İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35074

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8221

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7227

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7032

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6035

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5036

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4934

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4497

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2958

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2457

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2176

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1467

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1385

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1245

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1027

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 902

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 09 dakika kaldı.

Dlşt Kefeli yazdı, 423 kez açıldı, 8 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
18 Mar 15 09:00
Rukiyemin Suçu Ne?

Beş altı bayan otobüs durağında bekliyoruz. Herkesin elinde çantaları, poşetleri…Bir elindeki çocuğu sürükleyerek ve diğer elindeki telefonla hararetli konuşmalar yaparak genç bir bayan daha durağa doğru geliyor.Çocuk ya çok isteksiz ya da çok yorgun. Dikkatli bakınca yüzündeki yara bereyi görebiliyor insan. Sanki bir kedinin saldırısına uğramışçasına minik yırtıklarla dolu yüzü ve içeri doğru çökmüş, anlamsız bakan bir çift göz dikkatimi çekiyor. Sanki bu dünyadan değil.

Yanımdaki bayanlar arkadaşlarıyla muhabbet ettiklerinden çocuğun bu özelliğini farkedememiş olacaklar ki annesinin elinden kurtulup ellerindeki poşetlere saldıran çocuğa fazlaca tepki gösterdiler. Poşetlerin birinde bulunan ekmeğin köşesini koparmış olan çocuğu annesi kimsenin yüzüne bakmadan ve telefondeki sohbetini bozmadan elinden yakalayıverdi ve az ileri gittiler. Telefon konuşmasının acil bir durum için olmadığı özürlü annesinin gülümseyerek, neşeyle birşeyler anlatmasından gayet kolay anlaşılabiliyordu. Biraz sonra Rukiye evlat yine annesinin elinden kurtuldu ve yine çantalara saldırdı. Çantalarının karıştırılmasından rahatsız olanlar; bir yandan zihinsel engelli bir çocuğa kızmak istemiyor bir yandan da bu duruma mani olmak istiyorlardı. Anne hiç istifini bozmadan telefon görüşmesine devam ediyordu. Bu durum böyle bir süre devam ettikten sonra anne telefonu cebine koydu ve yerdeki çantasını açtı. Bebek bezleri ve ilaçlarla dolu çantada cüzdanını buldu ve otobüs kartını rahat tavırlarla cüzdanda sıkışmış olduğu yerden çıkardı. Bu sırada yanımdaki bayan artık sinir krizi geçirecek hale gelmiş,Rukiye’yle başa çıkamaz olmuştu. Anne ‘’amma da abarttınız ‘’ dercesine, bize doğru baktı ‘’ bir şey yapmaz o…’’dedi.Ama yapıyordu işte. Kimse elindeki poşetteki ekmeğin veya herhangi bir özel eşyasının durakta karşılaştığı bir zihinsel engelli çocuk tarafından ellenmesini veya kurcalanmasını istemez. Neyse ki otobüsleri geldi. Annesi Rukiye’yi sıkıca elinden tuttu ve ardından ‘’kızım çocuk ekmek mi istiyor acaba? Al bu kopardığı parçayı’’ diye seslenen teyzeye ters bir bakış attıktan sonra otobüse binerek uzaklaştı.

Bu olay beni çok düşündürdü.Zihinsel engelli bir evlat annesi olmak…Damdan düşenin halinden ancak damdan düşen anlar elbet. İnanıyorum ki madden ve manen çok zor bir durum.Karşılaştıkları zorluklar, o çocuğun gözlerinin içine bakmaktan daha kolaydır eminim. Ana bu..Nasıl ciğeri yanıyor, nasıl üzülüyor kimbilir.

Ama kimseyi de senin çocuğunun çilesini çekmemkle suçlayamazsın. Tabii ki toplum olarak engelli çocukların topluma kazandırılması için, daha rahat bir yaşam sürebilmeleri için, ailelerinin onlara bakmasını kolaylaştırabilmek için çalışmalar yapmalıyız. Bu olaydaki sorun annenin ilgisizliği ve vurdumduymazlığı. Belki aynı şey sağlıklı çocuklarıyla ilgilenmeyen anneler için de geçerli ama Rukiye sağlıklı bir çocuk olsaydı, yanımdaki teyze bu kadar zor durumda kalmadan çocukla konuşarak poşetlerinin karıştırılmasına engel olabilirdi.

Bir süre önce de haberlere konu olmuş olan ‘’komşular zihinsel engelli genci hırpaladı’’ olayı geldi aklıma.Bir apartman dairesinde yaşayan 20’li yaşlarında zihinsel engelli genç ki gücü kuvveti yerinde, bedenen bir kusuru yok; komşuların kapısına dayanıp evlerine girmeye çalışıyordu.Çoluk çocuk korku içinde ondan kurtulmak için ileri doğru itekleyince, engelli çocuğunu oradan alıp komşularından özür dilemesi gereken anne, bu olayı kameraya çekip medyaya yaymayı tercih ediyordu.Ve hatta mahkemeleşmişlerdi.

Kimbilir gittiği yerde belki Rukiye’nin annesi de duraktaki olayı anlatmış ve hep birlikte toplumun zihinsel engelleri nasıl da dışladığı konusunu tartışmışlardır.

(DİE tarafından gerçekleştirilen Türkiye Özürlüler Çalışması verilerine göre Türkiye genelinde 331,243 zihinsel engelli kişi olup, bunların 214,205’i eğitim çağı olan 29 yaş ve altında (% 65), 59,679 kişi ise eğitim ve yakın bakım çağı olan 9 yaş altındadır

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
18 Mar 16:58

Olaya değişik bir açıdan bakmışsınız. Allah herkesin yardımcısı olsun. Ağır imtihanlarla sınamasın.

Bunlar da ilginizi çekebilir..