İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34863

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8218

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7153

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7023

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5986

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5031

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4895

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4481

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2947

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2164

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1464

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1234

İstanbul

Ali Turan

18 / Puan: 1149

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1149

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 933

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 879

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 31 dakika kaldı.

Ömer Poyraz yazdı, 550 kez açıldı, 1 misafir olmak üzere 8 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
10 May 16 14:00

Ömer Poyraz

Puan: 7023

Bağcı
46e8c495b96a59d1a9fb384375606e0d1462873145

Türkiye son yıllarda öyle değişimler yaşıyor ki, öyle virajlar dönüyor ki, kişiler ve fikirleri hallaç pamuğu gibi. Bundan çok değil 5 sene önceki gazeteleri elinize aldığınızda yandaş dedikleriniz muhalif, ergenekoncu dedikleriniz yandaş, solcu dedikleriniz marjinal, hatta PKK'lı olmuş olabilir. Bu değişim ve dönüşüm Türkiye'nin dönüşümünün ne kadar hızlı ve entelektüellerin buna ne kadar hazırlıksız olduklarını gösteriyor. Durum değerlendirmesi yaparken hep eldeki referansları kullandılar. Bu referanslar hep batı normlarına atıf yapan değerlerdi. Başka da ne beklenebilirdi ki? Öyle kodlanmışlar, başarılı(!) olmasından ötürü doğruluğuna kesin kanaat getirmişlerdi Batı normlarının. Suriye savaşı bütün dünyadaki normları, güç dengelerini ve düzeni alt üst eden gelişme oldu. Başlangıcından günümüze her türlü kontrpie durumu üretme kapasitesine sahip olduğunu gösterdi. Müslüman dünyası için çok derin yarılma ve kırılmalara sebep oldu. Fiilen olmasa da zihnen müslüman dünyasının fikriyatını ve hissiyatını etkileyen bir savaş oldu. Evet diktatörler değişmedi ama, müslümanlar üzerine denge kuran diktatörleri halkların gözünde paçavraya dönüştürdü. Batı mülteci meselesiyle başbaşa kaldığında, sahip olduğu haysiyet yoksunluğunun bu denli açığa çıkacağını bilmiyordu zannımca. Batı ve Doğu yeniden yorumlanıyor şimdi. Kim Doğu kim Batı? Kim kimin düşmanı? ABD ile Rusya gerçekten düşman mı? Ülke içinde ne kadar çok batı kanı taşıyan müslüman aydın varmış? Gerçekten pardigmaların tel tel döküldüğü bir süreci yaşıyoruz. Bu süreçte Türkiye kazananlar listesine adını yazdırdı kanaatimce. Neler kazandı dersek? Milli ve yerli olanın değerini bilmeyi, her sakallıyı dedesi sanmaması gerektiğini, muhafazakarlar olarak her TSK mensubunu düşman, her müslümanım diyeni de dost görmemesi gerektiğini iyi öğrendi zannımca. Hani hafızasını kaybeden insan yavaş yavaş hatırlar ya bazı şeyleri. Bu tecrübe ona yüzyıllar boyu unuttuğu şeyleri hatırlattı. Bunların her birini acı faturalarla öğrendi Türkiye ve onun Reis'i. Tarihi okuyarak öğrenebileceklerini yaşayarak acı çekerek tekrar öğreniyor millet. Daha da öğreneceği çok şey var. Sultan Hamid devrini iyi tahlil edemediğimizden kazık üstüne kazık yemeye devam ediyoruz ve edeceğiz. Bu süreçte yaşanan savrulmaları çeşitli kategorilere ayırmak mümkün. Kimi tarihsel, kimi dini, kimi siyasi, kimi de tamamen menfaate dayanan ayrışmalar yaşanıyor gözümüzün önünde. Hep bir amacı var bu ayrışmayı körükleyenlerin. Millete hafızasını geri getirmek için çabalayan, kendisi de süreci bizzat acı çekerek ihanetlere maruz kalarak yaşayan ve fakat devrilmeyen bir tank misali yoluna devam eden liderini elinden almak. Liderin bir amaç olduğunun lider tarafından da idrak edildiği korkusu karşı tarafı o kadar ürkütüyor ki. Ellerinde ne varsa fırlatıyorlar üzerimize. Açığa çıkmayı göze alacak kadar sinirli ve gerginler. Siz, bakmayın bizden görünen Reisci ve Hocacıların atışmalarına. Onlar neyi savunduklarını ve neye karşı olduklarını bilmeden saldırıyor birbirlerine. Kimin adına yaptıklarını bilmeden körüklüyorlar bu kavgayı. Mesele yüzyıllara sari ve biz tarihimizdeki yüz yıllarımızı okumadan, özümsemeden geldik buralara. Lütfu ilahi bu. Zaman bizden yana, çırpınmalar boşuna. Üzüm yemeye bakın!

46e8c495b96a59d1a9fb384375606e0d1462873145

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..