İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 25 dakika kaldı.

Aykut Giray yazdı, 783 kez açıldı, 7 misafir olmak üzere 18 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
17 Mar 16 21:00

Aykut Giray

Puan: 902

Empathy For Lady Vengeance

Mehmet Emre Çakar (16): Karaciğer yetmezliği tedavisi görüyordu. Babasından alınacak karaciğerin nakledilmesi için gün sayıyordu. 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Kemal Bulut (66): Hemen herkese gururlanarak anlattığı futbolcu oğlu Umut’un maçını seyretti. Evine dönmeden önce son kez işyerine uğramak istedi. 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Doğmamış Bebek (6,5 aylık): Annesi Songül Bektaş’ın karnında doğmak için gün sayıyordu. Olay sırasında annesi bankta dinleniyordu. Doğmamış bir bebek olarak nasıl becerdi, bilemiyoruz ama 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Feyza Acısu (22): Gazi Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünde okuyordu. Olay esnasında annesiyle telefonda konuşuyordu. 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Destina Peri Parlak (16): Lise öğrencisi Destina Peri Parlak arkadaşlarıyla buluştuktan sonra evine dönüyordu. Babasını anne karnındayken kaybetmişti. 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Murat Gül (26): Güvenlik görevlisiydi. O gün fazla mesaiye kalmıştı. Olay esnasında Etlik’teki evine gitmek için otobüs durağında bekliyordu. 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Elvin Buğra Arslan (19): Çankaya Üniversitesi’nde öğrenciydi. Gençlerbirliği-Galatasaray maçını statta izledikten sonra evine dönüyordu. 13 Mart’ta patlamadan değil empati yoksunluğundan hayatını kaybetti.

Doğan Aşık (28): Kastamonulu, Ankara’ya çalışmak için gelmiş. Hamallık yapıyor. Neyse ki patlamadan sağ kurtuldu. Etrafındakiler yaraları yardım etmek istiyor. O ise; “Ben Türkiye’yi bırakmayacağım. Ölürsem ölürüm…” diyor. Muhtemelen, yaşadığı sürece asgari ücret civarı maaşla geçinecek ve ondan birkaç kat maaş alıp ‘Katil Devlet’ konulu bildiri yazanların bildirisine imza atmayacak. Belki bir devlet memuruna kızacak, ama kesinlikle ölene kadar ‘Katil Devlet’ demeyecek ve hatta dedirtemeyecekler. Bu yüzden empati yoksunluğuyla suçlanacak, “benim oyumla bu hamalın oyu bir mi?” diyenlere muhtemelen gülüp geçecek. Yine o kitlenin ağzına sakız ettiği “Büyük İnsanlık”tan nasibini almayacak. İyi ki de almayacak. Keşke hepimiz onun kadar samimi olabilsek. link

Buraya herkesi yazmak isterdim. Ama yazamıyorum. Her ne kadar “Büyük İnsanlık”a dâhil olmasam da insanım. İçimde “kendini patlatarak ölüm saçan insanlar”ı anlayacak kadar yer açamam.

“Kendini patlatarak ölüm saçan” insanları anlamaya bu kadar meraklıysa bu arkadaşlar, mesela Yozgat’ta, Çorum’da, Niğde’de Karadeniz’de Toroslarda vd. yoksulluk içinde yaşayan ama “Katil Devlet” demeyen ya da kendini patlatmamayı seçen insanları da anlasınlar. Ki bu şehirlerin bazıları mensup oldukları parti tarafından uzun yıllar cezalı kalmış. Koskoca bir şehre ceza verilmiş ve bu insanlar ellerine silah alıp dağa çıkmamışlar. Şimdi ben, bunlara göre, “Ama Yozgat, ama Çorum, ama Karadeniz” deyince “ırkçı, faşist, milliyetçi” vs. olacağım. Bunlar “Ama Cizre, ama Sur, ama Kobani” deyince “Büyük İnsanlık” olacak öyle mi? Peki…

Katille empati kurmak, parçalanmış ceset fotoğraflarını paylaşmak bu arkadaşların en büyük isteği anlaşılan. Yahu, siz nasıl bir çocukluk yaşadınız? Biraz anlatıverin de dinleyelim. Gerçi dinlesek ne olacak? Bir şey anlatacakları yok, bol bol slogan atacaklar. Hayatları lapsus olmuş bunların. Azıcık sıkışınca saçmalamaya başlıyorlar. Sıkıysa katille empati kurma işini yurtdışında da yapın.

Memleketi ne hale getirdiniz yahu. Millet hayatını kaybedenler için yas tutuyor. Bunların tek derdi, katille empati kurmak, kanlı ceset fotoğrafı göstermek ve hiç anlamı yokken “başkanlığın batsın, sarayın batsın” gibi saçma sapan başlıklar atıyorlar.

Lütfen biraz sessiz olur musunuz? Kaybettiğimiz insanların yasını tutuyoruz…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..