İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Açık Mavi̇

1 / Puan: 12180

Ankara

Bülent Kesler

2 / Puan: 3338

İstanbul

Mücahi̇t Kılıç

3 / Puan: 1688

İstanbul

Gülşen Aslan

4 / Puan: 1365

İstanbul

Sıla Müni̇r

5 / Puan: 1162

İstanbul

Mümtaz Fuat

6 / Puan: 1046

Bursa

Ahmet Lalbek

11 / Puan: 930

Erzincan

Burhan Çeki̇ci̇

8 / Puan: 886

Ordu

Bulut Sever

7 / Puan: 842

İstanbul

Ali̇ Şahan Avsuz

9 / Puan: 783

Adana
Ankara

Onur Gündüz

13 / Puan: 534

İstanbul

Salman Döner

12 / Puan: 528

İstanbul

Sevdaşrn

14 / Puan: 489

İstanbul

Mi̇nel Alya Bayrak

16 / Puan: 458

Erzurum

Ahmet

15 / Puan: 451

Kayseri

Ni̇da Tandoğan

18 / Puan: 399

Adana

Kürşat Koyuncu

17 / Puan: 380

Ankara

Atç

21 / Puan: 372

Eskişehir

Meyzen Ruha

20 / Puan: 371

İstanbul

Aykırı Genç

19 / Puan: 369

Ankara

Benay Özbent

24 / Puan: 336

İstanbul

Rümeysa Yağcı

23 / Puan: 336

İstanbul

Burcu Mıhcı

22 / Puan: 329

Ankara

Berkant Babandır

38 / Puan: 308

Eskişehir

Ayşegül Koçar

25 / Puan: 290

Ankara

Nesi̇be Çakıcı

28 / Puan: 286

Balıkesir

Erkan Keçi̇li̇

35 / Puan: 284

Konya
İstanbul

Kader...

30 / Puan: 265

İzmir
Kader... yazdı, 123 kez açıldı, 3 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
22 Şub '16 12:00

Kader...

Puan: 265

Bi̇r 'Adamı' Bi̇r 'Kadın' Gi̇bi̇ Sevebi̇lmek

…Sonra sen geldin, hayatım hiç düşünemeyeceğim, hiç tahminimde olmayan bir yola girmeye başladı. Aşkla meşkle işi olmayan, kimseye pas vermeyen ukala gitti yerine hayatının merkezine aşkı koymuş, resmen hayatını sevdiği adama adayan bir kız belirdi. Zaten aşk da bu değil miydi? Aşk değişmekti. Gerek isteyerek gerek istemeden. Sonra zaman ilerledi alışmaya başladım bağlandım. Çok tuhaftı ama özlemeye başladım. Sahi özlem neydi? En son annemle şehir dışına seyahate giderken babamın bizle gelmediği zamanlarda babamı özlerken yaşardım bu duyguyu. Küçük bir kız çocuğuydum o zamanlar. Babamın el sallayışına bile gözlerim dolardı. Sonra yol boyu ‘babam’ diye ağlardım. Şimdi de hayat boyu’ sen’ diye ağlıyorum işte.

Babamı sevdiğim gibi sevmek ne demek bilir misin sen adam? Babama adadığım o küçük dünyama bir ortak daha geldi demek. Babam gibi güvendiğim bir adam daha var hayatımda demek. Sahi sen hiç seni babası kadar çok seven bir kızı sevdin mi benden önce? Ben senden önce babamdan başka kimseyi sevmedim de ondan soruyorum. Aşk öyle bir duygudur ki hayat boyu yalnızca bir kişiye verilmesi gereken. O kişi gelene kadar saklanıp, korunulması gereken; saf, temiz, masum… Kirletmeden, saptırmadan, usulca saklamak lazım o duyguyu, benim sana sakladığım gibi. Marifet on kişiye aşık olmak da değil bir kişiye aşık kalabilmekte sevgili. İstersen yirmi kişiyi sev ister elli ister yüz.. Ama sen o zaman aşık olmazsın. Şahbaz olursun, sihirbaz olursun, oyuncu olursun, sen sen olmazsın. Ha sen, sen misin o zaman sen olmamışsın demektir işte… Aşk, değerli bir mücevherin son örneği gibi, aşk nesli tükenmekte olan bir duygu gibi, aşk artık yaşanan bir şey değil, tüketilen bir olgu gibi. Aşk masumiyetini yitirmiş, onlarca anlam yüklenerek gerçek anlamını kaybeden bir kelime gibi. Aşk bakmayı bilmeyenlerin elinde sersefil olan bir çocuk gibi, yanlış büyütülen, yanlış beslenen… Oysa aşkı çilesini çekenlere sormak lazımdır ki, ’çilesi mi olur aşkın! Sefasını sürmek için yaşıyoruz.’ Diyenlerin çoğunlukta olduğu bir topluluğun içinde yaşadığımızdan, imkansıza yakın bir şey istedim. Ama aşk acısıyla da aşktır. Karşılığı olsa da aşktır olmasa da. O isim değdi mi kalbine, oldu mu gecenle gündüzün bir, doldu mu yastığın yaşlarla, kalbin beynine hükmedecek kadar kral oldu mu o bedende, kulakların herkese sağır gözlerin her şeye kör oldu mu, ismini duymak bile yetti mi senin tüm hücrelerini ayaklandırıp kalbini yerinden çıkarmaya, onun yaşıyor olması seni durduk yere mutlu etti mi mesela? Ellerini tuttuğunda değil de gözlerine baktığın da kalbin titredi mi? Demek istediğim o ki: Birini hiç kalbi için sevdin mi? O çok aşık olduğun her kimse, eli olmasaydı da sevebilir miydin? Gözleri yetermiydi onu kendıne sarmaya ?

Aşk öyle derin ve öyle uzakta ki; çoğu insan üzerini hırsla, mevkiiyle, başarıyla, parayla, karizmayla kapatmış. Aşk denen o taze duyguyu mezara gömmüş, öldürmüş genç yaşında. Oysa ki aşk sadece bir duygu. İçinde hiçbir şey aranmaması gereken somutlamadan soyutca da yaşayabileceklerin yaşaması gereken, yaşayamıyolarsa da en azından adına aşk demeyecek kadar saygıyı gösterilmesi gereken yüce duygu.

Gerçek aşk belki de bir adamın annesi kadar değer verebileceği, annesi kadar sevebileceği bir kadını sevmesi, bir kadının babası kadar güvenip, başını yaslayabileceği birini sevmesidir kim bilir… Aşk deyince kelimeler bile yol değiştiriyor. Anlamsız yetersiz kalıyorlar kimi zaman. Aşkı tarif edip ne olduğunu anlatmak elbetteki imkansız ama aşkın ne olmadığını anlatmak çok basit.

Aşk ne şan ne şöhret ne boy ne pos ne de başka bir şey. Dedim ya aşk somutlandı mı aşk olmaktan çıkmış demektir. ’Beynin olmadan da yapabileceğin bir şeyler var mı bu hayatta?’ diye sorsalar, şüphesiz ’aşık‘ olmak derdim. Önemli olan bir ‘adamı’ bir ‘kadın’ gibi sevebilmekte sevgili…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

22 Şub '16 12:40

Kader...

Puan: 265

-DÜZELTME: yaşayamıyorlarsa da adına aşk demeyecek kadar saygı gösterilmesi gereken duygu.

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..