İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38846

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8854

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6943

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5721

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5262

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2613

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2505

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1660

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1491

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1399

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1364

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1276

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1081

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 985

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 05 saat 20 dakika kaldı.

Ahmet Lalbek yazdı, 317 kez açıldı, henüz yorum yapılmadı.
30 Kas 99 00:00

Ahmet Lalbek

Puan: 1276

Trump Müslümanlarla Savaşarak İslâm'a Hi̇zmet Edecek

Daha önceki bir yazımda da bahsetmiştim. Amerika'da 8 KASIM'da neticelenecek başkanlık seçimlerini Cumhuriyetçi aday Donald Trump kazanırsa bu, önümüzdeki süreçte "dünyada daha da girift bir dönemece girileceği" anlamına gelir.

Bu noktada bazıları hemen şunu söyleyeceklerdir : "Amerika'nın dış politikası her zaman uzun soluklu, kararlı ve istikrarlıdır; bu nedenle seçim sonuçları bu duruma radikal bir etki yapmaz. Tamam bu da bir yorumdur ancak "tam olarak, her hâlükârda ve mutlak sûrette geçerlidir" şeklindeki bir abartıya da kapılmamak gerekir. Yani Demokrat Amerika ile Cumhuriyetçi Amerika arasında nereden bakarsanız bakın, ciddi bir anlayış farkı vardır ve bu da ülkenin dış politikası üzerinde birbirinden farklı yaklaşımların oluşmasına neden olmaktadır.

Trump Neo-Con kafalıdır. Neo-Con'lar genel olarak "Siyonizme" hizmet ederler; Şahindirler. Siyonizm ve Amerikan ulusal çıkarları için global derinliği olan politikalar belirlerler. Derin Amerika'nın adamlarıdırlar. Legal görünümlü olmalarına rağmen, çoğunlukla illegal faaliyetler içindedirler. Amerikan siyasetinde yuvalandıkları yer, çoğunlukla Cumhuriyetçi kanattır.

Donald Trump'ın Cumhuriyetçi olmasının yanısıra, kişisel bazı özellik ve önceliklerinin de bir sıkıntı kaynağı olacağı, şimdiden rahatlıkla hissedilebiliyor. Seçim kampanyasının bugüne kadar ki sürecinde sarf etmiş olduğu sözcükler, kendisinin agresif ve bir miktar dengesizliğe varan, çılgınca fikirlere sahip bir kişiliğinin olduğunu gösteriyor. Tam olarak "OLDU-BİTTİCİ" bir diktatör havası var Adam'da.

Aslında şu dönemler bir aksiyon özlemi içerisinde olduğunu tahmin ettiğim (Çünkü Amerika'lılar Obama dönemini dış politika açısından oldukça pasif ve sıkıcı buldu.) Amerikan halkı, Trump'ı başkan seçerse, dünya da ekstradan/fazladan neler yaşanabilir? Şimdi de buna bir bakalım.

1- Amerikan dış politikası "eylemsel açıdan" durağanlıktan çıkarak, daha aksiyonel sonuçlar üretecek.

2- Aktifleşen dış politikanın doğrudan ve dolaylı olarak birincil hedefi "kesinlikle" müslümanlar olacak.

3- Trump yönetimindeki Amerika, belli bir konjonktürel sıralama ile de olsa, müslümanlara yönelik "Toptancı" yaklaşımlar içerisinde bulunacak; enerji ve mesâinin büyük bir kısmı ise bu yönde harcanacak.

4- Büyük İsrail hayalinin (Arz-ı Mev'ud) gerçekleşmesi için büyük çabalar sarfedilecek ve bu yönde, Orta Doğu ile daha fazla uğraşılacak.

5- Başta Türkiye ve Orta Doğu ülkelerinde olmak üzere, yeni ve daha güçlü karışıklıklar/kargaşalar çıkarılarak, mili yönetimlerin devrilmesi ve yerine kukla yönetimlerin getirilmesi (Mısır'da olduğu gibi) yolu ile bu ülkelerin "inisiyatif" kullanma yetileri ellerinden alınmaya çalışılacak.

6- Türkiye özelinde; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve AK Parti'nin Türkiye siyaseti ve yönetiminden tamamen el çektirilmesi için uluslararası boyutta ve Türkiye yerelinde gereken ne varsa aşama aşama uygulamaya konulacak veya bu yöndeki çalışmalar bir aymazlıkla zirveye kadar taşınacak.

7- İslâm ülkeleri arasında yavaşça oluşmaya başlayan ittifak/işbirliği temelli oluşumlar, daha başındayken sonlandırılmaya çalışılacak.

8- Öncelikle Şii'lere yakın durularak, Sünni Müslümanlar hedef alınacak; ardından da Şii'lere karşı farklı bir plan geliştirilecek. Bu arada da Suriye'de Esad'a yakın ve muhâliflere uzak oluşumlar peşinde olunacak.

9- Özellikle son dönemlerde iyice ayyuka çıkan "Amerika-Rusya yakınlaşması", Rusya'nın tüm marjinal ve agresif tutumlarına rağmen, tam bir dostluğa dönüşecek. Zira Trump'ın zaman zaman Rusya ve Putin için yaptığı çeşitli güzellemeler dikkatlerden kaçmıyor.

10- İslâm Âlemi ile mücâdele kapsamında, bu dostluğa "Avrupa ve Taoist-Budist-Putperest Doğu Dünyası da" dahil edilecek ve böylece "BÂTIL İTTİFAK" yeniden şekillendirilmiş olacak.

Ben bu defa çıkacak savaşı, aslında "3. Dünya Savaşı" olarak adlandırmak istemiyorum. Artık konjonktür çok farklı. "Doğu-Batı Bloğu" denilen bir şey de kalmadı. Bâtıl'ın risk algılaması şimdi çok farklı. Onların şu anda algıladıkları risk İslâm'ın ta kendisidir. O halde bu şavaşa doğrudan doğruya, "HAK-BÂTIL SAVAŞI" da diyebiliriz. Bu yüzyılın ilk yarısı, bu savaşa gebe.

"Tüm bunlar Amerika'nın seçim sonuçlarına mı endeksli?" diyeceksiniz. Tabî ki değil; Ancak Trump liderliğindeki bir Amerika'nın, bu sürecin/tepkimenin şekillenmesi ve hızlanması üzerinde çok ciddi bir "Katalizör" etkisi oluşturacağı da gayet açık.

Her zaman söylerim: "En doğrusunu elbette Allah bilir". Fakat tahminlerim o yönde ki; öyle yada böyle, önümüzdeki 5 veya 10 yıllarda dünyayı büyük kaoslar ve büyük savaşlar bekliyor. Dünya'nın yeniden şekillendirilmesi eskiden olduğu gibi "al cetveli çiz" tarzında kolay da olmayacak. Şimdi müslümanlar eskisine göre daha güçlü ve daha bilinçli, gayrimüslimler ise daha zayıf ve daha cesaretsiz. Teknoloji üstünlüğü farkı ise her geçen gün biraz daha kapanıyor. İnsan gücü ve genç nüfus açısından ise müslümanlar çok daha avantajlı.

Her ne yaşanırsa yaşansın, Allah-u Âlem sonuç itibariyle müslümanlar vahdete erecek ve zafer Muhammed Ümmeti'nin olacaktır. Garibim DONALD TRUMP ise şayet "Başkan" olursa, bu süreci hızlandıran bir etken olarak, "istemeden de olsa, İslâm'a hizmet etmiş (!) biri" nitelemesiyle tarihe geçmiş (!) olacaktır.

Ahmet LALBEK / 27.05.2016

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..