Türkiye Aktivitesi
1329 ziyaret
1 online
Mücahid Cesur
1997 İstanbul doğumluyum. Televizyon-Sinema bölümünü okumaktayım. Politik ve tarihi konularda araştırma yapmaktayım.

Türkiye Puanı

951 puan Yeşil Kalem

Derecesi

24 [Toplam 1635 kişi]

Türkiye
Kültür-Sanat(1)
Pinledikleri(0)
Mücahid Cesur yazdı, 40 misafir olmak üzere 42 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
31 Ara 16 02:00
Fikir Adamı: Seyyid Ahmet Arvasi
459c2e1fa850a82ea44d1cd4f782119e1483120453

459c2e1fa850a82ea44d1cd4f782119e1483120453

Gönül insanı, fikir adamı, dava aşığı, mütefekkir, pedagog, şair…

Onu anlatmaya, kelimelendirmeye, bir kalıba sokmaya mürekkepler yetmez. Ahmet Arvasi 1932’de Ağrı’da doğdu. Doğu Anadolu coğrafyasında yıllar sonra Müslüman gençlere yön verecek bir düşünür doğuyordu. Sırasıyla Van, Erzurum’da öğretimini tamamladı.Konya’da ilkokul öğretmeni olarak 19 yaşında insanlara fikirlerini yaymaya başladı. Üniversite eğitimini de tamamlayıp, enstitülerde hocalık yaptı. Toplumbilimciydi. Dönemin kasvetli ortamında, kaybollan milli ve manevi değerlere sahip çıktı ve buhran içinde olan Müslüman Türk gençlerine adeta bir kılavuz oldu. Bir taraftan içi bomboş olan maddeci,ruhsuz,dünyevi milliyetçiliğe karşı çıktı. Bir taraftan da siyasal İslam’a ve değiştirilmeye çalışılan İslam anlayışını eleştirdi. O dönemde sıkça kullanılan Türk-İslam sentezi kavramı yerine ısrarla Türk-İslam ülküsü kavramına kitaplarında sıkça yer verdi. Ehlisünnet bir müslümandı. İçi boşaltılmaya çalışılan kavramları yeniden tanımlıyor ve o dönemde ki milliyetçi gençleri putperestçi bir anlayıştan Öz Muhammedi İslam’a yönlendiriyordu.

Kendisi biyolojik olarak Arap olmasına rağmen sosyolojik olarak Türk olduğunu ve Türk Milletinin bir ferdi olmaktan gurur duyduğunu her zaman ifade etti. Türk ve İslam’ın birbirlerine karşı olmadığını ve bunları karşı cephe olarak görenlerin büyük gaflet içinde olduğunu vurguladı. Bir dönem MHP parti yönetiminde yer aldı. Fikirleriyle Türk-İslam Alperenlerinin, vefatından 5 yıl sonra M.Yazıcıoğlu liderliğinde kurulacak BBP kurucu kadrolarını derinden etkiledi. Türkiye Gazetesinde Türk-İslam köşesi olarak günlük yazılar yazdı. Onlarca kitabı mevcut olmasına rağmen bu kitapları okuyup anlamadığımız için belki de merhumun bize ilaç olarak gösterdiği teorileri uygulayamadık. Toplum ahlakı, tasavvuf-şeriat ilişkisi ve Güneydoğu meseleleri halen Türkiye’nin devam eden sorunlarıdır. O bir yazısında ‘’kadrolar değişmedikçe, anayasalar,kanunlar ve tüzükler değişse bile bir anlam ifade etmez’’ demişti. Yakından tanıyanlar onun evini bir mektep gibi görürdü. Peygamber aşığı bir mütefekkirdi. Tarihine, bayrağına, dinine ve kültürüne yabancılaşan gençlerin elinden tutup yol gösterdi ve vatanseverliği topluma aşıladı. Özellikle 1975’ten sonra ülkücü camiada çok rağbet gördü. Mamak’ta zindanlara atıldı, kalp krizi geçirdi. O da her dava adamı gibi çileye talipti ve nasibini aldı. Fuhşiyatın, Allah’a isyanın zirvede olduğu 31 Aralık 1988 yılında daktilosunun başında hakikatları kağıda dökerken, Rabbine kavuştu. Biz ondan razıyız. Allah’ta ondan razı olsun. Bizleri şefaatine nail eylesin…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.