İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31755

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8139

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6818

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5622

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4889

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4847

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4324

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4018

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2512

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2308

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1428

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1095

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 987

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 947

Ankara

Yamanduruş

21 / Puan: 943

Sakarya

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 896

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 871

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 793

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 38 dakika kaldı.

Mesut Toprak yazdı, 458 kez açıldı, 3 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
21 Şub 16 13:00

Mesut Toprak

Puan: 850

21/02/1965 Saat – 15:00

21/02/1965, Saat:15.00, Audubon Balo Salonu, Broadway, New York

Malcolm sahneye çıktı. Selamını verdi: ‘Es-selamü Aleyküm’. Sonra silah sesleri…

Malcolm cansız yere düştü. Dünya denizin ortasında yapayalnız kaldı; New York dünyanın ortasında ebediyen yapayalnız kaldı. Malcolm cansız yere düştü; kelimelere kan damladı. Malcolm cansız yere düştü; şimdi yanındakilerin konuşması gerekiyordu, çünkü onun kelimeleri kurşunla yere serilmişti. Yanındakiler diyeceklerdi ki: Biz kendi topraklarımızda mutluyduk, sonra ölçümcüler, işadamları, avukatlar ve ordu gelip bizi gemilere istif ederek buraya getirdiler, artık bu topraklarda çalışacaksınız, sahiplerinize itaat edeceksiniz, etmezseniz ölürsünüz, dediler. Malcolm cansız yere düştü ve kâğıtlarındaki kelimeler, biz en çok dövüşmeyi severiz, eğer dövüşemezsek ölmüş oluruz, dediler ve uçuşarak New York’un sokaklarına dağıldılar, Allah’a dua edin, bu kavga hiç bitmesin, biz mezara girene kadar dövüşürüz. Malcolm cansız yere düştü, baruta bulanmış kelimeler Audubon’un duvarlarında açılan kurşun deliklerinden uzaklara doğru uçuştular. Malcolm cansız yere düştü, baruta bulanmış ve kandan kıpkırmızı olmuş kelimelerin büyüsü Harlem’e ulaşamadan dağılıp gitti. Malcolm cansız yere düştü, vücudu kurşunlarla delik deşik ve kelimelerini onun bir daha asla içine çekemeyeceği şubatın soğuk rüzgârı yalayıp yuttu, sağır rüzgâr kelimeleri asla duyamayacaktı. Malcolm ölünce yavaşça Audubon’un sahnesine düştü, Rocky Dağları birer adım yakına geldiler, alçalan bulutlar öfkelerini baruta bulanmış kandan kıpkırmızı olmuş kelimelerde aradılar, denizin ortasında bir fırtına koptu. Malcolm ebediyen uzaklaşınca dağlar taş kesilmiş kuma benzediler ve gökyüzü baruta bulanmış kandan kıpkırmızı olmuş kelime yağmurunun altında ölür gibi oldu; dünya çok uzaktaydı, ta denizin ortasındaydı ama Malcolm yakında ve bize benziyor, biz hepimiz birer Malcolm’uz diyen kelimelerin…

Malcolm’un aziz ruhuna bir Fatiha…

NOT: Bu yazıyı, Carlos Fuentes’in ‘Koca Gringo’ romanındaki bir bölümden esinlenerek yazdım. Allah Malcolm X’e rahmet eylesin…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..