Türkiye Aktivitesi
1374 ziyaret
1 online
Ali Osman Rothschild
Concordia, Integritas, Industira

Türkiye Puanı

532 puan Turkuaz Kalem

Derecesi

28 [Toplam 1595 kişi]

Türkiye
Tümü(2)
Pinledikleri(0)
Ali Osman Rothschild yazdı, 6 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 Eki 15 14:00
Bugün'de Ne Oldu?

28 Ekim 2015, bu tarihi aklınızda iyi tutun ! Bir önceki gün her şey normal seyrinde gidiyordu; istediğimiz gibi özgürce haberler yapıyor, AK Partililere ve Cumhurbaşkanı'na hakaretler ediyorduk ve basın organı olduğumuz için bunların hiçbirinin hesabını vermiyorduk. Karizmatik patronumuzun atarlı giderli açıklamaları, meydan okumaları, servetinin önemsiz olduğu vurguları gibi unsurlar da bizi heyecanlandırıyor, savaş açtığımız tarafın Türkiye Cumhuriyeti Devleti olduğu gerçeğini kısa bir süreliğine unutmamızı sağlıyordu.

Sonra çok acayip bir şey oldu ve şirketimize kayyum atandı. Bir şirkete kayyum atanması Cumhuriyet Tarihi'nde ilk defa gerçekleşmişti ve o da bize denk gelmişti. Hiçbir şirkete kayyum atanamaz, vicdan sahibi iyi hukukçular bunu bilir. Olaylar da bundan sonra gelişti...

Kayyum ekibi, atanmaları yetmiyormuş gibi bir de atandıkları bu görevi icra etmeye kalkmışlardı. Düşünebiliyor musunuz güzel insanlar! Bir insan kayyum olarak atanıyor, bununla yetinmiyor, bir de kayyumluk görevini gerçekten yerine getirmeye çalışıyor. Pes doğrusu...

Sabah erken saatlerde binamıza geldiler ve içeri girmeye çalıştılar. Tabii ki de içeri almadık. Bu şimdi söyleyeceğim şey lütfen aramızda kalsın ama biz zaten geleceklerini biliyorduk. Muhterem Hocaefendi bir önceki gece rüyasında Peygamber Efendimiz'i (sav) görmüş ve Efendimiz kayyum ekibinin sabah polislerle birlikte binaya geleceğini söylemiş. Hocaefendi de Akın Bey'i arayarak Efendimiz'in uyarısını kendisine iletmiş, her türden yayınlar yaptığımız medya organlarımız için de 'okçu tepesi' benzetmesini yapmış. Neyse, sabah polisler geldiğinde tabii ki de zorluk çıkardık. Zorluk çıkarıldığında polisin nasıl tepki vereceğini biliyorduk. Ne de olsa bizler cemaatin çok iyi eğitilmiş gençleriydik. Bilmediğimiz bir şey neredeyse yok gibiydi, AK Partililer gibi cahil ve köylü değildik. Polisin etkisiz hale getirdiği arkadaşlarımızın fotoğraflarını haberleştirdik. Allah kimseyi gördüğünden geri bırakmasın dostlar, eskiden bu polisler falan hep bizimdi. Zamanında muhterem Hocaefendi yok pahasına almıştı buraları, şimdilerde çok değerlendi. Kusura bakmayın konuyu dağıtıyorum, ben çok doluyum da...

Halkımızın vicdanına çok güveniyorduk, sen yalan söyle, inanmayan halk utansın... Odamıza girmeye çalıştıkları sırada ben "lanet olsun dostum, hepimiz bu lanet yerde cehennemi boylayacağız" diye bağırdım fakat pek etkili olmadı. Bizler altın nesil olduğumuz için cehenneme gitme ihtimalimiz neredeyse hiç yoktu. Beklediğim tepkiyi alamayınca bu sefer "hepimizi öldürecekler" diye bağırdım. Cennete gideceğimiz neredeyse kesin olmasına rağmen yine de ölümden korkuyorduk. İnsanoğlu garip yaratık... Ben bu sözü söylediğim anda oda karışıverdi, insanlar kan ter içinde bizi öldüreceklerini haykırıyordu. Bizi öldürmeyeceklerinin tabii ki farkındaydım ama galiba aramızda buna da inanlar oldu, ya da onlar da benim gibi kamera görünce dayanamayanlardandı, bilemiyorum...

O gün orada bizi çok sayıda insan destekledi. Bu insanların en önemli ortak özellikleri, dürüstlük, ahlak, demokrasi dendiğinde Türkiye'de akla gelen ilk isimler olmalarıydı. Birkaçını saymam gerekirse; Nazlı Ilıcak, Hasan Cemal, Can Dündar...

Olaylar hala sona ermiş sayılmaz, sona erdirmeye de pek niyetimiz yok. Dünyada ilk defa Türk Hukuku'nda ortaya çıkmış ve ilk olarak da biz muhabbet fedailerinin tebliğ aracı olan yayın organımızda uygulanan kayyumluk kurumunun nitelemesini de ülkemizin değerli hukukçuları yapacaktır. Eğer bunu haklı buluyorsa değerli bir hukukçu değildir ve devletten iş alıyordur zaten. Anlatacaklarım şimdilik bu kadar, ümitvar olun abiler. Bizler şu anda Allah'a kurban edilmek üzere boynuna bıçak yaslanmış İsmail'iz, illa ki gökten bir koç inecek, bu artık darbe mi olur, uluslararası yaptırımlar mı olur, orasını da en büyük abilerimiz bilir...

Bugün TV fedaisi,

Ali Osman Rothschild

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Ali Osman Rothschild yazdı, 107 misafir olmak üzere 124 kişi beğendi, 19 yorum yapıldı.
13 Eki 15 10:00
Nasıl Aktrol Oldum

Twitter hesabımı 2010 yılında arkadaşlarımın baskısı sonucu açtım. İlk başta çok ısınamasam da yavaş yavaş ortama uyum sağladım. Artık ben de fikirlerimi insanlara duyuruyor, Türkiye ve dünya gündemini mevcut en hızlı şekilde takip ediyordum. Tabii o zamanlar işlerin bu noktaya geleceğinden habersizdim...

Murat Soyer'le de Twitter aracılığıyla tanıştım. Yüzyüze ilk görüşmemiz de Balgat'ta meşhur bir nargilecide oldu. İlk başlarda çok canayakın, babacan, iyi bir adam olduğunu düşündüm, başıma geleceklerden habersizdim... Zaman geçtikçe Soyer'le daha sık görüşmeye başladık. Bana yemek ısmarlıyor, oturduğumuz yerlerde hesap ödememe müsaade etmiyordu, "sen öğrencisin, öğrenci hesap ödemez" diyordu.Gittiğimiz yerlerde arkadaşlarıyla da tanışıyordum. Bir gün beni tanıştırdığı bir arkadaşı "Ali Osman da bizden mi?" diye sordu. Soyer ona sinsi bir gülüşle "değil ama olacak" şeklinde cevap verdi. "Abi siz kimsiniz, ben ne olacağım?" diye sordum. "Önemli bir şey değil, aramızda bir şaka" dedi, inandım, belki de hayatımın en büyük hatasıydı.

2013 Haziran'ydı, Gezi Olayları patlak vermişti, Ankara Hukuk son sınıf ve öğrencisiydim ve okuldan artakalan zamanlarımda bir hukuk bürosunda çalışıyor, harçlığımı bu şekilde çıkarıyordum. Murat Soyer o zamanlarda çok değişti, artık kendisini tanıyamamaya başlamıştım. O eski babacan adam gitmiş, yerine agresif, mezhepçi ve sinirli biri gelmişti. Bu zamanlar, aynı zamanda Soyer'in ilk defa benden bir şey istediği zamanlardı; siyasi içerikli bir tweetini retweet etmem... İstemedim, "abi ben düz trollüm, eğlencesine burdayım" dedim. "Bir kereden bir şey olmaz, ortalık sakinleşince tekrar eski formatına dönersin" dedi. Kabul etmedim ve Soyer'in çirkin yüzünü ilk defa o zaman gördüm. Bana söylediklerini kelimesi kelimesine aktarıyorum:

"Kaç aydır yediğin önünde yemediğin arkanda, çay içiyorsun hesap ödemiyorsun, nargile içiyorsun hesap ödemiyorsun, oralet içiyorsun hesap ödemiyorsun. Her yemeğin yanına kola söylüyor, üzerine sigara içiyorsun. Bu değirmenin suyu nereden geliyor zannediyorsun. Senden bir retweet istiyorum ve bunu gerçekleştirmek senin bana borcundur"

Çok ağır konuşmuştu ve söylediği şeyler doğruydu. Birkaç gece düşündükten sonra, üzerimde bu kadar emeği olan abimin basit bir ricasını kırmamın saygısızlık ve nankörlük olacağına karar verdim. Söylediği tweeti retweetledim.

Temmuz ayının ortalarıydı, ayın 5'ine kadar ödemem gereken kirayı ödeyememiş ve evsahibinin taciz telefonlarına maruz kalır bir haldeydim. Bu çıkmazdan nasıl çıkacağımı düşünürken aklıma Murat Soyer geldi, o benim abimdi ve beni sever, bana yardım ederdi, aradım, durumu anlattım. Bana "Gezi konusunu sahiplenmedim, hiç tweet atmıyorsun, bu konuyu sahiplenirsen senin problemini çözerim" dedi. Mecburdum, sahiplenmesem de öyleymiş gibi yaptım, hükümet lehine tweetler attım. Bir anda evsahibi telefon etmeyi bıraktı, bankaya gittiğimde kredi kartı borcumun ödenmiş olduğunu gördüm, aylardır kesik olan internet bağlantım da açılmıştı. Teşekkür etmek için Soyer'i aradım, telefonda bana "sen böyle takıl, bir daha hayatın boyunca çalışmak zorunda kalmayacaksın" dedi ve o günün akşamına beni Balgat'ta çağırdı. Balgat'a gittiğimde kalabalık bir masayla karşılaştım, o gün o masada olanları belki sizler de tanırsınız; Fahreddin isminde sakallı bir genç, Esat isminde sakalsız bir genç, Zakkumcu Ziya isminde tonton bir ihtiyar ve Esko Bey isminde yakışıklı olmayan fakat yakışıklıymış gibi davranan orta yaşlı bir bey...

O gün Soyer hiç konuşmadı, Esat bana 30 bin kişilik bir sosyal medya ordusundan bahsetti, eğer onlara katılırsam günde 10 tweet atarak ayda 5 bin lira kazanabileceğimi söyledi. Masadan kalmak istedim, Soyer kulağıma "içtiğin oraletlere böyle mi karşılık veriyorsun" dedi, sustum ve geri oturdum. "Hem kötü bir şey yapmıyoruz ki, vatandaşlarımızın olayları doğru anlayabilmesi için yalanları ifşa ediyoruz" dedi. İnandım. Aylık 5 bin lira da o anki maddi durumum için inanılmaz bir meblağ idi. Hukuk bürosunda günde 12 saat çalışıp sadece 500 lira kazanıyordum. Mecburen kabul ettim. Ayrıca masadan kalkmaya çalıştığımda Soyer ceketini hafif yana sıyırarak silahını görmemi sağlamıştı. 22 yaşındaydım ve çok korkmuştum, ayrıca paraya da çok ihtiyacım vardı, kabul ettim. Devamını zaten herkes biliyor, şimdi size bilmediğiniz bazı şeyler anlatacağım...

Son yayınlanan aşırı bilimsel görsel bizlerin tüm foyasını ortaya çıkardı. Bütün algı operasyonu tekniklerini öğrenmiştik fakat bilimin yanılmayacağını öğrenmemiştik. Görseli gördüğü anda Keçiören'deki hücre evimizde Esat "Hayır, olamaz, mahvolduk, hakkımızda her şeyi biliyorlar" dedi. Çekyata uzandı ve ağzından şu sözcükler döküldü; "Reis'i de biliyorlar..." O anda başlayan sessizlik, sonraki üç saat boyunca bozulmadı, hiçbirimiz konuşmadık, konuşacak bir şey kalmamıştı çünkü, helalleştik.Aramızda Reis diye hitap ettiğimiz kişi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dı. Sanılanın aksine Aktroller talimatları Erdoğan'dan almıyordu, çünkü Erdoğan'ın kendisi de Aktroldü ve o da bizim gibi Esat'tan talimat alıyordu. Erdoğan'ın da Aktrol olduğunun ortaya çıkması, yapıyı lağvetmemiz için yeterli bir sebepti ve biz de öyle yaptık. Bilim, Aktrolleri yendi.

Zorla içine çekildiğim bu karanlık topluluktan bu sayede kurtulabildim, bilim sayesinde kurtulabildim. Buradan gençlere sesleniyorum, bu hikayeden ibret alın. Buradan anne babalara sesleniyorum; çocuklarınızı takip edin, benim oğlum kızım yapmaz demeyin, benim anne babam da Twitter kullandığımı hala bilmiyor. Bedava oralet ilk başlarda tatlı gelse de sonrasında böyle büyük bedeller ödetebiliyor. Ve son olarak, ümitvar olun güzel insanlar, bilimin ortaya çıkaramayacağı hiçbir sır yoktur, bilimi linç edemez, bilimi spamlayamazsınız, ESKİ Aktrol, Ali Osman Rothschild...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
06 Oca 21:21

Ya cok yasa emi ne guldum ama :)

14 Eki 21:14

Göklerden gelen bir karar vardır Ali Osman Rothschild xd