İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35005

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8219

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7207

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7026

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6013

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5034

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4923

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4488

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2955

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2455

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2175

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1465

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1239

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 15 dakika kaldı.

Mustafa Karayel yazdı, 656 kez açıldı, 8 misafir olmak üzere 16 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
14 Mar 16 13:00
Eden Kendine Eder

Bir gün Eshâb-ı güzîn efendilerimiz “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretlerine şöyle sordular;

- Yâ Resûlallah! Hazret-i Alî'yi bu kadar çok seversiniz. Hikmeti nedir, muhabbetimizin ziyade olması için bize de sebebini anlatsanız.

Resûlullah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki,

- Alîyi çağırın!

Eshâb-ı Kiramdan biri hazret-i Alîyi çağırmaya gitdi.

Alî “radıyallahü teâlâ anh” henüz gelmemişti.

Server-i âlem peygamber efendimiz “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” eshabına dönerek buyurdu ki;

- Ey benim Eshâbım! Bir kimseye iyilik etseniz, o kimse karşılığında size kötülük yapsa, ne yaparsınız?

Dediler ki;

- Yine iyilik ederiz.

- Tekrâr size kötülük yapsa?

- Yine iyilik ederiz.

- Tekrâr size kötülük yapsa, ne yaparsınız?

-...

Eshab-ı Kiram başlarını öne eğip cevap vermediler.

O sırada hazret-i Alî efendimiz geldiler. Hazret-i Fahr-i âlem ve Resûl-i ekrem “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” hazretleri buyurdu ki,

- Yâ Alî! Bir kimseye iyilik yapsan, fakat o kişi sana kötülükle mukabele yapsa, ne yapardın?

- Yâ Resûlallah! İyilik ederdim.

- Tekrâr kötülük yapsa?

- Yine iyilik ederdim.

Sultân-ı kâinât “aleyhi efdalüssalevât” hazretleri, birbiri ardınca yedi defa sordular. Yedisine de, hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” iyilik ederdim, diye cevap verdiler. Ve devam ettiler;

- O kimseye ben iyilik yaptıkça, o karşılığında bana kötülük yapsa, yine ben ona iyilik ederdim, iyilik eden de kendine eder kötülük eden de kendine eder, buyurdular.

Eshâb-ı güzîn “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în” hazretleri dediler ki;

- Yâ Resûlallah! Hazret-i Alîyi niçin bu kadar sevdiğinizi anladık.

Eshâb-ı güzîn “rıdvânullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, hazret-i Alîyi kıskandıkları için değil,hazret-i Alînin yüksek mertebesine ve derecesine vâkıf olmak için sormuşlardı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..