İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39228

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9038

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7442

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6994

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5765

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5522

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5312

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3488

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2626

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2509

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2057

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1663

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1572

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1507

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1410

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1373

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1290

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1273

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1197

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1101

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1085

İstanbul

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1081

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1043

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1021

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 986

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 977

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 54 dakika kaldı.

Mesut Toprak yazdı, 543 kez açıldı, 3 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
21 Şub 16 13:00

Mesut Toprak

Puan: 977

21/02/1965 Saat – 15:00

21/02/1965, Saat:15.00, Audubon Balo Salonu, Broadway, New York

Malcolm sahneye çıktı. Selamını verdi: ‘Es-selamü Aleyküm’. Sonra silah sesleri…

Malcolm cansız yere düştü. Dünya denizin ortasında yapayalnız kaldı; New York dünyanın ortasında ebediyen yapayalnız kaldı. Malcolm cansız yere düştü; kelimelere kan damladı. Malcolm cansız yere düştü; şimdi yanındakilerin konuşması gerekiyordu, çünkü onun kelimeleri kurşunla yere serilmişti. Yanındakiler diyeceklerdi ki: Biz kendi topraklarımızda mutluyduk, sonra ölçümcüler, işadamları, avukatlar ve ordu gelip bizi gemilere istif ederek buraya getirdiler, artık bu topraklarda çalışacaksınız, sahiplerinize itaat edeceksiniz, etmezseniz ölürsünüz, dediler. Malcolm cansız yere düştü ve kâğıtlarındaki kelimeler, biz en çok dövüşmeyi severiz, eğer dövüşemezsek ölmüş oluruz, dediler ve uçuşarak New York’un sokaklarına dağıldılar, Allah’a dua edin, bu kavga hiç bitmesin, biz mezara girene kadar dövüşürüz. Malcolm cansız yere düştü, baruta bulanmış kelimeler Audubon’un duvarlarında açılan kurşun deliklerinden uzaklara doğru uçuştular. Malcolm cansız yere düştü, baruta bulanmış ve kandan kıpkırmızı olmuş kelimelerin büyüsü Harlem’e ulaşamadan dağılıp gitti. Malcolm cansız yere düştü, vücudu kurşunlarla delik deşik ve kelimelerini onun bir daha asla içine çekemeyeceği şubatın soğuk rüzgârı yalayıp yuttu, sağır rüzgâr kelimeleri asla duyamayacaktı. Malcolm ölünce yavaşça Audubon’un sahnesine düştü, Rocky Dağları birer adım yakına geldiler, alçalan bulutlar öfkelerini baruta bulanmış kandan kıpkırmızı olmuş kelimelerde aradılar, denizin ortasında bir fırtına koptu. Malcolm ebediyen uzaklaşınca dağlar taş kesilmiş kuma benzediler ve gökyüzü baruta bulanmış kandan kıpkırmızı olmuş kelime yağmurunun altında ölür gibi oldu; dünya çok uzaktaydı, ta denizin ortasındaydı ama Malcolm yakında ve bize benziyor, biz hepimiz birer Malcolm’uz diyen kelimelerin…

Malcolm’un aziz ruhuna bir Fatiha…

NOT: Bu yazıyı, Carlos Fuentes’in ‘Koca Gringo’ romanındaki bir bölümden esinlenerek yazdım. Allah Malcolm X’e rahmet eylesin…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..