Türkiye Aktivitesi
906 ziyaret
1 online
Bay Pipo
Hakkında henüz bir şey yazmadı.

Türkiye Puanı

109 puan Mavi Kalem

Derecesi

79 [Toplam 1625 kişi]

Türkiye
Tümü(4)
Pinledikleri(0)
Bay Pipo yazdı, 1 misafir olmak üzere 5 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
11 Ara 15 13:00

Bay Pipo

Puan: 109

Paylaşmak Paylaşımda Bulunmak

İnsanlarla paylaşmak için bir şeyler yazmaktı aslında konunun temel gayesi. Nitekim olacak olan da o'dur.

Ama neyi paylaşmam gerektiğini bilmiyorum. Kendine müslüman, kendine demokrat, kendine kapitalist, kendine hümanist bir kişiliğimiz var bir çoğumuzun. Buna rağmen bir şeyler paylaşmak mı? Hem de yazarak?

Yazının icadını ve sebeplerini tarihçiler açıklasın. Benim açıklamaya çalışacağım şey insanların emek vererek bir yerlere getirdiği yazıyı ne amaçla kullandığımız.

Sosyal medya denen şu saçma sapan dünyada çılgınlar gibi paylaşıyoruz ne var ne yok. Kimi uzattığı dudağını, kimi merdiven altı ürettiği elbiseyi, kimi dayıoğullarıyla mangal keyfini, kimi bir siyasinin fikirleriniz. Yazıyoruz, çekiyoruz, atıyoruz ama doymuyoruz. Sürekli bir şeylerimizi paylaşmak telaşındayız. Paylaşmasak ölecek gibi olduğumuz şeyler de yok değil. Her yerde "dur bi twit atıyım yhaa" ları duymaktan gına gelse de müdahale edemiyoruz.

Bunu fazla uzatmaya gerek yok. Paylaşmak bir hastalık haline süratle geliyor.Buna bir önlemi almak da benim görevim değil. Ben her sıradan Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşı gibi şikayet hakkına sahibim.

İlk işimiz paylaşmayı tanımak, tanımlamak oldu. Bir hastalık haline geldiğini de az çok hepimiz farkettik. Geçelim ikinci aşamaya: Paylaşmak için yazmak.

Twitter'da bir şeyler okumakla ömür tüketen şu genç nesil, acaba kaç kitap okudu hayatında?

Ya da basit bir hesap yapacak olursak 140 karakterli 30 bin tweet atan bir kişi şayet bir kitap yazmaya çalışsaydı sonuç ne olurdu? 140*30,000=4,200,000 karakter eder ki bu da ortalama 6 harften oluşan 700,000 kelimelik bir sonucu ortaya çıkarır. Bir yüksek lisan tezinin 25-30,000 kelimelik olduğunu varsayarsak yaklaşık 30 yüksek lisans tezine tekabül eder. Yani şu sosyal medyada harcadığımız zamanla pek âlâ -en zor konuları var sayalım- 10 adet yüksek lisans tezi yazılabilir.

Bu bu kadar kolay mı? Evet kolay. Ama açık konuşmak gerekirse bizde bunu yapacak ne cesaret, ne de ufuk yok. İhtiyacımız da yok.

Anında bildirimler, etkileşimler, kalpler falan dururken insanlığın belki de bir derdine derman olacak bir şeyler yazıp paylaşmaya ihtiyacımız yok. Benim de yok.

Konuları ne kadar da dağıttım. Evet çünkü kafam dağınık. Yaşama amacımdan fazla uzaklaştım. Geri de dönemiyorum bu amaca. Bir çoğunuz gibiyim...

Biraz toparlamaya çalışalım:

Paylaşmak için yazmak şu anda pespaye bir amaca hizmet ediyor şu bulunduğumuz çağda. Tabi ki faydalı şeyler yazanları kastetmiyorum. Ama malesef bir çoğumuz böyleyiz. Boşa yaşıyoruz, boşa yazıyoruz. Sırf sosyal medyanın o paylaşım hastalığına hizmet etmek amacıyla tüm bunları yapıyoruz.

Umarım yakın zamanda bu hastalıktan kurtuluruz, yoksa halimiz hiç iç açıcı değil.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bay Pipo yazdı, 5 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
12 Eki 15 14:00

Bay Pipo

Puan: 109

11 Maddede İstanbul Trafiğine Çözüm

- Ülke gündeminin aşureye döndüğü günlerde bu trafik de neden dert oldu içine?

- Öyle deme, problemlerin büyümesinde önemli bir etken bu?

- Trafik?

- He!

Sabah trafiğine takılarak işine, okuluna - akşam trafiğine takılarak evine mutlu,huzurlu ve pozitif enerjiyle ulaşan kişi sayısı bir kaç kişinin iki el parmaklarının toplamını geçmiyor. Hele ki toplu taşımanın yetersizliği (yetiyor yetmesine de, kifayetsizliği, kalitesizliği) insanları perperişan ediyor. Kalitesizlik üzerine ara ara değinerek çözüme başlıyorum, hazırsanız.

1 - Kayıtsız şartsız trafik katili minibüslerin münasip bir üslupla hizaya çekilmesi, çekilmesi mümkün değilse toplu halde tedavülden kaldırılması. Muamelesi düzgün değilse madem, insana saygısı yoksa bu işi yapmasın.

2- Özel halk otobüslerinin modernizasyonu ve şoförlerine adab-ı muaşeret, insana saygı, bebek arabasıyla orta kapıdan inmeye çalışan bayanlara karşı empati kurma, iki yolcu daha fazla almak için yardırmanın yanlışlığı dersleri verilmesi.

3 - Yol ortasında yolcu yüklemesi yapan taksicilerin fahiş cezalarla ödüllendirilmesi.

4 - Banka, dernek, şirket vs özel kurum ve kuruluşların, belediye, hastane gibi resmi kuruluşların servislerinin kaldırılması veya 15 kişilik yerine 30 - 40 kişilik servisler kullanılması. Kusura bakmayın da kapınızın önünden bineceğinize 10 dakika yürüyün şu memleket rahatlasın.

5 - İstanbul'da yüksek öğretim kurumlarının ders saatlerinin düzenlenmesi. 11:00 - 16:00 ve 20:00 - 23:00 saatleri dışında ders konulmaması. Bu çok önemli. Sabahın köründe on binlerce öğrenciyi okula yığıp esneyerek ders anlatmak inanın kimseye fayda vermiyor.

6 - Orta öğretim kurumlarının Silivri - Çatalca - Şile gibi şehrin dışında bir yere taşınması, mümkünse yatılı olması. O koca sırt çantalarıyla toplu taşıma araçlarına binmelerinin ve sesli konuşmalarının yasaklanması. Yasaklanamıyorsa her araca bu ergenleri susturacak hacı amcalar alınıp aksi durumda araçlardan tasfiye edilmeleri.Okul servislerinin de kaldırılması gerekir, herkes kendi mahallesindeki okula gitsin!

7 - 5 yıldan az trafik tecrübesi olanların sabah 07:00 -09:00 , akşam 17:00 - 19:00 saatleri arası trafiğe çıkışlarının engellenmesi. Bu uçuk bir fikirse şayet, tek tek trafikte şoförlükleri test edilip uygun görülenlerin çıkışına izin verilmesi, sol şeritten 50 ile giden bayanlarınsa ehliyetine el konulması.

8 - Trafik ışıklarının kaldırılması. Yayalar için üst geçitlerin yapılması ve kullanımının zorunlu hale getirilmesi.

9 - İkinci sıra park yapanların, sinyal vermeden - u dönülmez yerde u dönenlerin, tipini beğenmedi diye araçtan indirip insanları rencide eden polislerin açığa alınması veya çay ocaklarına çekilmesi.Kısacası taksiciden minibüsçüden daha çok trafiği karıştıran polisler var.

10 - Makam araçlarına eskortluk yapan o diğer 24 aracın gerçekten israf ve kargaşaya neden olduğunun kafalara iyice sokulması.

11 - Özellikle hafta sonu bir kişi iki kişi atlayıp amaçsızca gezip tozmaya çıkanların da toplu taşımaya yönlendirilmesi. Bunu da hafta sonları toplu taşımada bir indirim yaparak pek rahat sağlayabilirler aslında.

Sanırım 11 madde bir çözüm olabilir bu trafiğe. Aslında sanmıyorum, her şeye rağmen yine arızalar çıkacaktır.

Aslında tek çözüm toplu halde memlekete dönüş. Hem havası suyu da temiz.

Gidelim en iyisi...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bay Pipo yazdı, 1 kişi sahiplendi, 9 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
3 Eyl 15 10:00

Ömer Poyraz

Puan: 6707

Bay Pipo

Puan: 109

Çok Mutsuzuz Arkadaş

İnsanların birbiriyle ilişkisi üzerine yazmak istediğimi artık paylaşmak vaktidir.

Biraz dertleşme, dertleri paylaşma vaktidir.

Selam olsun Sinop'a , Madrid' e ve Şam - Kudüs, İstanbul'a...

İstanbul'da yaşamaya çalışan ortalama bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşının sıkça başına gelenleri sıralayacak olursak kaza, bela, kavga, musibet, izdihamdan öte pek de güzel şeyler sayamıyoruz. Yani ben bulamıyorum, insanların şartsız ve menfaatsiz birbirine iyilik ettiğini, tanımadığına selam alıp verdiği...

Bu mesela böyle değil şu İstanbul sınırlarını çıkınca. Pek rahat; İstanbul'dan ne kadar uzak, insanlar o kadar samimi diyebiliyorum.

İzmir'de bir pazar sabahı tanımadığınız kişilerden günaydınlar duymak çok keyifli.

Ya çeşmesinden su doldurmak için kapısında durduğunuz insanların size iki avuç kayısı, erik; artık Allah ne verdiyse ikram ettiği o irili ufaklı köyler...

Hep hesabı aşağı doğru yuvarlayan o lokantalar...

İstanbul'da yalnızca ruhumuz, metrobüslerde yalnızca bedenlerimiz sıkışmıyor. İnsanlığımız da sıkışıyor.

Tüm bunları geçen gün bir halk otobüsüne binip şoföre selam vermem ve adamcağızın yüzünün gülmesiyle içime oturdu.

İstanbul insanları kavga etmek için bahane aramaktan tanımadığı insana insanlık yapmayı unutmuş maalesef. Bunun için bu insanları suçlamıyorum. Biraz kolaya kaçıp işi kapitalizme ihale edeceğim çünkü.

Hiç semtinizden geçen otobüslerin ilk seferlerine baktınız mı? O çalışmaktan ciğeri sönmüş insanların nasıl bıkkın ve yorgun güneş doğmadan işine gitmek zorunda oluşuna tanıklık ettiniz mi? Ben ettim. İnsanların emeklerini inekten süt sağar gibi vakumlayan o 3 kuruş fazla kazanmak adına insanları yollarda heba eden patronlarla hiç tanıştınız mı? Ben tanıştım.

Yıllarca taşı toprağı altın diyerek yüzbinleri bu şehre taşıyıp sonra beş kuruşa üç köfteyi "lutfedenler" yüzünden bugun İstanbul'da insanlar insanlık etmekten korkuyor. Korkmayanın mecali yok. Mecali olanın parası yok. Parası olanın da makamı var, insanlık ona mı düşmüş?

Ne kadar çok dağıttığımın farkındayım. Çünkü paracılığınız yüzünden bu güzelim şehirde insanlar tanımadığı insanlara selam vermiyor, yardım etmiyor, iyi dileklerde bulunmuyor ve ben bu sebeple fazlaca öfkeliyim size.

İnsanlar - ben de dahil olarak - mutsuz. Evet hepimiz mutsuzuz. Aynı zamanda çaresiz. Çünkü bu mutsuzluğu giderecek bir çözüm bulmaktan bile aciziz.

Çok da kayda değer şeyler değil bunlar, onun da farkında olarak yazdım. Ama bir kişi bile insanların mutsuzluğundan şikayetçi olup aksi için gayret ederse, bunu insanlık adına büyük kazanç sayarım. Belki bu sebeple yazdım.

Yazmasaydım yazık olurdu belkide. Yazık olmasındı...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
05 Eyl 00:00

Özlerinde büyük umutlarla o güzel şehre gelen iyi insanlar varken, kalabalığın verdiği güvensizlik, onların olmadıkları biri gibi davranmalarına sebep oluyordur belki de. İnsan kendi olamadığı sürece mutlu da olamıyor ne yazık ki...

Bay Pipo yazdı, 5 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
25 Ağu 15 22:00

Bay Pipo

Puan: 109

Bir Trafik Paradoksu - İstanbul

İstanbul'un güzelim trafiğine ramak kala yola çıkmadan önce ilk sözlerimi sarfetmek istiyorum burada. Belki de son sözlerim? Olabilir.

İstanbul'da günde kaç yüz kaza oluyor acaba?

İstanbul trafiğiyle ilgili yetkili bir abi bu yazdıklarımı okuyorsa eğer: Sürücü kurslarında ders olarak "bir trafik kazası yaşandığında, oradan geçerken hasar görmüş araçları uzun uzun seyretmenin ne kadar gereksiz bir şey olduğu" okutulmalı. Lütfen bunu bir yere not alsın ve uygulatsın.

Meydana gelen kazayı seyreden binlerce İstanbullu yüzünden milyonlarca İstanbullu trafikte can çekişiyor.

Bilinsin.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.