İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 24799

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7843

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 4948

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4397

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3694

İstanbul
İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 2941

İstanbul

Sezer Emlik

8 / Puan: 2769

Bartın

Ozan Bilican

9 / Puan: 1956

İstanbul

Detroitli Kızıl

10 / Puan: 1590

İstanbul

Salieri Alt Tire

11 / Puan: 1585

İstanbul

Vlad Emir

12 / Puan: 1519

İstanbul

Sıla Münir

13 / Puan: 1346

İstanbul

Osman Batur Akbulut

14 / Puan: 1335

Kırıkkale

Mustafa Kılıç

15 / Puan: 1280

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 991

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 973

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 928

İstanbul

Ahmet Demir

19 / Puan: 837

İstanbul

Müsemma Şahin

20 / Puan: 822

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 806

Sakarya

Lagari Alıntılar

22 / Puan: 778

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 769

Erzincan

Mesut Toprak

24 / Puan: 751

Ankara

Muharrem Morkoç

25 / Puan: 739

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 709

Ankara

Alpay Gökçe

27 / Puan: 683

İstanbul
İstanbul

Reşit Akpınar

29 / Puan: 615

Erzurum

Ali Osman Rothschild

30 / Puan: 562

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 31 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 737 kez açıldı, 5 misafir olmak üzere 16 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
6 Haz 16 18:00

Bulut Sever

Puan: 4397

Küçük Çocukların Camilere Getirilmesi Bahsi
e4d59784b12db2820fab8a2c80f323bb1465212510

e4d59784b12db2820fab8a2c80f323bb1465212510

Çok şükür yine bir Ramazan-ı Şerif ayına yetişmiş bulunmaktayız. Rabbimize ne kadar şükretsek az. Geçen senelerde aynı iftarlarda hurma ile oruç açtığımız, dua ettiğimiz, omuz omuza aynı safta namaz kıldıklarımızın bazıları artık aramızda yok. Onlar için Ramazan ayına kavuşarak şereflenme ve bu ayın bereketiyle bereketlenme nasibi ebediyen kapandı.

Her Ramazan-ı Şerif ayında olduğu gibi bu sene de en azından ilk on beş günü camilerimiz tıklım tıklım dolup taşıyor. On beşinden sonra ise hızla Yatsı ve akabinde eda edilen teravih namazına iştirakler düşüyor.

Dün akşam birinci teravih kılındı, oradan başlayalım.

Malumunuz üzere namazlar bitti, herkes dağılmaya yüz tuttu. Cami görevli ve cami ile yakinen ilgilenen arkadaşlarımız olması hasebi ile camiden çıkışımız en son onlarla olacaktı. İmam odasının önünde cemaatin çıkmasını beklerken, yukarıdaki resimde görüldüğü üzere caminin tam ortasında vuku bulmuş ve çıkışta arkadaşlarımız tarafından cemaat idrarlı yere basmasın ve bunun sonucunda daha da etrafa bulaşmasın diye leğen konulduğunu gördüm.

İnsaf!

Diyanetin, diyanetçilerin, kendini muhafazakâr olarak tanımlayan insanların birçoğunun dilinde epeydir ısrarla camilere çocukların getirilmesi meselesi var. Tüm iyi niyetleri ve saflıkları ile bu meseleyi mütemadiyen her fırsatta söylüyorlar.

Bu ülkeye Müslümanlık 2003 senesi ile birlikte gelmedi. Bu coğrafyada son yüz yılımıza nasıl tırpan vurmuşlarsa, ondan öncesi için ise, kökleri o tırpan vuranların hayallerinin ötesinde bir derinlikte bulunan bir geçmişi var.

Bana bu hususta muhalefet edecek olanlardan öncelikle benim gibi iki evlat sahibi olanları öne alayım. Sonra bir ve sonra ise henüz baba olmamışlar sırayla başlasın. Henüz bir aile kur(a)mamış olanlar ise biraz geri dursun lütfen.

Biz bunları söylüyorsak çocuk düşmanı da, ehli keyif bir insan da değiliz.

Camiler hususiyetli yerlerdir. Müslümanlar orada ibadet ederler. Buna gayret ederler. İbadetin farzlarından değilse de önemli şartlarından biri de “huşu”dur.

Daha henüz laftan sözden anlamayan, altı bağlı veyahut henüz tuvalet ihtiyacında kendini tutamayan, kontrol edemeyen çocukları camiye getirmek hangi din sevgisi aşılama gayretiyle izah edilebilir?

Bu ay için bu durumun, istisnaları her daim ayrı tutarak tek açıklaması vardır; “hanım zorla peşime taktı, bir şey diyemedim.” ya da camiye gelen bayanlar için, “Kocam sahura kadar kahveye okeye gitti, komşularda camiye gidince çocuğu yalnız bırakamadım.”

Ülkemiz günlük televizyon izleme süresi yetişkinlerde 4 saat. Kitap okuma oranı 10 saniye! Daha ne yazacaksın ki… Hele bu süre çocuklarda kuvvetle muhtemel uyku saatlerinin dışındaki her saattir.

Din sevgisi, cami sevgisi için doğduğu günden bu yana dini eğitimi ile ilgili hatırı sayılır hiçbir şey yapılmamış çocuk, cemaatin huşusunu ve cami görevlilerinin huzurunu bozunca tarifi mümkün olmayan cami sevgisine gark olacak öyle mi?

Laflarımız elbette çocuklara değil, 7 yaşından küçük çocukları camilere getiren anne-babalara.

Yazık değil mi o cemaatin için belki tam bir sene bekleyen ve belki son Ramazan ayımdır diye doğru düzgün teravih kılmak isteyen yaşlılar vardır. Yazık değil mi onlara tam namazdayken, küçücük bir çocuğun bezinden damlata damlata secde edilen yerleri kirleterek önlerinden bağıra bağıra koşuşturması? Yazık değil mi, işi Müslümanların ibadetlerini kolaylıkla yapmasına gayret eden cami görevlilerinin herkes gittikten sonra sabunlu suyla senin çocuğunun idrarını temizlemesi? Sen hiç kendi çocuğunun altının temizledin mi, anasına şöyle çekil bir kenara bu sefer ben değiştireyim dedin mi? Demiş olsan dahi kimsenin, başka kimsenin çocuğunun pisliğini temizleme görevi yoktur, kul hakkıdır bu.

Hadis-i Şerif’te şöyle buyuruluyor, “Camiye çocuk ve deli koymayın.” (İbni Mace)

Ehli Sünnet İslam Âlimleri de 7 yaşından küçük çocuklar evcil hayvan hükmündedir. Yani ne yaptıklarını bilemezler, cami içinde uygun olmayan işler yaparlar diye buyurmuşlardır.

Elbette 7 yaşına müteakip çocuklar ve gençler camiye getirilmeli, farklı teşviklerle camiye gelme alışkanlığı kazandırılmalı. Bu süre zarfında çocukların, gençlerin cami içindeki gülüşmelerine, haylazlıklarına anlayış gösterilmeli ve cami edebine dair bilgiler güler yüzle tatlı dille anlatılmalı.

Hülasa, çocuğuna dinini, namazı ve ibadethanelerini sevdirmek isteyen önce evindeki televizyon belasına ket vuracak. 5 vakit namazına özen gösterip, çocuğu doğduğu günden başlayıp namazlarını evladının gözü önünde kılacak; 7 yaşından önce evladıyla cemaat yapıp, 7 yaşından sonra illa ki evladıyla birlikte namazlarını eda etmeye gayret gösterecek.

İslamiyet edep dinidir. İbadetler ise en güzel, edebe riayet edilerek dinimize uygun olarak yapılanları taklit ederek öğrenilebilir. 

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..