İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 30807

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8110

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6707

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5182

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4848

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4593

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4138

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3799

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2460

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2266

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1878

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1725

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1617

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1416

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1357

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1072

İstanbul

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1057

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 943

Erzurum

Mücahid Cesur

20 / Puan: 941

İstanbul

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 933

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 917

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 885

İstanbul

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 883

Erzincan

Müsemma Şahin

25 / Puan: 865

İstanbul

Mesut Toprak

26 / Puan: 849

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 819

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 771

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 735

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 33 dakika kaldı.

Mustafa Karayel yazdı, 606 kez açıldı, 8 misafir olmak üzere 16 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
14 Mar 16 13:00
Eden Kendine Eder

Bir gün Eshâb-ı güzîn efendilerimiz “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerine şöyle sordular;

- Yâ Resûlallah! Hazret-i Alî'yi bu kadar çok seversiniz. Hikmeti nedir, muhabbetimizin ziyade olması için bize de sebebini anlatsanız.

Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki,

- Alîyi çağırın!

Eshâb-ı Kiramdan biri hazret-i Alîyi çağırmaya gitdi.

Alî “radıyallahü teâlâ anh” henüz gelmemişti.

Server-i âlem peygamber efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” eshabına dönerek buyurdu ki;

- Ey benim Eshâbım! Bir kimseye iyilik etseniz, o kimse karşılığında size kötülük yapsa, ne yaparsınız?

Dediler ki;

- Yine iyilik ederiz.

- Tekrâr size kötülük yapsa?

- Yine iyilik ederiz.

- Tekrâr size kötülük yapsa, ne yaparsınız?

-...

Eshab-ı Kiram başlarını öne eğip cevap vermediler.

O sırada hazret-i Alî efendimiz geldiler. Hazret-i Fahr-i âlem ve Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki,

- Yâ Alî! Bir kimseye iyilik yapsan, fakat o kişi sana kötülükle mukabele yapsa, ne yapardın?

- Yâ Resûlallah! İyilik ederdim.

- Tekrâr kötülük yapsa?

- Yine iyilik ederdim.

Sultân-ı kâinât “aleyhi efdalüssalevât” hazretleri, birbiri ardınca yedi defa sordular. Yedisine de, hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” iyilik ederdim, diye cevap verdiler. Ve devam ettiler;

- O kimseye ben iyilik yaptıkça, o karşılığında bana kötülük yapsa, yine ben ona iyilik ederdim, iyilik eden de kendine eder kötülük eden de kendine eder, buyurdular.

Eshâb-ı güzîn “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” hazretleri dediler ki;

- Yâ Resûlallah! Hazret-i Alîyi niçin bu kadar sevdiğinizi anladık.

Eshâb-ı güzîn “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, hazret-i Alîyi kıskandıkları için değil,hazret-i Alînin yüksek mertebesine ve derecesine vâkıf olmak için sormuşlardı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..