İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara
Sali̇eri̇ Alt Ti̇re yazdı, 46 kez açıldı, 6 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
5 Nis '16 01:00
Si̇yaset Zehi̇rlenmesi̇

Seksenlerin sonunda üniversite okumuş olanlar özellikle bilir, derslerde filan sürekli bir “gençler siyasetle ilgilenmiyor” mevzusu olurdu. İşte ülke elden gidiyordur ama gençlerimiz in umrunda değil. 12 Eylül öncesi gençlik hareketleri örnek gösterilirdi filan.

O dönemlerde annelerin çocuklarına verdikleri “evladım olaylara karışma, bir olay çıkarsa uzaklaş oradan” benzeri telkinler karikatürlerde alay konusu edilirdi.

Seksen öncesi dönemde yaşanan sağ sol öğrenci çatışmaları, yaşanan acılar belli ki toplumun hafızasında yer etmiş, herkes öğrencilerin dersleri ile ilgilenmesini, o günlere dönülmesini istemiyordu.

Bir dönem gençliği siyasetle hiç ilgilenmedi. Bunlar ANAP iktidarının gençleriydi. Gösterilere katılmak, yürüyüşler filan hep kötü insanların ülkenin huzurunu bozma gayretleriydi.

O dönem artık geride kaldı. İnternetin hayatımıza girmesiyle, sadece gençler değil herkes siyasetle komşu oldu. Önceden gazetelerin sadece spor sayfalarına bakmakla yetinen insanlar bütün gündemi önünde akar gördü. Sol ayağının ne kadar iyi olduğunu öğrendiği futbolcunun, artık siyasi görüşlerini de kendi yazdıklarından okuyabilir hale geldi.

Sonra daha sarsıcı, öfkeye neden olan bilgiler de öğrendiler. Mesela Terör ve benzeri toplumu sarsan olaylara destek veren insanların varlığından haberdar oldular. Kendisi gibi düşünmeyenleri ikna etmeye çalışmakla başlayıp, küfür nöbetlerinin ardından karşı görüşün militanı haline geldiler. Bütün bunlar gözümüzün önünde oldu üstelik.

Belki de tarihimizin hiçbir döneminde bu kadar çok siyasetin askeri olmamıştık. Hayatımızı feda ettik. Günlük tepkilerimizi siyaset belirliyor artık; kazalarda, doğa felaketlerinde, ticarette, belediye hizmetlerinde, ulaşımda her şeyde, her yerde siyasi tepkiler veriyoruz. Ülke menfaatinden, dış politikaya, çocuk istismarını dahi ahlaksızca siyasete alet ediyoruz. TV programındaki yarışmacının daha önceden attığı Tweet’lerden siyasi görüşüne hakimiz.

Bütün TV kanalları sabahtan akşama kadar siyasilerin mitinglerini, konuşmalarını canlı veriyor. Vermeyen de “bak bu vermiyor” diye eleştiriliyor. Programlar sürekli “x siyasetçi, y açılışında konuşma yapıyor, kameralarımızı oraya çeviriyoruz” anonsları ile bölünüyor.

Ne kadar korkunç değil mi? Eskiden sadece seçim dönemlerinde siyasete duyulan ilgi artık sürekli var, hep seçim dönemindeyiz. Tansiyon düşmüyor. Esas olan hayatımızı daha iyi, daha rahat yaşayabilmemiz için var olan siyaset, hayatımızı yok edip kendisi tahta oturdu. Siyasetin bu kadar günlük hayatımızın içinde olması sağlıklı bir durum değil. Çok yorucu ve stresli. İnsanlar mutsuz, tatminsiz, hep gol atma peşinde.

O çok övündüğümüz seçime katılım oranı belki de hiç de iyiye işaret değildir. Refah içinde, geleceğe güvenle bakan toplumlarda seçmenin yarısı sandığa gitmiyor.

Bence hep beraber siyaseti, siyasetçiyi hayatımızın orta yerinden almalıyız. İcraatları, vaatlerini değerlendireceğimiz seçim zamanları dışında her dakika ne dediklerini bilme yükünden kurtulmalıyız.

Sağlıklı olmanın, bir arada, mutlu bir şekilde yaşamanın formülü bu sanırım; siyasetten hayatımızı geri almak

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

Bunlar da ilginizi çekebilir..