Türkiye Aktivitesi
65 ziyaret
1 online
Emrah Firat
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

33 puan Koyu Mavi Kalem

Derecesi

130 [Toplam 1575 kişi]

Türkiye
Tümü(2)
Pinledikleri(0)
Emrah Firat yazdı, 34 kez açıldı , 21 misafir beğendi , henüz yorum yapılmadı.
13 Kas 17 13:00

Emrah Firat

Puan: 33

Yalnız

Haliç'e vardım
Çok erkenden bu sabah
Oturdum biraz
İzledim...
Güneş doğmamıştı
Ve İstanbul uykudaydı daha
Uyanık bir bendim galiba
İstanbul sessizdi
Ve ben İstanbulu
Hiç böyle görmemiştim
Sessiz...
Sadece dalga sesleri vardı
Ve ben...
Seni düşündüm o an
Seni düşünmek için
Güzel bir yerdi
Ve güzel bir zaman...
Dalga sesleri eşliğinde
Düşünceme misafir ettim seni
Seni...
Seni düşünmek bile çok güzeldi
Martılar...
Martılar seslendi birden
Vapur düdükleri duyulmaya başladı
Evet...
İstanbul uyanmıştı
Dalga sesleri yalnız değildi artık
Ama ben hâlâ
Yalnızdım
Sensizdim
Ben nerede olursam olayım
Sen yoksan eğer
Yalnızım ben
Ve sen yoksun
İstanbulda yalnızım
Kalabalıkta yalnız...

Emrah Firat yazdı, 66 kez açıldı , 32 misafir beğendi , henüz yorum yapılmadı.
17 Eki 17 01:00

Emrah Firat

Puan: 33

Özlemek

+ Ve sonra...

Biraz soğuk davranmaya başladı

- Eee

+ Birgün başkasıyla gördüm, içim acıdı içim ve onu ne kadar çok sevdiğimi o an anladım.

Acaba hata bende mi? dedim

Hatayı kendimde aramaya çalıştım

Ama ortada bir hata yoktu, bir yanlış vardı

Ve o yanlışı o yapmıştı

- Sonra ne yaptın?

+ Birgün...

Söyledim, neden yaptığını sordum.

- Ne dedi?

+ Soğudum dedi.

Sadece "Soğudum" dedi.

- Peki sen bir şey demedin mi?

+ Hayır, ne diyecektim?

Ne desem daha da kanayacaktım, kapıyı işaret ettim.

Kapıyı işaret edebildim sadece.

- Peki bir daha gördün mü onu?

+ Evet, birgün sahilde yürürken ona rastladım, belki de bir rastlantı değildi

Hep giderdim oraya ve o, bunu bilirdi.

Neyse...

Görmezlikten geldim tabi

Ama o, bana doğru geldi, donakaldım orada, bir metre kala durdu.

Önce ismimi telafuz etti

O an...

O an onu ne kadar özlediğimin farkına vardım.

O ses...

Sonra irkildim, kendime gelmeye çalıştım, karşımda duruyordu.

Acı çektiğimin farkındaydı sanırım.

"Aradım seni, ulaşamadım, numaranı değiştirmişsin galiba" dedi.

Sustum...

"Unuttun mu beni?" dedi.

Yine birşey demedim.

Diyemedim

Sustum...

"Beni affeder misin?" dedi.

Yine sustum...

Belki o da acı çekiyordu, çok pişman görünüyordu, belki de öyle görmemi istiyordu.

Ben sustukça...

O konuşuyordu, soru soruyordu.

"Ben bir hata yaptım" dedi.

- Sen bir şey demedin mi?

Yine sustun mu?

+ Hayır, dedim

Susmadım...

"Hatalar affedilir, hatasız kul olmaz" dedim.

- Affettin mi yani?

+ Hayır

- Ne yaptın peki?

+ "O zaman beni affettin değil mi?" dedi.

"Hayır, hatalar affedilir ama..." dedim.

Sustum...

"Ama ne?" dedi.

"Ama sen hata yapmadın, sen yanlış yaptın, yanlışlar affedilmez" dedim.

- Ne dedi?

+ Bu kez o sustu.

Sadece baktı, son kez bakıyormuş gibi baktı.

"Pişmanım" dedi.

Ve ben denize döndüm yüzümü.

Sustum...

Denize dönmesem yüzümü o an dayanamazdım

O ağlasaydı ve ben görseydim o gözyaşları dayanamazdım, sarılırdım.

- Sonra?

+ Sonrası yok, hikaye bitmedi ama devam da etmedi.

Hikaye yarım kaldı işte!

- Bakamadın mı yüzüne bir daha?

+ Bakmadım...

Yüzümü dönmeden ona yine parmağımla yolu işaret ettim.

Bu anı ikinci defa yaşıyordum.

Acı...

İçim parçalandı sandım o an.

- Özlüyor musun?

+ Gözümü kapıyorum o, açıyorum o, rüyamda, düşümde o...

Bir şarkı dinleyince o, canlanıyor gözümde

Kitap okuyorum, kitabın en gözde kahramanı o oluyor.

Özlemek...

Özdemir Asaf'ın dediği gibi

"Özlemek

Yedi harf üç hece

Ama her gece."