İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31704

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8138

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6809

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5595

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4883

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4830

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4313

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4004

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2507

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2305

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1426

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1093

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 980

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 945

Ankara

Mücahid Cesur

21 / Puan: 942

İstanbul

Yamanduruş

22 / Puan: 941

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 895

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 870

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 792

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 28 dakika kaldı.

Hamit Aşkın yazdı, 505 kez açıldı, 4 misafir olmak üzere 6 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
16 Mar 16 01:00
Zeynep Yetiş

Hani sözün bittiği an deriz ya işte aralıksız nefes aldığım bugün de öyle bir gün. Saat ikindiye yakın saat 14.30, 15.00'a yüz tutmuşken üyesi olduğum Genç Yürekler grubunda üzücü bir olaya şahit oldum. Kendisi için yabancı bir memleket sayılan Kayseri'de bir trafik kazası geçiren ve yoğun bakıma alınan Zeynep YETİŞ'i. O an bunlar benim için yalnızca bir duyumdu. Ama bu duyum öyle bir duyumdu ki sanki birisi elimden tutmuş bana yön veriyor gibiydi. Fısıltılı bir halde kulağıma yanaşıp şunu yap, olmadı bunu yap der gibiydi. Acilen kana ihtiyaç olan bu kardeşimiz için bir şeyler yapmalıydım. Yapmasam duramazdım. Her türlü kan grubu uyuyorken ben kan veremiyordum. Demir vitamini ve kan ilacı kullananların en az altı ay kadar kan veremediğini öğrendim. Ne yazık ki ben de demir vitamini kullanıyordum. Bu durum beni daha çok üzmüştü ve daha güçlü bir çaba duygusu salmıştı yüreğime. İlk iş olarak facebook sayfamda olayı, öğrenmiş olduğum duyuruyu ufak tefek değişiklikler yaparak yayınladım. Bu yeterli gelmemişti bana. Sanki bir kahraman gibi hissediyordum kendimi. Aklımdaki tek şey ona elimden geldiğince yardım etmek ve yüce yaratıcının yardımı ile de kurtarabilmek istiyordum. Farklı bakış açıları ile çok gülünç bir durum belki. Kahraman gibi hissetmek. Aslında en komik gördüğümüz şeyler bizleri azimli ve güçlü yapmıyor mu? Aslen adını dahi ilk kez duyduğum biri için böyle şeyler hissetmem tuhaf mıydı yoksa doğru olan bir durum muydu? Bunun cevabı verilebilir mi bilmiyorum.

Facebook'ta yapmış olduğum duyurudan çok kısa bir zaman sonra görme engeli bulunan bir arkadaşım paylaştığım duyuruya denk gelmiş olmalı ki beni aramıştı. Kendisi de bir katkıda bulunmak istediğini söyleyip Çarşı taraftar grubunda duyuruyu paylaşmak için izin istemişti. İzin istemesi normal değildi ama iyi niyetine vurup makul karşılamıştım. Çünkü bu tarz durumların herkes için birer vazife olduğunu savunup elden gelen her şeyin yapılabileceği düşüncesine sadık kaldım. Teşekkür edip telefonu kapadıktan sonra aklıma Ülkücü Teşkilata haber vermek geldi. Direkt olarak fakülte başkanını arayıp durumu izah ettim ve onlarda her türlü konuda yardımcı olabileceklerini söylediler. Daha sonra Erciyes Ünifeb ekibi başkanını arayıp onlara da durumu izah ettim. Ufak bir sıkıntı çıktıysa da anlayışla karşılamaları beni çok etkileyip mutlu etmişti.

Bu şekilde herkesin tanımadıkları bir kişi için canlarını dişine takmalarını görmek büyük umut vaat ediyordu. Bir yandan da edilen dualara ve doktorların tedbirlerine kalmıştı her şey. Kısacası çaremiz Allah'tan gelecek güzel bir yardım ve zamandı. Saatlerce bekledim, bekledik. Ama kimseden herhangi bir ses çıkmamıştı. Hayat yoktu ve sanki Kayseri insanlara küsmüş gibiydi. Kimse gülmüyor, konuşmuyor ya da herhangi bir şey yapmıyordu. Belki yapanlar vardı ancak onları da göremiyorduk. Bir ara facebook sayfamda yapmış olduğum paylaşımın altına bir yorum geldi. Zeynep YETİŞ vefat etti. Neye uğradığımı şaşırdım, aklım allak bullak bir şekilde kesin olup olmadığını öğrenmeye çalıştım. Defalarca soruşturmama rağmen tüm yollar Zeynep'in öldüğünü gösteriyordu. Ortalığı velveleye vermeden bir arkadaşıma durumu izah ettim. O da istemeye istemeye - insanların üzüleceğini bilerek - Genç Yürekler grubunda Zeynep'in ölümünü açıklamıştı. ancak fark ettim ki o da ben de bu duyuma inanmıyorduk. Gerçek bir duyum değildi. Bize Göre Zeynep yaşıyordu ve ilerde yaşadığı haberini alınca insanlara karşı mahcup kalacağımızı biliyorduk. Ne yazık ki öyle de oldu. İlerleyen saatlerde bir arkadaşımızın Zeynep'in yattığı hastaneye ziyarete gitmesiyle yaşadığını öğrendik. Bu kez de kimse ne diyeceğini bilemedi. Şaşırdık ama öyle de bir sevinç doldu ki yürekler sanki her şey hayal meyal hatırlanıyor gibiydi. Zeynep yaşıyordu ya artık gerisi hikayeydi. Şu an bu sözleri yazarken içimdeki tükenmek bilmeyen heyecan ve mutlulukla kavruluyorum. Belki halen yoğun bakımda ama yaşıyor Zeynep. Ölmedi ve belki de Kayseri' nin dört bir yanında onun için dualar ediliyor. Bu bana göre geçek bir ironi. Üzüntü ve sevinç bir arada. Belki de böyle olması doğrudur. İnsanların yardımlaşma potansiyelinin ortaya çıkması ve iki duyguyu bir arada yaşaması gerekiyordu. Siz sevgili dostlar. ne düşünürsünüz bilmem ama yaşadığımız dünyada her tür duyguyu barındırmamız gerektiğini düşünüyorum. Aynı zamanda karşımızda ki insanın kim olduğunun bir önemi olmadan ya da tanıyıp tanımamak gibi bir lüksü olmadan elden geldiğince, gönülde bittiği sürece yardımlaşma çabası içinde olmamız gerektiğine inanıyorum. Belki de Zeynep'in yerin de biz olacaktık. Kim bilebilir? Bir dakika sonra ne olacağını bilmediği halde umudunu yitirmeyen tek şey insan oğludur.

Bu yazıyı yazma amacıma türlü bakış açıları ya da eleştriler gelebilir ancak umrumda olmadığını belirtmek isterim. Ben burada bir ders vermek istedim ve bir amaç gösterdim. Çok hoş bir davranışı anlatmak istedim. Kısacası amacım Zeynep YETİŞ'i tanımayan o kadar insanın çaba sarf ettiğini gösterebilmekti. Aynı zaman da halen yaşayan İnsan diyebileceğimiz insanların bulunduğunu göstermekti. Halen de yoğun bakımda bulunan Zeynep YETİŞ'e Allah'dan acil şifalar, ailesine sabırlar diliyorum.

Hamit AŞKIN

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
31 Mar 03:13

Teşekkür ederim.

18 Mar 21:28

K aleminize sağlık

Bunlar da ilginizi çekebilir..