Türkiye

Yıl 2 Sayı 1
Aylık ücretsiz blog dergisi
www.geornalist.com
OCAK 2016

Ömer Poyraz

Enerji̇ Meselesi̇

İÇİNDEKİLER

Enerji̇ Meselesi̇
Ömer Poyraz / İSTANBUL
Paralel Soslu Kongrelerden Kurultaylara Eski̇ Türki̇ye
Bulut Sever / İSTANBUL
Sur: Neydi̇, Ne Oldu
Sultansasa / DIYARBAKIR
Krali̇çe'ni̇n Hümani̇st Başbakanı
Bulut Sever / İSTANBUL
Oğluma Mektuplar - 4
Mümtaz Fuat / BURSA
Osmanlı Ocakları Sorunu
Abdullah Faki̇roğlu / İSTANBUL
Kâfi̇r De Olsa Mi̇sâfi̇re İkrâmı Emreden Bi̇r Di̇n
Mustafa Karayel / İSTANBUL
Yılın Ki̇şi̇si̇ - Kazananlar Ve Kaybedenler
Kerem Yüksel / İSTANBUL
Aşk (?!)
Sıla Müni̇r / İSTANBUL
Sormayan Ne Bi̇lsi̇n!
Fatma Nur Sarı / ANTALYA
İtunes'da Saklı Cevher...
Feri̇t Çaydangeldi̇ / ANKARA
Mavi̇ Yürekler
Nur Ceren / ZONGULDAK
Oğluma Mektuplar - 5
Mümtaz Fuat / BURSA
Yeni̇ Savaş Modeli̇ Aparatı Olarak Daeş
Müsemma Şahi̇n / İSTANBUL
Kürdi̇stan-Macari̇stan
Osman Batur Akbulut / KIRIKKALE
İslamcı Ekstremi̇stle Batılı Eli̇ti̇n Ortak Yönü
Müsemma Şahi̇n / İSTANBUL
Sonsuza Kadar
Bülent Kesler / İSTANBUL
Oğluma Mektuplar - 6
Mümtaz Fuat / BURSA
Devletçi̇li̇ğe Yemi̇n Etmek
Sali̇eri̇ Alt Ti̇re / İSTANBUL
Paralel Devlet Var, İster Mi̇si̇ni̇z?
Müsemma Şahi̇n / İSTANBUL
Câbi̇r Bi̇n Abdullah(Radi̇yallhü Anh) Ve Di̇ri̇len Oğulları
Mustafa Karayel / İSTANBUL
Oğluma Mektuplar - 7
Mümtaz Fuat / BURSA
Pkk Kürtleri̇n Nesi̇ Olur?
Müsemma Şahi̇n / İSTANBUL
17 Aralık Neden Başarısız Oldu
Abdullah Faki̇roğlu / İSTANBUL
Turuncu Hafızalı
Ezgi̇ Çeli̇k / ESKIŞEHIR
Sol Mu Dedi̇ni̇z? Hay Allah, Hi̇ç Güleceği̇m Yoktu
Müsemma Şahi̇n / İSTANBUL
Savaş Her Yerde!
Ömer Poyraz / İSTANBUL
Çok Sayıda Can Kaybı.
Kerem Yüksel / İSTANBUL
Oğluma Mektuplar - 8
Mümtaz Fuat / BURSA
“İnsan, Hayreti̇di̇r”
Fatma Nur Sarı / ANTALYA
Zaman Beni̇ Geçerken
Anti̇kacı / ANKARA
Bi̇r Li̇deri̇n Doğuşu..
Emre Di̇kmen / İSTANBUL
Enerji̇de B Planı A Planından Daha Mı İyi̇?
Kerem Yüksel / İSTANBUL
140 Karakterle Gerçeği̇n Buharlaşması
Kürşat Koyuncu / ANKARA
Çocukluğumdan Saklı Kalan Acılar
Gülşen Aslan / İSTANBUL
Si̇yaset Üstü Bahçeli̇
Süleyman Askeri̇ Bey / İSTANBUL
Mümi̇n Solcuların Bozuk İti̇kadları
Muhammed Emi̇r Yavuz / ANKARA
Sonrası ''Yalnızlık''
Bülent Kesler / İSTANBUL
Şi̇ddet Ayrımcılığı
Müsemma Şahi̇n / İSTANBUL
Nasıl Zayıfladım?
Mümi̇n Yolcu / İSTANBUL

Abdullah Faki̇roğlu

Puan: 16.53

Osmanlı Ocakları Sorunu

Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 1310 kez okundu, 6 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
Son birkaç yıldır adını duyduğumuz gençlik yapılanmalarından biri de “Osmanlı Ocakları”. Kadir Canpolat adında bir vatandaşın 2009 yılında kurduğu bu yapılanmanın öncesinde gene Kadir Canpolat beyefendinin kurduğu 2005 yılında Osmanlı Ocakları Dergisini var. Derginin internette bulanan son sayısı
21
okuma modu
devamı...

Son birkaç yıldır adını duyduğumuz gençlik yapılanmalarından biri de “Osmanlı Ocakları”. Kadir Canpolat adında bir vatandaşın 2009 yılında kurduğu bu yapılanmanın öncesinde gene Kadir Canpolat beyefendinin kurduğu 2005 yılında Osmanlı Ocakları Dergisini var. Derginin internette bulanan son sayısı 2014 yılı aralık ayı. Derginin tirajı kaç, giderlerini kim karşılıyor araştırmama rağmen bulamadım.Aynı şekilde Osmanlı Ocaklarının kurucuları kimler, yönetim kurulu kimlerden oluşuyor bilinmiyor.

Osmanlı Ocaklarının bir andı var,

Uhud ‘da okçuyuz biz.

Bırakıp da kaçmayız biz.

Karada Fatih’ iz biz.

Bırakıp da kaçmayız biz.

Türk’de biziz, Kürt’ de biziz.

Zaza’ da biziz, Laz’ da biziz.

Yavuz’ un torunu Osmanlıyız biz.

Arap'da biziz, Çerkez' de biziz.

Alevi’ de biziz, Sünni’ de biziz.

Fatih’ in Torunu Osmanlıyız biz…

Peygamber sancağı Osmanlının bayrağı.

Yeşil Üç Hilal’ ci Ulubatlı Hasanız biz.

Ümmeti Muhammed’ in bekçisiyiz biz.

Kara devirdeki AK Osmanlıyız biz…

Anlımız secde de elimizde vird.

Dilimizde dua, duacıyız biz.

Sözümüzde dua, duacıyız biz.

Zikrimizde dua, duacıyız biz.

Kefenli liderin kefenli askeri.

İhlaslı Osmanlı Ocaklarıyız biz.

Ahlaklı Osmanlı Ocaklarıyız biz.

Şuurlu Osmanlı Ocaklarıyız biz.

İmanlı Osmanlı Ocaklarıyız biz.

Osmanlı Ocakları mensuplarının yaptıkları en önemli vurgu, Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu’nun “askerleri” oldukları. Osmanlı Ocakları kısa içinde birçok il ve ilçede teşkilatlandı. İnternet sitelerindeki etkinliklerine bakıldığında Ak partili önemli isimlerini etkinliklerinde ağırlamışlar ya da makamlarında ziyaret etmişler. Dışarıdan bakıldığında Recep Tayyip Erdoğan emriyle kurulmuş, Ak Parti’den organik ya da inorganik destek alan bir oluşum.

Osmanlı Ocakları üç şeyi çok iyi kullanıyor. Birincisi; Osmanlı adını. Yaptığı faaliyetlere karşı çıkanları, kendilerine değil Osmanlı’ya karşılarmış gibi gösteriyor. Diğeri de siyasilerle çektirdiği fotoğrafları. Söz gelimi Ak parti kongresinde karşılaştıkları bir siyasiyle çektirdikleri hatıra fotoğrafını daha sonra, kendilerine verilmiş bir destek gibi gösteriyor. Son olarak da sayın Cumhurbaşkanı’nın adını kullanmaları. Söz gelimi Osmanlı Ocakları dergisini sayın Cumhurbaşkanı’na verdikleri <a rel="nofollow" style="color: blue;" href="http://osmanliocaklari.org.tr/osmanlica-dersi-bin-yillik-gecmisimiz-ile-baris-antlasmasi-demektir" target="_blank">link</a> ni yazarken sanki Beştepe’ye özel davetle gidip dergiyi takdim etmişler gibi bir hava yaratılmak isteniyor. Fakat paylaşılan resimlerden de anlaşılacağa üzere cumhurbaşkanı’nın güzergahı üzerinde bekleyip veriyorlar. Ya da medyada haklarında çıkan olumsuz haberlere tepki gösterirken <a rel="nofollow" style="color: blue;" href="http://osmanliocaklari.org.tr/osmanli-ocaklari-genel-baskani-kadir-canpolat-uzak-menzilli-paralel-baglantili-akepecilere-sert-tepki-gosterdi" target="_blank">link</a> sonunda yazdıkları.

Haklarında çıkan bazı haberlere bakılırsa, Osmanlı Ocakları için yolun sonu göründü.

<a rel="nofollow" style="color: blue;" href="http://www.karar.com/gundem-haberleri/osmanli-ocaklarina-sorusturma-47216" target="_blank">link</a> <a rel="nofollow" style="color: blue;" href="http://www.haberturk.com/gundem/haber/1164399-erdogan-osmanli-ocaklarindan-rahatsiz" target="_blank">link</a>

İnşallah yeni dönemde bu tür yapılanmalar hak ettikleri ilgiyi bularak tarihin çöp sepetine atılır.

22

Mustafa Karayel

Puan: 4.23

Kâfi̇r de Olsa Mi̇sâfi̇re İkrâmı Emreden Bi̇r Di̇n

Mustafa Karayel yazdı, 538 kez okundu, 9 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
Emîr-ül mü’minîn Alî bin Ebî Tâlib “kerremallahü vecheh” rivâyet buyurmuşlardır. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” beni huzûr-u şerîflerine çağırdı. Buyurdular ki: Yâ Alî! Sen bana Hârûn aleyhisselâmın Mûsâ aleyhisselâma olduğu gibisin. Fekat benden sonra Resûl gelmez. Sana vasıyyet ede
23
okuma modu
devamı...

Emîr-ül mü’minîn Alî bin Ebî Tâlib “kerremallahü vecheh” rivâyet buyurmuşlardır. Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” beni huzûr-u şerîflerine çağırdı. Buyurdular ki: Yâ Alî! Sen bana Hârûn aleyhisselâmın Mûsâ aleyhisselâma olduğu gibisin. Fekat benden sonra Resûl gelmez. Sana vasıyyet ederim, dinleyip, ezberlersen, şükr edenlerden olursun ve şehîd olursun. Allahü teâlâ hazretleri seni kıyâmet gününde fakîh ve âlim olarak diriltir, deyip bir çok hususu bildirdiler. Sonunda da;

Yâ Alî! Benim vasıyyetimi hıfz et. Nasıl ki ben Cebrâîl aleyhisselâmdan, O Rabbül âlemînden sübhânehü ve teâlâ hıfz etdi. Yâ Alî! Sana bu vasıyyetde evvelin ve âhırin ilmini verdim. Her kim ki bunun ile amel eylerse, dünyâda ve âhıretde selâmet üzere olur, buyurmaktadır.

Efendimizin (sallallhu aleyhi ve sellem) vasiyyetlerinden birisi şudur ki;

Yâ Alî! Kâfir de olsa, komşuna ikrâm eyle. Kâfir de olsa müsâfire ikrâm eyle.

Alemlere rahmet olarak gönderilen Sevgili Peygamberimizin nice hikmetlere mebni bu sözleri, İslamiyyetin nasıl bir din olduğunu dosta düşmana göstermektedir.

Allahü Teala'nın "habibim" dediği Sevgili Peygamberimiz böyle buyuruyor. Çünki Rabbimiz öyle emrediyor. Şöyle ki;

Ulül'azm peygamberlerden olan ve Allahü Teala'nın "halilim" dediği İbrahim aleyhisselamın misâfirperverliği ve cömertliği dillerde dolaşırdı. Misâfir olmayınca yemek yemez, bir misâfir bulmak için çok uzaklara giderdi. Bu öyle meşhur olmuştu ki kendisine Ebû'd-Düyûf "Misafir Babası" adı verilmişti...

İbrahim aleyhisselam, bir gün yine birlikte yemek için evine bir misafir arayıp bulup getirdi. Sofraya oturdular,yemeğe başlamadan evvel, Onun Mecusi olduğunu öğrenince;

-İmân edersen sana çok ikramda bulunurum, buyurdu. Israrlı tutumundan mecusinin kalbi incindi ve çekip gitti...Zira onu ısrarla evine davet eden İbrahim aleyhisselam'dı.

Allahü teâlâ, melek vasıtasıyla Hazret-i İbrahim'e buyurdu ki;

Neden onu misafir etmek için dinini değiştirmeyi şart koştun? O beni tanımadığı halde, ben onun yetmiş yıldır rızkını kesmiyorum, dedi.

Hazret-i İbrahim, çok üzüldü. Hemen koşup mecusiyi buldu;

-Demin dediklerimi unut, gel bana misafir ol, diye ricada bulundu. Mecusi şaşırmıştı. Meraklı gözlerle bakan mecusiye Hazret-i İbrahim, hâdiseyi olduğu gibi anlattı. Mecusi;

-Demek ki senin Rabbin, seni benim için ikaz etti ha? Bana nimetini karşılıksız veriyor, dedi. Ve kalbi yumuşamış bir halde;

-O halde bana dinini öğret, dedi.

Hazret-i İbrahim ona hemen zaruri dinî bilgileri öğretti. Beraberce eve gidip Allahü Teala'nın ismi şerifiyle başlayıp yemeği afiyetle yediler.

Ateşe tapan mecusi halis bir mü'min oldu.

***

Eskiden ne kadar misafirperver bir millet olduğumuza dair sayısız misaller anlatılabilir. Bunun eşsiz örneklerini sergileyen ecdadımıza ve bütün bu güzelliklerin bize ulaşmasına vesile olan bu güzel dinin Peygamberine dualar olsun! Allahü teala şefaatlerine nail eylesin. Amin!

29 Ara 18:22

Ellerine sağlık

24

Kerem Yüksel

Puan: 5.88

Yılın Ki̇şi̇si̇ - Kazananlar ve Kaybedenler

Kerem Yüksel yazdı, 535 kez okundu, 7 kişi beğendi, 7 yorum yapıldı.
Yılın kişisi kim olacak diye merakla bekliyorduk dünya halkları olarak. Sayın Merkel bu şerefe nail oldu. Tebrikler. Öyle çok sevindik ki. Evvela Time dergisini tebrik etmek lazım pazarlama başarısından dolayı. Ebubekir el Bağdadi, Donald Trump, Vladimir Putin gibi isimlerin arasından sıyrılıp
25
okuma modu
devamı...

Yılın kişisi kim olacak diye merakla bekliyorduk dünya halkları olarak. Sayın Merkel bu şerefe nail oldu. Tebrikler. Öyle çok sevindik ki.

Evvela Time dergisini tebrik etmek lazım pazarlama başarısından dolayı.

Ebubekir el Bağdadi, Donald Trump, Vladimir Putin gibi isimlerin arasından sıyrılıp harika zaferi elde eden Şansölye'yi de sevinçle tebrik ve takdir edelim.

Hatta Antalya eski belediye başkanımızdan rica edelim bir festival düzenlesin bu gelişme onuruna. Alaman festivali.

Time yayın yönetmeni durumu şu şekilde açıklıyor;

"...şahsi menfaatin yanı sıra zorbalığa karşı taviz vermediği için ve dünyada az bulunan kararlı bir ahlaki liderlik gösterdiği için..." (sesli gülüşmeler)

Mülteci meselesini biraz para bir kaç fasıl karşılığı kaynağında çözme zekasını gösterip steril Avrupa topraklarını müslüman mültecilerden koruduğu için açık ara favoriydi.

Tabii kendine lazım olan kadarını alıp fazlasını engelleyerek başarısını da perçinlemişti.

Nasıl da 3 milyar euro gibi uygun fiyata bağlamıştı Türkiye'yi. O lokasyonda o fiyat gerçekten kelepir.

Bu yüzden de ödülü hak etti. Bu şekilde açıklasa daha samimi bir hava oluşmaz mıydı?

Gerçi çok dişli rakipleri vardı Merkel'in. Adeta bir 'ölüm' grubundan çıktı diyebiliriz.

+Müslümanları dünyanın hedefi haline getirip (hazır bekliyor olmaları ayrı bir konu) türlü acılara gark eden IŞİD lideri Bağdadi. (daeş mi daiş mi bilemediğimden ışid diyeyim.)

Bu yılın kişisi tam olarak ne demek bilemedim ama bu ismin adaylığı çok ironik değil mi? İroniklik çok ya da az olur mu bunu ilerleyen yazılarda tartışalım. Fakat açıkça ilgi çekme amaçlı bir girişim.

+Burada adının geçmesi bile harf israfı ama yazacağız artık mecbur, müslümanlar ABD'ye giremesin diye propaganda yapan başkan adayı Trump.

Şişli Trump tower önünde öfkeli kalabalık toplandı mı onu takip edemedim. Onu bile yapamadıysa etki gücü düşük bir karakterdir ve elenmesi doğaldır. Yok toplandıysa, kırılan camları ziyarete kimler gitti bunu analiz etmek gerekir.

+Esed'i ayakta tutan gücü sağlayan Putin. Benim adayım Putin'di aslında çünkü Türkiye'den domates alımını durdurarak ve Türk dizilerini yasaklayarak ne kadar önemli bir lider olduğunu kanıtlamıştı.

Ayı ile boğuştuğu görüntüler bile bu etkiyi yapmamıştı.

İnsan seçmekte zorlanıyor, hepsi birbirinden değerli. Hasan Ruhani de var gerçi ona değinmedik.

Onla ilgili yorumu da Yemenli, Iraklı, Suriyeli kardeşlerimiz yapsın artık.

Bir de mülteci botunu patlatan Yunan askere de onur ödülü vermek fena olmazdı. Unutulmuşsa demek...

Ne yapsınlar Aylan Kürdi'ye verecek değiller ya yılın kişisi unvanını. Kaldı ki Aylan bebek kişi bile olamadan göçüp gitmişti. Bizimki de Laf-ı güzaf.

Elbette fazla ciddiye almanın manası yok. Kazanan ve kaybedenlere bakınca dünyanın nasıl çılgın bir dönemden geçtiğini görerek bu değersiz yarışı kendi gelişimimiz için bir fırsata çevirmiş olalım. İdrak yollarımız açılsın. Şansölye de icraatlere devam etsin.

Esasında kafaya takmaya gerek yok da bu Almanlar yenildiklerinde biz de yenik sayılıyoruz. O sebeple gündem oluyor yani. Yoksa sorun değil.

15 Ara 15:05

Misafir

site hacklenmiş neler oluyor buraya yazdıklarım başka yazıların altında beliriyor şizofren site

15 Ara 15:04

Misafir

yüz yıllar içinde içimizdeki alman seviciliğinin kayıtsız şartsız alman düşmanlıkına dönüşmüş olması çok açı. enver, cemal ve talat paşaların ruhları şimdi kim bilir ne hallerdedirler...

26

Sıla Müni̇r

Puan: 3.7

Aşk (?!)

Sıla Müni̇r yazdı, 528 kez okundu, 7 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
Üzerine dünyanın derdi binmiş, Beli bükük ihtiyar gibiyim, Sormayın bana aşktan, meşkten, Huzurumu bozmayın, böyle iyiyim. Bir hayli vakit oldu bu ıstırabı çekeli, Bir garip oluyorsun, ne akıllı ne deli, Tek kazancım şu idi, verdiği nasihatdi : "Allah'a ulaştırmayan her aşk, aşk değ
27
okuma modu
devamı...

Üzerine dünyanın derdi binmiş,

Beli bükük ihtiyar gibiyim,

Sormayın bana aşktan, meşkten,

Huzurumu bozmayın, böyle iyiyim.

Bir hayli vakit oldu bu ıstırabı çekeli,

Bir garip oluyorsun, ne akıllı ne deli,

Tek kazancım şu idi, verdiği nasihatdi :

"Allah'a ulaştırmayan her aşk, aşk değil"di.

Evet, aşk aynı zamanda Mevlâ'ya kavuşturmalı,

Geçici heveslerden insanı soğutmalı,

Ne bahtiyar olunur, bu denli bir sevgiden,

Her kula nasib olmaz, seçilmişdir sevilen.

Mevlâ'yla bağ olan âşık, sadık olsa gerekdir,

Sadakati gözünde, gönlündeki edebdir!

Allah'ı hatırlatan bir aşk seçmezsen eğer,

Bil ki bütün ömrün, âh ve figanla geçer.

Otuzuna varmadan beli bükülür ruhunun,

Yarenlik eder sana, sabır denen bastonun...

Not: Fotoğrafdaki eser üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ÇİLE isimli eserindendir.

16 Ara 14:28

Teşekkürler. :)

16 Ara 14:26

Kalemine sağlık :)

28

Fatma Nur Sarı

Puan: 2.25

Sormayan Ne Bi̇lsi̇n!

Fatma Nur Sarı yazdı, 629 kez okundu, 7 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
Âlemin dilinde bir “en uzun gece”. Ahali dursun, dinlesinler. Kim bilir bu en uzun geceyi,demesinler. İşte, dedem Fuzûlî’nin sözü buradadır : “Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir/ Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ'at.” Herkesin sözüne itibar etmesinler. Işığı gören fakat ona uzanamayan
29
okuma modu
devamı...

Âlemin dilinde bir “en uzun gece”. Ahali dursun, dinlesinler. Kim bilir bu en uzun geceyi,demesinler. İşte, dedem Fuzûlî’nin sözü buradadır : “Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir/ Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ'at.” Herkesin sözüne itibar etmesinler.

Işığı gören fakat ona uzanamayan Rahip Bahira’ya, Varaka bin Nevfel’e sorsunlar. Bitmeyen geceyi, gelmeyen gündüzü en iyi onlar bilir. Âkif bilir beklemeyi, feryâdı dilinde: “Yâ Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı?”. Ona sorsunlar. Selânik’te bir sarayda mahpus Ulu Hakan, İstanbul’dan haber bekler. Bir gece ânsızın, yurdundan sürülen son sultân Vahidüddin Han’a sorsunlar. Vatan toprağına hasret yaşayan ve ölenlere sorsunlar.

Firavun sarayındaki Asiye’ye, eli karnında utanç içinde şehri terk eden Meryem’e, Hira’dan titreyerek dönen El-Emîn’i (s.a.v.) örtülere saran Hatice’ye (r.a.), Rasûlullah’ın (s.a.v.) yetimi Fâtımâ’ya (r.a.) sorsunlar.

Şimdi kim bilir ahde vefâyı! Dosta, sadığa sorsunlar. Peygamber’in (s.a.v.) yatağında ölümü bekleyen Ali’ye (k.v.), mağarada Peygamber’e (s.a.v.) yârenlik eden Ebûbekir’e (r.a.), Peygamber’i evinde misafir etme şerefine nail olan Eyüb el-Ensarî’ye (r.a.) sorsunlar. Ve vahiy kesildiğinde Rasûlullah’a (s.a.v.) sorsunlar ki nedir karanlık!

Hüzünler Evi’ndeki Yakub’a (a.s.) sorsunlar. Kuyudaki Yûsuf’a (a.s.) sorsunlar. Seneler sonra, gözleri görmez olmuş, güzelliği yitip gitmiş, sokaklarda sersefil Yûsuf’unu (a.s.) bekleyen Züleyhâ’ya sorsunlar. Aşığa sorsunlar!

Edebâli dergâhındaki Osmancık’a, İstanbul kapısındaki genç Sultân’a sorsunlar. Mısır yolcusu Yavuz’a sorsunlar, bir işaret ümidiyle karşılanan ve işaret gelmedikçe uzayan, kararan geceleri.

Zalimin önünde boyun eğmeyen adamlara sorsunlar. Şehadete vâsıl olan yiğitlere sorsunlar. Mübariz İbrahimov’a, Cevher Dudayev’e, Ömer Muhtar’a sorsunlar. Savunmasını yırtıp atan İskilipli Âtıf Hoca’ya, tabutluklara kapatılan Süleyman Hilmi Tunahan’a, memleketin o köşesinden öbür köşesine sürülen Said Nursî’ye sorsunlar. Torununa Kur’ân öğretmesi yasaklanmış dedeye, okul kapısında coplanan kızlara sorsunlar. Hep susan, hep sineye çeken şu millete sorsunlar!

Ümmetin son asrına sorsunlar. Sabredenlere, sabretmeyi bilenlere sorsunlar. Sapanla tank kovalayan küçük mücahitlere; Filistin’in, Çeçenistan’ın çocuklarına sorsunlar. Halepçe’nin, Hama’nın masumlarına sorsunlar. Srebrenitsa’ya, Başbağlar’a sorsunlar. Mostar’a, Boraltan’a sorsunlar. Batının ve doğunun bütün mazlumlarına sorsunlar!

Oğlunun, kocasının kemiklerini toplu mezarlardan toplayan Bosnalı analara, elinden ağlamaktan başka bir şey gelmeyen Arakanlı babalara sorsunlar. Kardeşlerinin acısını boynu bükük seyreden Müslümanlara sorsunlar. Başı yerde dişlerini sıkan adamlara ve güçsüz kollarını dizlerine vuran kadınlara sorsunlar!

Hastalara sorsunlar. Hastane odalarında yüzleri solgun bekleyen hasta yakınlarına sorsunlar. Bebeğinin doğumunu bekleyen bir anneye sorsunlar. Evlâdının ölüsünden dahi mahrum bırakılan annelere sorsunlar. Dağları deviren fakirliğe yenilen adamlara sorsunlar.

Soracak biri illâki bulunursa da, derdi bilmeyene sormasınlar! İşte, dedem Fuzûlî’nin sözü buradadır : Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkıt ne bilir/ Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâ'at!

27 Oca 15:14

Misafir

1

30
Kapat