İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31755

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8139

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6818

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5622

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4889

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4847

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4324

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4018

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2512

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2308

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1428

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1095

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 987

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 947

Ankara

Yamanduruş

21 / Puan: 943

Sakarya

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 896

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 871

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 793

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 35 dakika kaldı.

Mesut Toprak yazdı, 649 kez açıldı, 9 misafir olmak üzere 18 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
12 Mar 16 21:00

Mesut Toprak

Puan: 850

Princeton Üniversitesi'nde Yılın İlk Kartopu Savaşı

1892-1893 yılının ilk karı yağdı, kampüse. Geleneksel kartopu savaşlarının başlamasının tam da sırası… Tabi, bu savaşa herkes katılamıyor. Eğitimlerinin en güzel yılındaki üçüncü sınıfların daha önemli işleri var. Dördüncü sınıflar ise, artık son yılları olduğu için bir sakatlık çıkmadan mezun olmanın derdindeler. Ayrıca sonrasında çok önemli sınavları var -for example, like KPSS-. Geriye sadece iki sınıf kalıyor, mini mini birler ve çalışkan ikiler.

Ve savaş başlıyor. Her iki sınıfta Büyük kar yığınlarının arkasına geçmişler ve kartopu yapmanın peşindeler. Çılgın kartopu atışları başladı. Her iki tarafta Allah ne verdiyse diğer tarafa fırlatıyor. Üçüncü sınıflar her iki tarafa da gaz veriyor. Dördüncü sınıflar muhtemelen kartopunun fizik kısmıyla -eğik atış, serbest düşme gibi- ilgili soruları çözüyorlar. Kartopu oynayanların biraz uzağında, kampüsün girişine yakın olan bir kısımda ‘Atanamayan İİBFliler’ ellerindeki dövizlerle atanamamalarını protesto ediyorlar. Yine kartopu oynayanların arka tarafında üç harfi bir araya getirip bir fraksiyon oluşturandan bazıları ‘Anti-Snowballist’ adı altında toplanmışlar ‘AKP defol, Üniversiteler bizimdir’, ‘Üniversiteyi yobazlara, sermayeye bırakmayacağız’ şeklinde slogan atıyorlar ve ‘Devrimci Halk Savaşı’nı başlattıklarını ilan ediyorlar. Tam o sırada yanlışlıkla birisinin kafasına kartopu geliyor ve hiddetle o tarafa dönüp ‘Tayyip istifa!!!’ diye bağırıyor. Gerçi arkadaşları buna anlam veremese de ayıp olmasın deyip onlarda aynı şekilde bağırıyor. Kartopu savaşı yapanları izleyenler arasında bir grup ise getirdikleri ‘Nutuk’ları dağıtabilmek için savaşın bitmesini bekliyorlar…

… … … … … …

Akşam oldu. Yılın ilk kartopu savaşı bitti. Sırada bu anı ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekilecek…

… … … … … …

İşte yukarıdaki bu fotoğrafta kalan bir hatıra. Savaşı ikinci sınıflar kazandı. Ancak biraz hasarlı çıktılar, fotoğrafta bunun kanıtı. Fotoğrafta hasar almış öğrencilerin adları ise (soldan sağa) Darwin R. James, John P. Poe, and Arthur L. Wheeler). Kartoplarının içinde taş olduğuna ilişkin söylentiler var ancak bunu doğrulayacak kanıt yok ellerinde. Artık ikinci sınıflar bu kartopu savaşından kurtuldukları için sevinçliler, birinci sınıflarsa bu senenin onlar için iyi bir tecrübe olduğunu düşünüyorlar. Atanamayan İİBFliler hala aynı yerde dönüp duruyorlar. Anti-Snowbolistler ise moralleri bozuk bir şekilde oturuyorlar. İçlerinden biri: ‘Bu üniversitenin %75’ı yobaz ve gerici yeaa’ diyor. Her ne kadar diğerleri %99’unun yobaz ve gerici olduğunu düşünseler de iyimserliği elden bırakmama adına arkadaşlarını onaylıyorlar. Diğer taraftan, kartopu savaşından sonra ellerine tutuşturulan kitaplara bakıyor. İçlerinden bir tanesi; ‘bu ne yea, kargacık burgacık yazılmış bu…’ diyor. Bir diğeri bunun Türkçe olabileceği tahmininde bulunuyor.

Türkçe demişken, kuş uçuşuyla Anadolu’ya geliyoruz. Bir öğrenci sınavda; ‘Bir kovada 40 tane, 40 ml ağırlığında kartopu var. Bunlar eridiğinde kovanın toplam ağırlığı ne olur?(Kovanın ağırlığı 275gr)’ problemini çözmeye çalışıyor, bir problem çıkmamasını umarak…

Ona başarılar dileyerek tekrar Princeton semalarına dönüyoruz. Kazandıkları 40 Nobel ödülünün hangi alanlardan verildiğini inceliyoruz. Birazdan Albert Einstein’ın odasına gideceğiz…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
23 Eyl 11:02

Farklı ve renkli bir yazı olmuş :)

13 Mar 01:09

Kalemine yüreğime sağlık

Bunlar da ilginizi çekebilir..