Türkiye Aktivitesi
600 ziyaret
1 online
Fevzi̇ Altınok
"Fikirlerin çarpışmasından hakikat ışığı doğar."

Edebiyat Puanı

90 puan Mor Kalem

Derecesi

63 [Toplam 182 kişi]

Edebiyat
Tümü(2)
Pinledikleri(0)
Fevzi̇ Altınok yazdı, 381 kez açıldı, 13 misafir olmak üzere 14 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Şub 17 02:00
Sokakta Hayat Var

Bazılarına hayat daha doğarken sırtını döner.

Buz gibi havalarda büyürler, sıcak ortamları sadece yazın bilirler. Normalde insan anne ve babasının himayesinde büyür ama bazıları bu durumdan muaf tutulmuştur. Şans, kapılarını bu taşra insanlarının üzerine kilitleyip anahtarı okyanus fırlatmıştır.

Burada herkes kendi şansını yaratmak zorundadır bu bir ihtimaldir ikinci ihtimal ise intihardır. Hayat kimseye üçüncü bir imkan tanımaz.

Gelişmiş ülkelerde insanlar hayatın doyum noktasına ulaştıkları için intihar ederlermiş. Burada ise aç oldukları için intihar ediyorlar. Hayat bu kadar uç noktalarda tamamlıyor kendini. Ortası olmaz çoğu zaman ya hep ya hiçtir çalışma prensibi.

Gazeteler de tinerci olarak geçerler bu insanlar bazen, bazen ise cepçi ama kimse sormaz ” neden bu halde bu çocuklar ? “ diye. Umursamazlar çünkü gazetecilere haber kodamanlara ise ego tatmin edebilecekleri bir ortam sağlanmıştır.

Bu hayatta kimse sıcak evinde oturup geleceğini planlamayı bırakıp sokakta tiner koklamaz ya da insanları gasp etmez yapıyor ise mecbur kalmıştır. Ama bu dünya da herkes gariban olanın peşindedir. Şirketler milyonlarca lira vergi kaçırıp kahraman ilan edilirken bu insanlar serseri, tinerci olarak adlandırılır ve toplumdan dışlanır.

“Burası dünya yahu, burası bu kadar işte.” Diyen , Muhsin Ünlü’nün ne demek istediğini çok net anlamaya başladım.

Bu rezil düzenin kaypak ve iki yüzlü insanlarının tüm dışlamalarına rağmen ben sokak çocuklarından hala umutluyum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Fevzi̇ Altınok yazdı, 321 kez açıldı, 8 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
5 Şub 17 10:00
Tavsi̇ye ve Uyarı

Geçmişten gelen acılar ve gelecek kaygısı şimdiyi mahveden iki zıt olgu. Sürekli gelecek için çalışıp bir gün mutlu olmak için mücadele verip hiçbir anı yaşayamadan ölmenin nasıl bir duygu olduğunu düşününce bu hayatta tek gerçeğin ölüm olduğu düşüncesi daha da netleşiyor bulanık beynimde.

Çok fazla kasıyoruz aslında her şeyi fazla büyütüyoruz kafamız da, belki aranız da yapanlarınız vardır ben arada yaparım çok bunaldığım zaman ölümü getiririm aklıma ölüm gibi korkutucu bir kavramın rahatlatıcı bir etkisi olduğunu da o zaman anladım. Zaten ölümün kelime anlamını bana sorsalardı kurtuluş derdim. Hem nasıl demeyim önceden karaya vuran hayvanlar için üzüldüğümüz bu dünya da karaya vuran çocuk cesetleriyle karşılaşınca insan ölümü kurtuluş olarak görüyor.

Diyorum ya o yüzden basit olayları gözünüz de büyütmeyin. En büyüğünün etkisi bir hafta yani bir hafta kendinizi hırpalamak yerin ... et demeyi öğrenin akıl sağlığınız için söylüyorum bunu. Yarısı anti depresan kullanan bir ülke için saçma bir tavsiye oldu ama olsun belki henüz kafayı yakmayan birileri okur bu yazıyı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.