İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 88 kez açıldı, 4 kişi beğendi, 5 yorum yapıldı.
8 Haz '16 17:00
Bu Yalanların Bir Sebebi Var 

Syed Rizwan Farook ve Tashfeen Malik 3 Aralık 2015 tarihinde ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Bernardino kasabasında engellilerin hizmet aldığı bir tesise silahlı saldırıda bulundu. ABD vatandaşı Farook tesiste katıldığı partiden ayrılıp eşiyle beraber geri döndüğünde 14 kişiyi öldürdü ve polisle girdiği çatışma sonrası öldürüldü. Saldırısı sonrası Los Angeles Times’ın adliye ve FBI haberlerini yapan deneyimli muhabiri Richard (Rick) Serrano saldırı failinin “Tayyeep bin Ardogan” isimli Katar vatandaşı olduğunu yazdı. Haber kısa bir süre içinde Washington Times’in , Fox News, Atlanta Journal Constitution, The Los Angeles Times ve Mediaite gibi medya kuruluşlarında yer aldı. Kısa süre sonra ismin yalan olduğu ortaya çıktı ve düzeltildi. Sosyal Medya’da bu hesaptan önce de bazı hesapların bu ismi yazdığı söylense de ilk kimin yazdığı bilinmedi. Pulitzer ödüllü deneyimli muhabir neden böyle bir isim uydurmayı seçti olay tam olarak açığa çıkmadı.

25 Ağustos 2015 tarihinde medyada yer alan bir habere göre, Almanya’da yaşayan Cumali Mol Lazkiye İslam Emirliği’ni kurduğunu ilan etti. http://ufunet.blogspot.com.tr/2015/08/bir-haberin-izinden.html Bizim bu olaydan haberdar olmamız CHP’nin parlayan nurlarından Mahmut Tanal’ın verdiği soru önergesiyle oldu. Gazetelerde haber Almanya’da yaşayan İŞİD lideri Sümeyye Erdoğan ile evlenmek istedi şeklinde verildi. Cumali Mol kimdir, ilan ettiği oluşum neyin nesidir hiç araştırılmadan yaklaşık 238 adet haber (Birgün Gazetesinin haberinden öğreniyoruz bu sayıyı ) dolaşıma sokuldu. Sosyal Medya’da binlerce kullanıcıyla paylaşılan bu haberin ardından ne Cumali Mol, ne Karşı Gazetesi ne de Mahmut Tanal’a bir şey olmadı.

CHP’nin Genel Başkanlığına kongre tarihi hariç hep aday olan Muharrem İnce 8 Eylül 2015 tarihinde mecliste yaptığı konuşmada Yargıtay Başsavcılığın devreye girerek Cumhurbaşkanına Cemal Gürsel’de olduğu gibi sağlık raporu aldırıp görevden alınmasını sağlaması gerektiğini söyledi.

Muharrem İnce’nin 08 Eylül Tarihli basın toplantısında gündeme getirdiği iddialardan biri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 06 Eylül tarihinde verdiği röportajda -üstelik canlı yayında- söylediği, “Bu 400 hedefini gösterme, aslında yeni Anayasa'nın inşası noktasında, inşa edebilsin, kurabilsin. Bu yeni Anayasa temelinde Yeni Türkiye adımını rahatlıkla atabilelim. Buna yönelik bir hedeftir bu.” Sözlerinin Hürriyet Gazetesi tarafından “Erdoğan’dan Dağlıca açıklaması: “400 vekil alınsaydı bunlar olmazdı” tarafından verilmesi ve hızlıca bu haliyle yayılması. Hürriyet Gazetesi bu açıklamayı düzelti ve mesele kapandı. Öyle ki yalan haberi protesto eden Ak Partili gençlerin kırdığı cam daha çok konuşuldu.

PKK’nın terör saldırılarına hız verdiği süreçte sürekli söylediği “Bu Erdoğan’ın savaşı, Saray savaş istedi, Erdoğan’ı durdurun savaş bitsin” açıklamalarının ayrıntısını vermeye kalksam 7000 vuruşu tek başına geçer.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında son 1 yılda ortaya atılan yalanlardan birkaçını özetlemeye çalıştım.

Son iki haftadır ülke gündemine giren yeni yalansa Recep Tayyip Erdoğan’ın Üniversite diploması olmadığı ve Cumhurbaşkanlığı seçilme yeterliliğine sahip olmadığı, YSK’nın Cumhurbaşkanını görevden alması. Yıllardır temcit pilavı gibi ortaya atılan bu iddia defalarca çürütüldü. Erdoğan’ın üniversiteden hocası açıklama yaptı, sınıf arkadaşı açıklama yaptı. Ama hala twitter ve medya üzerinden bu konu gündeme getiriliyor. En son gelinen nokta mezun olduğu okulun parayla diploma verdiği şeklindeydi. Bir sonraki aşamada Erdoğan’ın üniversitedeki hocalarının intihal yaptığı için aslında akademik yeterliliği olmadığı, Erdoğan’ın okuduğu okulun kaçak olduğu vs. gündeme gelebilir.

Bu iddia son iki haftadır o kadar gündeme getirildi ki, Cumhurbaşkanı ve Marmara Üniversitesi açıklama yaptı. Ömer Faruk Eminağaoğlu ve HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş yargıya başvurarak Erdoğan hakkındaki iddiaların araştırılması üniversite mezunu olduğunu ispat edemezse görevinden alınmasını istedi.

Bütün bu haberlere Ak Parti cephesinden gelen tepki her seferinde aynı, (medya, cumhurbaşkanına yakın kaynaklar dâhil) “muhalefetin çaresizliğini ve çapsızlığını gösteriyor.”

Türkiye’de özellikle İslami Camia’nın en temel sorunlarından biri düşmanlık beslediği kesime olan lakaytlığı ve küçümsememedir. Söz gelimi PKK’dan bahsederken onların eşkıya olduğunu, siyasi veya askeri anlamda hiçbir görüşlerinin olmadığını söylüyoruz.

Ya da üniversitelerde solcu görünümlü teröristlerden bahsederken onların ne kadar zavallı olduğunu ısrarla belirtiyoruz.

Karşımızdaki düşmanı küçümseyerek alt ettiğimizi düşünüyoruz. Bu da bizi rehavete anlık tepkiye sorunun nedenlerini düşünmemeye sevk ediyor.

Erdoğan hakkındaki iddialara verilen tepkilerde bu sığlıkta kuruluyor. Oysa karşımızda ısrarla vazgeçmeyen, sürekli farklı konularda yeni yalanlar uyduran bir koalisyon var. Gazete haberleri sosyal medya paylaşımları, ünlülerin meseleyi canlı tutma çabaları.

Bu kitlenin amacı kendi yandaşlarını diri tutmak da değil. Onlar zaten Erdoğan’dan ölesiye nefret ediyorlar. Erdoğan Ordinaryüs Profesör de olsa nefret edecekler. Erdoğan açılım sürecini başlattığında da nefret ediyorlardı. Erdoğan, ABD ile tam mutabakat halindeyken de nefret ediyorlardı.

Karşımızda büyük bütçeli bir reklam kampanyası var dersek abartmış olmayız. Bu reklam kampanyası yeni bir siyasi lideri tanıtmak/parlatmak için değil, şu an Türk Siyasetinde geçilmez görünen Recep Tayyip Erdoğan’ı kötülemek ve onu sevenleri soğutmak için çabalıyor. Attığı adımda nihai amaca ulaşırsa ne ala. Ulaşamazsa bir sonraki hamleye geçiyor. Yaptığı her kampanya ile zihinleri bulandırıyor ta ki Erdoğan’ı destekleyenlerin sayısı azalsın. İlanihaye Erdoğan’ı destekleyen kitleler Erdoğan’ı siyaseti bırakmaya/etliye sütlüye karışmayan Cumhurbaşkanlığı makamına zorlasın ve böylece  daha uzlaşmacı bir Ak Parti olsun. Ya da Erdoğan alaşağı edilmek istendiğinde korkulan patırdı çıkmasın.

1be0cdaad56c2aba616c022fd57f77401465382806

Yukarıdaki paragraf bazıları için yağcılık, kraldan çok kralcılık gibi gelecek. Bu arkadaşlardan 2 sorunun cevabını vermelerini bekliyorum.

1- Erdoğan hakkında bu kadar yalan uydurmalarının sebebi nedir?

2- Erdoğan giderse sorunların çözüleceğini neden söylüyorlar?

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

12 Haz '16 13:04

Doğru tespitler.

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol