İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 06 saat 33 dakika kaldı.

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re yazdı, 24 kez açıldı, 8 kişi beğendi, 4 yorum yapıldı.
29 Şub 16 21:00
'Troller' ve Eleşti̇ri̇ Kültürü

İzliyor musunuz bilmiyorum, son günlerde danışmanlar arasında başlayıp sonra tüm sosyal medya camiasına yayılan bir tartışma var. Tartışma öyle bir dönüyor ki, taraflar güneş gören taraftayken birden karanlıkta kalabiliyorlar.

Dün “eleştiremeyecek miyiz” diyenler ertesi gün hakaretlere verdikleri cevaplardan “siz eleştiriden muaf mısınız?” sorusuna muhatap kalıyorlar. Tam komedi.

Her şey, faiz ve başkanlık sistemi ile ilgili bir yazıya gelen “toplumun inancını, hedefini kararlığını bozma girişimi” devamında “bunu yazan adam mahçup olmuyor, çünkü yüzsüz … yerleştirilmiş köşe yazarı, bunlar küresel cep tarafından besleniyor, küresel cebin beslemeleri, piyonlar, sızdırılmış” tepkisi ile başladı. Yazının ana mesajı “başkanlık sistemi olmalı ama nasıl” iken bu yazı başkanlık sistemini engellemeye çalışma girişimi ile suçlandı.

Daha sonra hedefteki yazara gelen destek tivitleri, köşe yazarları derken fatura başka bir köşe yazarına kesildi. Yazısında Mahçupyan’a destek çıkan Gülay Göktürk gazetesinden kovuldu.

Peşinden de eleştirmenin de olması gerektiği, eleştirinin cezalandırılması ile ilgili tepkiler aldı yürüdü doğal olarak.

Ortam durulurken bu defa da yine aynı çevrelerde bir programa davet edilen konuğun üç yıl önce imzalamış olduğu bildiri yüzünden programa çıkarılmaması için kampanya başlatılması ile karıştı. Programın konusu çok farklı olmasına rağmen böyle bir tepki gösterildi.

Gösterilebilir tabii, kampanya da başlatılabilir bunda bir sıkıntı yok. Ancak işler ondan sonra tuhaf bir hal almaya başladı; konuk yazara haksızlık edildiği, böyle bir yere varılamayacağını söyleyen birkaç destek yazısı çıkınca bunların yazarları özellikle sosyal medyada çok ağır suçlamalarla karşılaştılar.

Cahil köşeciler, milletin orasını burasını yalayarak dergilerde, gazetelerde köşe sahibi olmuş, belediye beslemesi, cahil edebiyatçı, yeteneksiz, şebbiha müdafii ve buraya yazmaya utanacağım onlarca hakaret, küfür, suçlama.

Bu hakaretlere uğrayanlar tepki gösterince de “niye kardeşim siz eleştirilemez misiniz?” tepkisi aldılar. Halbuki mesele eleştirilmek değil, tepki gösterilen de bu değildi.

Aynı ilk anlattığım olaydaki gibi burada da her türlü hakaret, aşağılama, suçlama eleştiri olarak değerlendirildi. Halbuki burada ‘eleştiri’ denebilecek olanlar ilk olaydaki yazı ve program konuğuna destek veren yazarlarınkiydi.

Gençlerin ‘eleştirmelerine’ destek çığla büyüdü. Kendilerine “bundan sonra daha sinsi gelecekler, parolaları ‘eleştiri’ vs. olacak” diyen köşe yazarı/milletvekili bile çıktı.

Gerçekten de çok kötü bir yere doğru, hızlıca gidiyoruz. Demokrasi kültürü toplumun büyük bir kesimine hiç temas etmiyor. Fevri, saldırgan, hakaret dolu tepkiler köşe yazılarında destek bulabiliyor. En ufak bir itirazın bedeli çok ağır oluyor, yazarlar köşelerini kaybedebiliyor.

Başkanlık sisteminin tartışılmasının istendiği bir zamanda bu yaklaşım çok enteresan doğrusu. İşinin derdinde olan hiç kimse merkezden gelen sinyallerden farklı hiçbir şey söylemez, yazmaz herhalde. Mesaj çok net verildi. Eleştiri, ihanet olarak görülüyor.

Bu belli ki daha da kötü olacak.

Çok değil, daha 3-4 ay önce farklı kesimlerden gelebilecek oylarla, %1 fazla oy alıp tek başına iktidar olma hesabı yapılırken, bugün, kendisini muhafazakar, reisçi, dindar olarak tanımlamayanların AKP içinde olmalarına şüpheyle bakıldığına, içlerine yerleştirilmiş unsurlar olarak görüldüklerine, bir an önce kendilerinden kurtulmak gerektiğine şahit oluyoruz.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

01 Mar 14:12

bir kısmına katılabilirim sadece ancak bir kısmına hiç katılmıyorum.

CEVAPLA
01 Mar 07:46

Ahlâkî eğitim eksikliğimizden bizde eleştiri değil, linç kültürü daha cazip ve rağbet alıcı. Tıpkı vehimlerin, zanların kesin bilgiden daha fazla rağbet alması gibi. Nezaket ve sabır gerçek anlamda insanı güçlü kılar. Güçlü olmaya devam edin!

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..