harekât başlattılar.Harekâtın asıl amacı 400.000 sivilin açlıkla ve savaşla boğuştuğu Halep kuşatmasını yarmak ve insani yardım koridoru açmak.

Harekâta Türkmen gruplar da dahil olmak üzere birçok birlik katıldı.Yayınlanan video ve resimlere bakarsak mücahid kardeşlerimiz çok iyi hazırlanmışlar,ellerinde ağır silahlar ve tanklar var.Akla bölgedeki devletlerden yardım almış olabilecekleri geliyor.

Muhalifler rejimin elindeki birçok önemli mevkiyi almış bulunmaktalar,harekat şuana kadar başarıyla ilerledi,Allah’ın yardımıyla başarı ile devam edecek inşallah.

Ancak İran,Rusya,Irak,Rejim vs.. bütün bu birliklere karşı savaşıyorlar.Rus uçakları resmen ölüm kusuyor.Ufacık cocuklar uçakların görüş alanını kesmek için tekerlek yakıyorlar,askerlere su dağıtıyorlar,minicik elleri kocaman kalpleriyle destan yazıyorlar!

Bütün devletler menfaatleri gereği akbaba misali Suriye’ye üşüşmüş durumda.Abd bir yanda Rusya bir yanda dindaşlarımıza bomba yağdırıyorlar.. Abd İşid diye müslümanları vuruyor,Resmen müttefik olma yolunda gittiğimiz Rusya ise Türkmenleri vuruyor..

Devlet olarak Türkiye’nin yapabilecekleri kısıtlı..Kardeşlerimize dua edelim,Suriyeye vakıflar üzerinden yardım yapalım,Suriyeli kardeşlerimize”elimizden geldiğince” hoşgörü ile yaklaşalım.

İslam âleminin her tarafından ağıtlar ve kan yükseliyor..

Birbirimize kenetlenirsek,bir olursak,inanırsak,Allah’tan başka kimseden neden korkumuz olsun ki ?

Gün gelir kurtuluruz,yeter ki inanın !

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ertuğrul yazdı, 12 misafir olmak üzere 16 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
21 Tem 16 06:00

Ertuğrul

Puan: 247

Av Mevsimi

Aslanlar genelde sürüler halinde avlanırlar ve bir avlanma taktikleri de şaşırtmadır.Misal bir bufalo sürüsüne yapılan avda,birkaç aslan bufaloların peşinden koşup sürüyü karmaşaya sürüklerken bir anda tam ters yöne dönüp,tehlikede olmadığını sanan bufaloya saldırırlar.Bufalo tedbirli olmadığından kıskıvrak aslanların ortasında kalmış,av bitmiştir.

Bu bir misaldi,teşbihte hata olmaz.Şimdi mevzubahis aslanların avlanması değil elbette.

Yüzyıllardır dünyayı kana bulayan,her olayın arkasında bir parmağı olan,menfaati ve parası için insanları ölüme terkeden şer odaklı küresel güçler var.Dünyayı yönetiyor dediğimiz devletleri bile göz kırparak yöneten karanlık aileler ve örgütler...Kim ve ne olduklarına nasipse başka bir yazımda değineceğim inşallah.

Türkiye,güzel ülkemiz,cennet vatanımız,birileri tarafından hedef tahtası yapılıyor.

Yıllar önce bazı ülkelere o zaman başka şimdi başka muamele eden,Türkiyeyi müttefik diye tanımlayan,başka hedefler peşinde imiş gibi görünen ABD ve Batı avın 2.aşamasına girdiler ve birileri Türkiye'yi açık hedef haline getirmeye çalışıyor .

Biraz geçmişe dönelim şimdi:

Türkiye,Paris Antlaşmasında bir Avrupa ülkesi sayılmıştı.Neden? Babalarının hayrına değil,o zaman Osmanlı'nın toprak bütünlüğünü savunanların menfaatleri doğrultusunda elbette.

O günden beri Osmanlı yüzünü hep Batı'ya döndü,her şeyi Batı'dan bekledi,bir Doğu devleti olduğunu,arkasında bir Doğu olduğunu görmezden geldi ve maalesef 1923'ten beridir bu böyle devam etti.

Ülkemizin Batı'nın açık pazarı olmasından tutun,işgaline kadar Batı'dan her türlü alçaklığı ve kalleşliği gördük.

Yıl olmuş 2014 iken hükumet hâla AB'ye girmek için çabalıyor,AB'ye girmenin yollarını arıyordu.Aklım almıyordu,yahu neyin peşindeyiz,istenmediğimiz yere girmek için ne diye küçük düşüyorduk? AB'ye girsek sanki bizi seveceklerdi de her şey iyiye mi gidecekti ?

İşte 2015 yılına geldiğimizde,devletimiz yüzünü açık açık doğuya dönüp:Batı olmazsa Doğu var demeye başladı ve bunu Batı'ya da gösterdi.Rusya ile dostane ilişkiler kurduk-hemde bayağı samimi idi Rusya-Japonya ile ortak dev projeler imzaladık gibisinden.

Batının ve özellikle yılanın başı ABD'in zoruna gidiyordu bu.Geçen günlerde deşifre olduğu gibi,ABD kuklası FETÖ üyesi bir asker tarafından Rus uçağını düşürttürdü.Sonrası malum ortalık dallas.Rusya ile ilişkiler kopma noktasına geldi ve yüzümüzü tekrar ABD'ye döndük.Ancak ABD,PYD ye olan yardım ve korumasını Türkiye ne derse desin kesmiyordu.Bir gün iş o dereceye geldi ki olayların geleceği noktayı gösteriyordu.

Türkiye"ABD dostumuzsa düşmanımıza yardımı bırakmalı,biz NATO üyesiyiz." gibisinden bir açıklama yaptı.ABD'li bir yetkilinin cevabı hayret vericiydi:

"PYD'ye olan yardımımız her zaman devam edecek,Türkiye isterse NATO'dan çıkabilir."

Anlaşılmıştı ki Türkiye gözden çıkarılmış,Rusya ile de ilişkisi bozulup yapayalnız bırakılmıştı.

Cumhurbaşkanımız Erdoğan Rusya'dan nerdeyse özür diledi,İsrail ile de anlaşmaya vardı.Hükumet başka çare yok diyemez tabi.İsrail gibi pürüzlü olduğumuz bir devlet için de Filistin perde olarak kullanıldı.

Ve dikkatli bakınız ki birkaç hafta sonra 15 temmuz askeri darbe girişimi.. Hoppala ve de cuppala !

Yapan ? FETÖ ! Fetö kukla tabii.Arkasında NATO,CIA,İngiltere ve kimbilir hangi örgütler var.Ülkemiz alçaklar tarafından kaosa sürüklenmeye çalışıldı.İşin kader vechine bakmak lazım.Çanakkalede de bizi galip kılan,o günde darbeyi deşifre edip belki ülkemizi kurtaran O'dur.Allah Azze ve Celle!

Zalimlerin planları varsa,planlarını bozan,en büyük planı yazan da Allah'tır.Önce buna iman etmeli,sonra elimizden geleni ardımıza koymamalıyız.

Peki..Ya şimdi ne olacak?Zalimler şer planları yapmaya devam edecek,onların da var olma sebebi bu.Biz ise işimize bakacağız.Başta verdiğimiz bufalo gibi tedbirsizce bekleyip av olmayacağız inşallah!

Türkiye NATO'dan çekilmelidir,ve ümit ediyorum çekilecektir.İncirlik üssü inşallah kapatılacaktır.Türkiye ılımlı bir şekide ABD ve Batı'ya sırt dönmeli ve araya çizgi çekmelidir.Türkiye bir Doğu ülkesidir ve Doğulu müttefikleri olmalıdır.

Rusya,İsrail,Çin,Japonya,Hindistan,Afganistan ve diğer Türk devletleri dururken neden Batı'nın bizimle oynamasına izin verelim? Haa şunu diyebilirsiniz ki,Doğu'ya neden güvenelim?Cevap aslında çok zor değil,Batı bütün dünyaya kan kusturdu.Orta Doğu,Çin,Hindistan.. Şuanda Rusyanın da güçlenmesini istemiyorlar.Artık Doğu elele vermeli,Batıya denk bir müttefik olmalıdır.Bir de Arap dünyası var tabi..Türkiye İslam coğrafyasının lideri ve ümidi pozisyonundadır.Müslümanlara yardım edilmeli,müslüman nüfüsun gücü unutulmamalıdır.Bugün kalleş Batı'nın yüzünden keşmekeşte olan Arap kardeşlerimizin dirilişi inşallah Türkiye'nin eliyle olacaktır.

Ve işin ekonomik,politik yönü bir tarafa,biz sırtımızı döndüğümüz,unuttuğumuz Sünnet-i Seniyyeye ve İslam'a tekrar dönmeli Hakk'a inanmalıyız.Çanakkale Savaşı,15 Temmuz ruhu ve imanı bu millette oldukça ve arttıkça sırtımız yere gelmeyecektir inşallah.

"Zulmün topu var,güllesi var,kal'ası varsa

Hakkın da bükülmez kolu,dönmez yüzü vardır"

Gayret bizden,tevfik Hüda'dandır.

Vesselam..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
21 Eki 21:15

Ertuğrul

Puan: 247

Tesekkur ederim :)

21 Eki 19:17

"Zulmün topu var,güllesi var,kal'ası varsa Hakkın da bükülmez kolu,dönmez yüzü vardır" Gayret bizden,tevfik Hüda'dandır." Baglantilar ve benzetmeler üzerinden gidilen anlatım nefis düşüyor bazen siyasete. Başarılı bir kaleme sahipsiniz vesselam.

Ertuğrul yazdı, 9 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
16 Tem 16 22:00

Ertuğrul

Puan: 247

15 Temmuz Askeri Darbe Girişimi

Öncelikle herkese geçmiş olsun arkadaşlar.Çok zor bir gece geçirdik.Birçoğumuz hayatının en zor uykusuna yattı.Vatanımızın milletimizin başı sağolsun.Pürkusur metinden dolayı kusura bakmayın.

Her zaman yaptığımız gibi sakince otururken,birden haberler gelmeye başladı.Asker köprüyü kapatmış,noluyor?

Birileri darbe oluyor dedi,birileri terör alarmı dedi.Herkes tedirgin ve sonra Başbakan Ntv ye bağlandı."Asker içinde küçük bir kalkışma söz konusudur,buna izin vermeyeceğiz"

Whatsapp da Twitter da millet yazmaya başladı:"noluyor?".Korktuk tabii,dedik eyvah sırasımıydı,herşey tam da iyiye giderken ?Gerçekten zor anlardı,vatanını seven bir insanın korkmaması mümkün değil.İnşallah bastırılır hemen derken bir haber daha! Tsk yönetime el koydu ve malum Trt bildirisi... Hayatımda en tedirgin,en aciz hissettiğim anlardı.Napardık Allah muhafaza ?

Ve Cumhurbaşkanı bağlandı,Halkımızı meydanlara davet ediyorum dedi.Babamla kalktık hemen,eniştemi dayımı aldık gittik meydana.Meydanda arabalarda bayrak sallayan gençlerimiz,Allah-u Ekber diye meydanı inleten kahraman halkımız..Şüphesiz içimdeki korkular durmuştu.Allah'ım dedim vatanı için canını hiçe sayıp buraya gelen şu insanları Cehennemde yakma!

Ve bu Ankara ve İstanbulun her yerinde oldu,Halk demokrasi için İslam için döküldü meydanlara.Ağaç için meydanları yakanların ne kadarı katıldı bu kutlu harekete bilmiyorum.

Helikopter halka ateş açtı.TBMM binası bombalandı.Tanklar arabaları,insanları göz göre göre ezip geçti.MİT binasına ateş açıldı.Darbe değil,mıntıka hiç değil!Resmen bir suikast ve terör girişimi.

Nasıl bir zihniyet ülkenin meclis binasına ateş açar,nasıl bir akıl sivil halkı helikopterle tarar? Sen bu zihniyetteki insanları Kahhar ismin hürmetine Kahret Ya Rabbi.

KAHRAMAN BEKLEYEN YIĞINLARINI KAHRAMANSIZ BIRAKMA YA RABBİ !

Ya televizyon kanallarına yapılan harekât,Trt spikerinin ölüm tehditi ile o bildiriyi okuması,ve gözlerindeki korku? Cnn Türk deki yayının kesilmesi?Allah belanızı versin alçaklar!

Durumun vehameti ve ciddiyeti büyük arkadaşlar,sandığımızdan daha büyük.Kahraman evlatlarımız,suçsuz erler,içlerindekş birkaç soysuz paralel köpek yüzünden,kurunun yanında yaş ta yanar misali,linç ediliyorlar. Doğrusu hiç nezih değil.Masum askerimizi bu işe bulaştıran alçaklar cezasını dünyada da ahirette de öder inşallah.

Ya Erdoğana tacizler? Aksaraya gidip basan subay kılıklı alçaklar? Marmarisin bombalanması.. Belki de ana hedef Erdoğandı.Koruyan Rabbime hamd olsun,ne olursa olsun bu ülkenin seçilmiş cumhurbaşkanı ve ülkemizin temcilcisi.

Bu vesilelerle kahraman ordumuz ve Tsk rütbelileri temizlenmiş olurlar inşallah.

Tabi bu şunu da göstertti bize: Tsk kontrol altına alınmazsa her zaman büyük risk olabilir çünkü her zaman şerefli askerimizi kirli oyunlarına alet etmek isteyenler olacak.

Bu sefer MİT,halk ve polis elele verdiler ancak önlem alınmalı,polis ve MİT teşkilatı kuvvetlendirilmeli diye düşünüyorum.Askere dokunmadan,olayın çete başlarını halledecek profesyonelliğe sahip op.ekiplerimiz olmalı.

Ve ikinci olarak gördük ki,bu Halk devletine,milletine,polisine,askerine sahip çıkacak kudrettedir.Mesele Devletin bekası olunca milyonlar canını koyar ortaya.Çünkü dün gece o insanlarımız kendilerine silah doğrultan pislik fetöcülerin karşısına ölümden korkmadan çıktılar.Ülkemizle uğraşan dış güçler hep vardı var olmaya devam edecek.Allah bu millete kahramanlık ve iman versin diyorum.

Âsımın neeli diyordum ya,nesilmiş gerçek

İşte çiğnetmedi namusunu,çiğnetmeyecek..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ertuğrul yazdı, 4 misafir olmak üzere 7 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
15 Tem 16 06:00

Ertuğrul

Puan: 247

Kurtlar Sofrası Batı ve Yönettiği Medya Algısı

İnsan gerçekten hayret ediyor,öyle arada bir değil.Bu vahşi ve iğrenç manzara karşısında hayret etmemek vicdadını ve aklını kör etmek demektir.

Bir kurtlar sofrası düşünün ki,aynen Mehmet Akif'in dediği gibi kurt boğaza yapıştı biz ise hâla kuyruk derdindeyiz.

Zaten yüzyıllardır fiili olarak planlar yapan ve pastadan pay almaya çalışan Batı bugün medyayı da elinde bulundurmasının avantajıyla nasıl da uyutuyor bizleri sormayın gitsin.

İnsan hayret ediyor,hayret ediyorum insanımıza. Kronik solcular bir yanda,Erdoğan'a ağzıyla kuş tutsa bile zerre destek vermeyecek olanlar bir yanda,tengri biz menen diye hashtag açıp saatlerce twit atan ama düşüncesiyle ilgili bir kitap bile okumayan,sadece sosyal medyanın ateşlediği gazla hareket eden yığınlarımız bir yanda..

Şüphe yok ki birçoğu bu vatanın iyiliğini istiyor o konuda da sıkıntı yok. Ama ne oluyorsa birileri boyuyor bir şekilde bu beyinleri..

Ankarada patlama oluyor,sosyal medyada "Allah belanı versin akp oy için bunu da mı yapacaktın" diyenler türüyor birden. Ortaya laf atıyor biri,birisi bir taş atıyor kuyuya,kırk kişi iniyor peşinden. Birisi MİT görevini yapmıyor diyor,koşulsuzca beynine işleyip tekrarlıyor adam. Ve o da haykırıyor avazı çıktığı adar:Hükumet çalışmıyor,MİT iş yapmıyor.. Nasıl yani? Hayret edilmeyecek bir durum mudur bu?

Fransada malûm tır saldırısı oldu 14.07.2016 tarihlerinde. Hemen twitler atılacak,kara bayraklar asılacak..

Doğrusu çom üzülemedim.Allah ölenlerin yakınına sabır versin. Ancak Batı beslediği karganın gözünü oymasını çekiyor. Suriyede yeni doğan çocuklar cayır cayır yanarken fosfor bombasıyla,vicdanında en ufak rahatsızlık duymayan batı,menfaatleri devreye girdiği ve vakit geldiği an nasıl da çökecekler Suriye'ye. Evet,öyle tahmin ediyorum ve Allah muhafaza böyle olması muhtemel. Libya,Irak ? Sıra Suriye de. Türkiyenin zeki hamleler yapması gerekiyor,ortak stratejiler ve dostluklar kurması gerekiyor.

Amma durur mu birileri ? Erdoğan nasıl da döndü(!) Nasıl gitti Rusya'nın ayağına. Bunu düşünen insana bir şeyler anlatmak gerek,gözünü aç demek gerek.

Ancak nasıl ki düşmanını gören deve kuşu başını kuma gömer ve çıkartmak istemez,o fikre körü körüne bağlanır,taassuo eder. Birileri aynen öyle devekuşu rolünü canlandırıyorlar.

Siz birşeyleri söylemek için kıvrandıköa adınıza yafta takıveriyorlar hemencecik "aktrol".

Türkiye gerçekten zor bir süreçten geçiyor. Belki de bir değişimin sancısınını yaşıyor.Tıpkı diş çıkaran bir çocuğun çektiği acı gibi. Batı medyayı,ekonomiyi,teknolojiyi eline almış durumda.Zincir Batı'nın ellerinde ve Batı kurtların zincirini koyvermek için fırsat gözlüyor. Türk halkının yapması gereken zincirleri eline almak.

Bu da bizim elimizden geçer ve bize bağlıdır. Ancak teknoloji zehirli bir sarmaşık gibi sararken insanların beyinlerini bu çok zor.

Pokemon Go çıktı ve manzara kimine göre bir şaheser kimine göreyse hemen hemen bir dehşet.Sanal bir oyunda gerçeklik payının birazcık artırılması insanları kitleler halinde sokağa döküyor ve sonuç:saatlerce sokakta pokemon oynayan yığınlar. Ve aslında bu şu demek: Saatlerce kitap okumayan,dergi okumayan,gündemi takip etmeyen,çalışmayan ve sadece para kaynağı olarak görülen yığınlar.

İşte teknolojinin işte medyanın silahı.Bir şeyler yapmak için karınca misalince çalışacağız,elşmizden gelen de bu zaten.Yazımı Sezai Karakoç'un bir sözü ile bitirmek istiyorum.

"Umutsuzluk yok

Gün gelir gül de açar,bülbül de öter"

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.