Mücahi̇t Kılıç

Türkiye Puanı

Turkuaz Kalem

Derecesi

41 [Toplam 1656 kişi]

http://www.mucahitkilic.com/
Türkiye
Mücahi̇t Kılıç yazdı, 28 kez açıldı, 1 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
12 Ara '16 01:00
Siyaset ve Devlet Düşmanlığı Arasındaki İnce Çizgi

Açık sözlü olmak gerekirse "ki gerekiyor" ülkemizde politikayı ve siyaseti her daim ülkesinin ve milletinin menfaatleri üzerine çıkaran bir kesim vardır. Bu kesim ister sağ ister sol, ister yatay ister dikey her gruptan çıkmakta ve eksik olmamaktadır. Milli mesele kavramı zihninde ve kalbinde oluşmamış bu insanlar için içinde bulundukları siyasi zümrenin çıkarları ve haklılığı kadar önemli hiçbir şey yoktur. Bu tutum, ülkemizde yaşanan en ufak terör hadisesinde ortaya çıkmaktadır. Her insanın bir ideolojisi, partisi, topluluğu olabilir. Olmalıdır da. Ancak bu kurumların devletin ve milletin menfaatlerinin üzerine çıkarılması vatana ve millete nankörlük etmek demektir. Bugün ülkeyi yöneten kişi ve kurumlara en ufak terör saldırısında sert tepkiler koyup bizzat o eylemi yapanlara tek kelime dahi kullanmamak, siyaset ile, iktidar karşıtlığı ile vatan hainliği arasındaki ince çizgiyi aşmak demektir. Yine aynı şekilde ülkemizde yapılan en ufak terör eylemini ülkedeki siyasi gelişmelere ve iktidarın düşürülmek istenmesi gibi sebeplere bağlamak da aynı şekilde bir gaflet ve ihanettir. Bu topraklarda yıllardır terör var, yıllardır hainler vardır ve hiç de eksik olmayacaktır. Bize düşen, gerçek bir Türk evladına yakışanı yapmak ve her türlü kişisel ve siyasal çıkarı bir kenara bırakıp vatan için, millet için, bayrak için birlik olmak, devletimizin yanında durmaktır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Mücahi̇t Kılıç yazdı, 14 kez açıldı, 1 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
22 Eyl '16 05:00
Türk Kimleri Rahatsız Eder?

Türk kimleri rahatsız etmiştir ve kimleri rahatsız etmektedir? Bu soruyu tarihe sorduğumuzda cevabını en güzel şekilde almaktayız.

Türk, korkuyla Çin'e, Çin Seddi'ni yaptırıp rahatsız etmiştir.

Türk, Kür Şad ve 40 çerisi ile yine Çin'i rahatsız etmiştir.

Türk, Malazgirt'te yüzbinlerce kişilik Bizans ordusunu rahatsız etmiştir.

Türk, yine 1453 yılında Bizans'ı rahatsız etmiştir. Rahatsız olan Bizans ise tarihin tozlu sayfalarına karışmıştır.

Türk, yine bir zamanlar Viyana'yı rahatsız etmiştir.

Sakarya'da, Çanakkale'de, Maraş'ta, Antep'te ağzı salya akıtan Batı'yı rahatsız etmiştir.

Türk İzmir'de Yunan'ı rahatsız etmiştir.

Türk Kıbrıs'ta Amerika ve İngiliz'i rahatız etmiştir.

Tarihin her bir sayfasını açıp baktığımızda Türk kimi ve kimleri rahatsız etmiş görürüz. Peki Türk'ün yüzyıllardır rahatız ettikleri âşikâr iken, şimdi farklı yerleri mi rahatsız ediyor dersiniz? Hiç sanmam. Çünkü bir millet tarihiyle ve tarihten bugüne getirdikleriyle varolur.

O halde bugün daha gür bir ses ile; Tanrı Türk'ü korusun. Ne mutlu Türk'üm diyene!

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Mücahi̇t Kılıç yazdı, 19 kez açıldı, henüz beğenen yok, henüz yorum yapılmadı.
10 Ağu '16 01:00
Milliyetçilik ve Takva

Dünya'da diğer tüm yaratılmışların üzerinde ve diğer tüm yaratılmışlardan farklı özelliklerle yaratılan yegane varlık insandır. İnsan, Tanrı'nın yeryüzüne halife olarak atadığı bir temsilcidir. Yaptıklarıyla ve yapmadıklarıyla hesap gününde hesaba çekilecek olandır. Peki insan bireysel bir varlık mıdır? İnsan, bireyden ibaret midir? Bu soruların cevabı çok açık bir şekilde hayır olacaktır. İnsan toplumsal ve topluma göre yaratılmış, akıl ve irade verilmiş, ahlak ve diğer kutsal değerler etrafında şekillenmiş ve Allah tarafından yaratılmışların en şereflisi sıfatıyla da tanımlanmıştır. İnsan, topluma göre yani toplu yaşamaya göre bir fıtrata sahip ise bu toplum nasıl bir yapıdadır ona bakmak gerekir. Bu konuda en net ifade Kuran-ı Kerim'de bulunmaktadır. Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır.(Hucurat-13) Evet Allah insanı kabileler halinde yaratmıştır. Bir kimse çıkıp "Efendim ne milliyeti, hepimiz aynı atadan geliyoruz, bunlar sonradan uydurulmuş şeylerdir." şeklinde bir ifade kullanamaz. İnsanın toplumlar halinde yaratıldığından ve toplumların yani milliyetlerin varlığından şüphe duymak akıl işi olmasa gerek. Dünya hayatı bir imtihandır ve bu hayatın sonunda insanların içinden iyiler ve kötüler, cimriler ve cömertler çıkmaktadır. Yani insanlar yaptıklarına göre Tanrı'nın gazabını yahut ödülünü kazanmaktadır. Meselemizin merkez noktası olan "takva" da burada devreye girer. Takva nedir diye soracak olursak; Takva, kişinin Allah'a olan korkusu/sevgisi ve bunların neticesinde yaptığı kulluğa denir. Anlaşılacağı üzere bireyin kendisiyle ilgili bir meseledir. Bu çıkarımın sonunda "Üstünlük takvadadır." hadisi üzerinden milliyetleri ve milliyetçiliği haram olarak göstermek bir yanılgıdan ibaret olsa gerek. Bir kişi "Ben şu millettenim ve milletimi seviyorum, benim milletim yaptıklarıyla ve özellikleriyle diğer milletlerden güzeldir ve tarihin en büyük milletidir." dediği vakit takva ile ilgili hadise ters düşecek ne söylemektedir? Milletlerin üstünlüğü ile bireyin üstünlüğünü karıştırmak büyük bir yanlıştır. Bir kimse diğerine elbette ben senden üstünüm benim kaşım gözüm şöyle, benim babam bu diyemez. Çünkü insanlar birbirilerine yanlızca iyilikte(takvada) üstün olabilirler. Ancak bir millet, bir kavim tarihin akışı içerisinde yaptıklarıyla, tarihe ve insanlığa kattıklarıyla neden diğer milletlerden üstün olamasın? Mezarlıklar milletlerin değil kişilerindir. Bir kimse mezara tek girecektir. Hesabı kendi hesabıdır. Ancak bu olguları, Allah'ın insanları yaratırken belirttiği özellik olan millet olmak ile karıştırıp yorumlamak gafletten başka bir şey olmasa gerek. Yani insanlar arasında adına millet dediğimiz bir olgu vardır ve bu olgu o milletin yaptıklarıyla, yapmadıklarıyla, tarihe ve insanlığa kattıklarıyla diğer milletler içerisinde üstünlük göstermesine sebep olmaktadır. Üstünlük takvadadır evet. Takva hak yememektir, zulmetmemektir, iyiliği ve adaleti yaymaktır. Öyleyse bir millet tarihte bu özelliklerle yoğrulmuş ve bezenmiş ise, o millet diğer kavimlerden elbette üstündür. İnsanların kendi bireysel özellikleriyle diğer insanlara üstünlük iddia etmesi yanlış olan ve hadiste anlatılmak istenendir. Öyle olmasaydı aynı Peygamber İstanbul için; "Onu fetheden ordu ne güzel ordudur." der miydi? O vakit o ordu, o millet, bu konuda diğer milletlerden üstündür. Üstünlük takvadadır. İyiliktedir. İyi olan üstündür. İyi ordu, iyi komutan, iyi milletler üstündür. Üstünlük takvadadır ve hangi millet tarihe ve insanlığa ne katmış açıktır, nettir. O halde kavramları yerli yerine koymalı ve ondan sonra bir kez daha düşünmeliyiz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Mücahi̇t Kılıç yazdı, 14 kez açıldı, 2 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 May '16 01:00
Medeniyet Üzerine

Batı’nın bize yutturduğu en güzel uyku haplarından birisi de “gericilik” olsa gerek. Düzenli olarak dozumuzu veriyorlar eksik olmasınlar. Geride kalan, geçmişe ait olan veya geçmişin günümüze taşıdığı örf, adet ve en önemlisi mukaddesâtı “gericilik” diyerek bize geri verdiler. Bir kısım aklı satın alınmışlar, bir milleti, bir medeniyeti bir günde kuracaklarını sanıp, birikimleri bize gericilik diye reklam etti. Bir bina temeli üzerine yapılırken, bir millet, bir medeniyet nasıl olur da geriden, geçmişten bir şeyler katamaz bugününe? İşlerine gelmeyen, bizi biz yapan ve Batı’nın o batmayan güneşinin önünü kesen bütün değerlerimiz artık bizim için “gericilik” oluverdi.

Yazık ki biz, bize düşman olanlardan daha çok bize düşman olduk. Kendi topuğumuza şarjör boşalttık. Bize neyi nasıl gösterdilerse öyle gördük. Din ilerlemeye engel dediler ateist olduk, maymundan geldik dediler evrimci olduk. Koskoca bir millet, bir medeniyet adeta küçük bir bebek gibi eline ne verildiyse onu hoş görüp benimsedi. Ne yazık ki o bebek hâlâ büyümedi. Geride kalıp, ahlaksızlık, maddecilik, ruhsal bataklık gibi kavramlardan korunmak yerine “çağdaş ve ilerici” olup hepsinin dibine battık. Kendi halklarını uyuttukları haplarla maalesef bizi de uyuttular. Oysa onlar uyumaya müsaitti. Peki ya biz? Biz müslümandık? Biz Türk idik?Sınırsız içkiler, sexist propagandalar, kulüpler barlar vs vs. Bizim mide bu hapları kaldırmazdı oysa. Geride kalıp korunamadık. Velhasıl, şurada bir ateş yansa geride bekleyip yanmak istemeyecek gafiller, kalkıp bir medeniyete gericilik ilericilik dersi vermesin.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir