Türkiye Aktivitesi
665 ziyaret
1 online
Gülşen Aslan
Edebiyat ile Ebediyet arasındaki ince bir çizgideyim..

Türkiye Puanı

130 puan Koyu Mavi Kalem

Derecesi

130 [Toplam 1568 kişi]

Türkiye
Tümü(4)
Pinledikleri(0)
Gülşen Aslan yazdı, 13 kez açıldı , henüz yorum yapılmadı.
11 Eki 17 01:00
Acınası Ruhlar

Biz genelde insanların gözünü değil,ruhunu görürüz.Ve herkes hep kendisiyle övünür,kimilerinin ise başarısı ölünce görülür.Biz ısrarla hayatı hep kendimiz yaşadık.Bütün dünya omuzlarimizdaydı inadına savaştık.Ağlayarak baktık aynaya ve hep şaşırdık.Yalansızdı sözcüklerimiz...Cam kırıklarıyla dolu ayaklarımız ve can kiriklariyla dolu kalbimizle çabaladık.Yarıda bıraktığımız neyse hepsi gece bizimleydi.Hayat kalabalık,hayat küçük bir nefesti.Kafamızda olup biten her şey son ses.Son kalan dala da tutunabilir mi herkes?Bu gökyüzünün altına sıkışmış hep acınası ruhlar.Biz ise ellerimiz ceplerimizde ayaklarimizda yağmur yürüdük.Menfaatler kalkacak yerine karakterler oturacak diye bekledik.Kimse "nasılsın" diye sormadı da..Biz de yaşananların hesabını onlara sormadık da..

Gülşen Aslan yazdı, 326 kez açıldı , 9 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi , 1 yorum yapıldı.
15 May 16 06:00
Benim Babam

Bu hayatta babana bile güvenmeyeceksin diyorlar ama ben en çok babama güveniyorum bu hayatta....

Bakışlarında seziyorum hüzünü

Gözlerinde buluyorum geçmişi

Sigara içtiğinde her dumanının neyi anlattığını ben biliyorum en iyi...

"Seni seviyorum" demese de hiç anlıyorum beni sevdiğini,üzerime titrediğini..

"Bakarız" en çok kullandığı kelime olsa da kızamıyorum ona...

Konuşmadan anlaştığım adamdır babam

Çocukla çocuk olabilen adamdır...

Kızmayı beceremeyen adamdır babam

Güven kaynağımdır...

En sevdiğim adamdır hayatta...

Saçlarının beyazladığını görünce üzülme sebebimdir..

Ağladığını görmediğim için dayanağımdır babam

Yokluğunu hissettiğim adamdır

Adam gibi adamdır babam

İyiki varsın babam...

Gülşen Aslan yazdı, 229 kez açıldı , 4 misafir olmak üzere 7 kişi beğendi , henüz yorum yapılmadı.
12 Nis 16 14:00
Ölmek İçin Erken

Yollar yokuş biz yine yandık

Hayat denilen bu şeyin neyine kandık?

Defterleri kapatıp yolumuza baktık

Günleri geriye sardık

Onca insanın içinde bile tek kalandık

Bırakalım her şeyi yarına kalsın

İleri saralım zamanı ilaç gibi

Geriye sardığımızda ise ölüm gibi

İyi biriyiz ama yerine bağlı

Gittiğimiz yol eksi değil yönümüz hep artı

Dost bildiğimiz o insanların yüzü kabir azabı

Söyledikleri ufak bir kelime bile canımızı yaktı

Hep mayına bastık

Karakterimiz kirlenmesin diye uğraştık

19 olduk ama hayallerden çıkamadık

Çocukluktu hep ellerimizle gömdüğümüz

Biz hiç gemiyi terk etmedik batarken

Bu yüzden ölmek için çok erken!

Gülşen Aslan yazdı, 248 kez açıldı , 4 misafir olmak üzere 8 kişi beğendi , 1 yorum yapıldı.
26 Ara 15 21:00
Kalp Alzheimer Olmaz

Bundan 10 sene önce küçük bir kız varmış, bu küçük kız hayat ne anlama geliyor bilmiyormuş bile... İnsanlara o kadar çok güveniyormuş ki, insanları o kadar çok seviyormuş ki ölene kadar süreceğini sanmış bu hayatın gülistanlık halini.

Bir gün evine gelmiş o gün en iyi notunu almış, annesine söylemek için can atıyormuş... Ama o kadar sessizmiş ki apartman, ölüm sancısı varmış gibi.. Küçük kız korkmuş tabi çünkü onun hayatında hiç sessizlik yokmuş 8 yaşında bir çocuğun hayatı nasıl olsa... Eve girmiş sonunda gördüğü manzara karşısında her şeyi unutmuş en iyi notunu, acıkan karnını, binadaki sessizliği, çünkü annesi yarı baygın yatıyormuş koltukta, anlamış ölüm sessizliğinin nereden geldiğini, çünkü bu ölüm sessizliğinin ardında en sevdikleri varmış, en güvendikleri...

O gün bu küçük kız büyümüş, 8 yaşından eser kalmamış hayatın ne demek olduğunu bile bilmeyen bu küçük kız hayatın ne lanet bir şey olduğunu o gün anlamış, ve o gün bir söz vermiş kendine, bir daha hiçbir şey için ağlamayacağım diye...

Birkaç yıl hiç ağlamadı gerçekten. Peki sonra neden anlamış ağlamamanın çare olmadığını? Oysa en son annesi öldüğünde ağlayacaktı çünkü onun ölümünden başka kimse onu üzemezdi.. Kin duydu en sevdiği, en güvendiği insanlardan nefret etti onlardan. Affetmeyecekti hiçbirini asla o günden sonra hiçbir zaman babaannesinin kapısını çalmadı 5 yıl kadar... Sonra anladı affetmenin büyük erdemlik olduğunu, annesi öyle demişti ona "Affet Kızım bunun bir mahşeri vardır" diye iyice tembihlemişti... Affetmek için gerçekten çaba sarf ediyordu küçük kız üstünden 10 yıl geçti ve bu küçük kız 18 oldu, 10 yıl sonra affetti en güvendiklerini, en sevdiklerini. Affetmesine affetti de hiç unutamadı çocukluğunun çalındığı hayatın ne demek olduğunu öğrendiği o günü..

Peki kimdi bu küçük kız... Gülşen'di yılmayan Gülşen.. Gülşen gerçekten affetti ama unutamadı onlara ders verdi... Kendini cezalandırmadı siz de en kötü olayları yaşasanız bile kendinizi cezalandırmayın Affedin, Affetmek en büyük nimettir, acılardan ders çıkarın, ama unutmayın çünkü akıl alzheimer olur da kalp olmaz.

EN MUTLU GÜNLERE:)