İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 27758

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8030

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6471

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4760

İstanbul

Sezer Emlik

5 / Puan: 4202

Bartın

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4156

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3740

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3601

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2286

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2063

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1784

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1674

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1599

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1386

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1350

Kırıkkale

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 1014

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 1011

İstanbul

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 957

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 939

İstanbul

Yamanduruş

20 / Puan: 869

Sakarya

Ahmet Demir

21 / Puan: 867

İstanbul

Müsemma Şahin

22 / Puan: 849

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 840

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 820

Erzincan

Reşit Akpınar

25 / Puan: 779

Erzurum

Emre Keleş

26 / Puan: 778

Ankara
İstanbul

Muharrem Morkoç

28 / Puan: 751

İstanbul

Alpay Gökçe

29 / Puan: 728

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 677

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 21 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 437 kez açıldı, 4 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
17 Şub 16 17:00

Bulut Sever

Puan: 4760

Adaletle Hassasiyet Kalkınmayı Gerçekleştirir

Adalet ve kalkınma ülkemizin son yıllarına damga vurmuş önemli kavramlardan ikisi.

Cumhuriyet tarihimizden bu yana halk nezdinde ne adalet ve ne de kalkınmaya dair ve hatta adaletli bir kalkınmaya dair hiçbir iz olmamasının sonuçlarını uyuşturulmuş bir halde seyretti herkes.

Küçük bir, bu toprakların gayrısının amentüsüne iman etmiş bir zümre, güçlü olmaları sebebiyle her halükarda haklı gözüktüler ve bu haklılıklarına ‘devletleri’ eliyle adalet ve kalkınma sağlandı.

Hâlbuki sağlıklı bireylerin, ailelerin ve sağlıklı nesillerin yetişmesi için içtimai her mevzuda devlet halkını eskiden olduğu gibi korumalı ve kollamalıydı.

Okullarda öğretilmeyen tarihin tozlu fakat hakikat kokan sayfalarında ecdadımızın; dini, dili ve ırkı ne olursa olsun halkını korumaya ve bunun tezahürü olarak da aldatılmamış olmaları sebebiyle adaletli bir kalkınmayla hemhal olmalarına hassaten ön ayak olmuşlardır.

Ekmek ve et fiyatları şehir şehir farklılık arz etmektedir. Son günlerde de bu iki hayati gıdaların hesabı, kitabı ve tartışması yapılmaktadır kamuoyunda. Devlet eli, belli hem kaliteleri hem de fiyatları hususunda belli bir ölçü getirmek istemektedir bu ürünlere. Herkesçe malumdur ki, bu topraklarda yaşayan insanlar için ekmek ve et ana gıda maddesi. Yeteri kadar karbonhidrat ve protein alımı ise yine hem fiziksel, hem de zihinsel olarak sağlıklı bireylerin ve akabinde sağlıklı nesillerin meydana gelmesi için pek önemli.

Günümüzde, bu iki gıda özelinde neredeyse her gıda ürününde akla ziyan hile-hurda yapılmakta; insanlar ekmek ve et (vs.) tüketiyoruz diye dışı ekmek ve et gözüken, içi ise ne olduğu belirsiz ‘şeyler’ yemekte. Sonra gitsin bereketler, sağlıklar; gelsin hastalıklar, ilaçlar…

Osmanlı’nın hem gıda ve hem de o zaman ki içtimai hayatta halkını ilgilendiren diğer ürünlerde özenli ve adaletli davranılması ile bireylerin ve toplumun sağlıkla ilerlemesini sağladığına dair koydukları kuralların sadece insanları değil hayvanları da kapsadığına dair birkaç madde yazarak hüzünle bakalım şimdiki halimize…

“…Ve ekmekçilerin işlediği ekmeğin, çiği ve karası olmaya…

- Ve kasaplar, koyunu geceden temizlemeye ve arı (temiz) satalar… Ve semizini saklayıp, zaifini boğazlamayalar…

- Ve ahçının pişirdiği et, çiğ olmaya ve pak kotaralar. Ve kâsesi ve bezi temiz ola ve kazanı kalaysız ve çanakları sırçasız olmaya… Ve hizmetkârlar, kâfir olmaya ve bellerinde futaları (önlükleri) temiz ola.

- Ve börekçiler de gözlene!.. Hamurları, arı undan ola… Milyanesi soğanlı ola, ve koyun etinden gayrı et karıştırmayalar…

- Üzüm ve incir ve benzeri meyvelerin (onu, onbir) akçaya (% 10 kâr ile) satıla… Bahçelerden gelen yemişler, yüzleme olmaya. Üstü nasılsa, altı da öyle ola… Pazar yerlerinden önce satılmaya. Yolda karşılayıp almak isteyeni, Muhtesip (belediye görevlisi) tutup, siyaset ede…

- Yoğurtçular da gözlene. Nişasta ve su katmıyalar!.. Kaymakçılar, peynirciler, turşucular dahi gözlene. Turşu, sirke ile kurula; kepek ekşisi ile kurulmaya… Helvacılar, pekmezciler, şerbetçiler, hoşafçılar bile gözlene…

- Ve terziler, dikmek için aldıkları kaftanları, vaktinde vere… Kemha ve kadife kaftanları 25 akçaya dikerler. Ve kadın kaftanı (ki kemha yakalı olursa) 30 akçaya dikile. Ve çocuk kaftanı için, emeklerine göre alına… İşlenen astar 8 arşından eksik olmaya…

- Ve ipekçiler de gözlene. Şeritleri, düğmeleri kalp olmaya.

- …Ve tahıl pazarında satılan buğday, arpa ve herne ise, samanlı ve kesmikli olmaya. Ve kile (ölçü aleti), damgalı ola. Eksik ve ziyadesi, şiddetle cezalana…

- Ve oduncular, hayvana fazla yük yüklemeyeler. Şehre yakın gelince yükü azaltmayalar. Deve odununun uzunluğu 6 karış, merkebin ki 3 karış ola…”

Sonra yine gel, şimdiki içtimai ve iktisadi düzenin içinde yaşayıp da hüzünlenme…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..