İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 28447

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8033

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6532

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4784

İstanbul

Sezer Emlik

5 / Puan: 4501

Bartın

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4250

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3849

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3631

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2370

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2114

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1830

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1687

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1604

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1394

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1352

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1019

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

17 / Puan: 1016

Ankara

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 975

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 940

İstanbul

Yamanduruş

20 / Puan: 886

Sakarya

Ahmet Demir

21 / Puan: 870

İstanbul

Müsemma Şahin

22 / Puan: 855

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 843

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 838

Erzincan

Reşit Akpınar

25 / Puan: 834

Erzurum
İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 791

Ankara

Muharrem Morkoç

28 / Puan: 753

İstanbul

Alpay Gökçe

29 / Puan: 728

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 694

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 32 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 388 kez açıldı, 3 misafir olmak üzere 12 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
23 Haz 16 22:00

Bulut Sever

Puan: 4784

Kandil'in Çağrısına Uy Savcının Çağrısına Uyma!
37657b35d29a7cd5472c6361c9874e2d1466707283

37657b35d29a7cd5472c6361c9874e2d1466707283

Bir ileri iki geri derken dokunulmazlık mevzuu bir neticeye ulaştı geçtiğimiz haftalarda.

Ne genel kurullar, ne kavgalar, sivil direnişler, havada uçan tekmeler, ‘teknik gelme sokak kavgasına gel’ denemelerinden sonra, dayak atanın attığı dayak, dayak yiyenin de yediği dayak yanına kar kaldı.

Hakkında ‘sıkıntı’ olan milletvekillerinin dosyaları savcılıklara ulaştırıldı ve pek tabii olarak öncelikle HDP’li milletvekilleri savcılıklar tarafından çağrıldı.

Evrensel hukuk sistemine canı gönülden bağlı birçok yazar-çizerimiz bu sürece itiraz ediyor.

Diyorlar ki, HDP’li milletvekilleri savcılık ‘davet’lerine büyük bir memnuniyetle iştirak ederse, ifadeleri alındığı gibi alelacele mahkemeye sevk edilecekler ve tutuklanacaklar.

Yok, bu davetlere, hani eş başkanları işkembeyi kübradan atarak meclis gruplarında efeleniyordu ya bizim korkumuz yok diye, gitmezlerse haklarında yakalanarak getirilme kararı çıkarılacakmış.

Ardından meclisi ‘basma’lar, evleri, işyerleri, parti binalarını altüst ederek yakalananların, yakalanma anlarında vuku bulacak olayların görüntüsü ülke kaldırır mı kaldıramaz mı bunun telaşındalar.

Mahkemeye götürülme anlarında nümayişler olacak ve polisin yani devletin yine ‘orantısız’ güç kullanması suretiyle hemen her gün oluşacak kargaşa ve kaos ortamı ve tabii ki bunların tek kare kaçırılmadan dünya kamuoyuna servis edilmesinin altından nasıl kalkacakmış bu ülke.

Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak her ne kadar terörle mücadele adına bunları yaptığımızı söylesek kime neyi inandıracağız derdine düşmüşler bizim özgürlükçü ve bağımsız gazetecilerimiz, köşe yazarlarımız.

Değil 90’lara, buna benzer ‘demokrasi dışı’ görüntüler vermek suretiyle 90’ların bile gerisi düşecekmişiz.

Hükümetin icra görevini yürüttüğü, bir devlet kararı olan Barış Süreci ile icracılar yine devlet görevlileri üzerinden örgüt ile örgütün başı ile görüşmüşlerdi. Ya da adına her ne denirse denilsin, görüştükleri için ne vatan hainlikleri kaldı, ne haysiyetsizlikleri ne de bunun günü gelince hesabının sorulacağı ‘siyasi’ bir hareket olduğu.

Bu süreç devam ederken HDP’li milletvekillerine tüm kışkırtıcı söylem ve eylemlerine karşılık güzellikle “yapmayın, etmeyin, bakın nasıl güzel seyrediyor bu süreç. Siz de demokrasiden, siyasetten yana olun, bırakın böyle kışkırtıcı söylemleri…” mealinde uyarılar telkin edildi.

İcracı siyasiler, kendi oy verenlerinin büyük bir kısmını karşısına ve hatta onları kaybetmeyi göze aldı da, onlar o çok karşı olduklarını yemin billah söyleyerek ifade ettikleri emperyalizmin ikiyüzlü fakat sıcak görünen yüzüne güvendiler, sığındılar.

Ne oldu peki?

Devlet de bütün kurumlarıyla kenetlendi ve evlatlarını ailelerinin gözlerini önünde, evlerinde uyurken kalleşçe şehit etmeye başlamasıyla birlikte atıp tutanlarının akıllarını başlardan aldı ve hak ettikleri verdi. Hem örgüte ve hem de örgütün çok geniş bir kesimi kapsayan destekçileri ve sempatizanlarına.

Şimdi de diyor ki, meclis çatısı altında açıkça terörü ve terör örgütünü savunan ve eylemlerini öven milletvekillerinin yeri yok. Hani o değiştirmek istemedikleri anayasaya göre bu hallerinin ifade özgürlüğü ile açıklanamayacağını, bir suç teşkil ettiği söylüyor.

O zaman da korkacak bir şeylerinin olmadıklarını defaten söylemiş olan HDP’li milletvekilleri bu devletin meclisinin çatısı altına girmeye çekinmedikleri gibi yine bu devletin hâkimlerinin savcılarının karşına çıkmaya çekinmemelilerdir.

E zaten de korkacak bir şeyleri yokmuş! 

Şimdi ise, köşelerinden terör-ist sevicileri aklamak ve sözüm ona devleti oluşacak zor bir durumdan kurtarmak isteyen kahraman gazeteciler dönüp kendilerine bakmalıdırlar.

Devletin bir ümittir diye süreç ilerlerken yutkuna yutkuna ‘Ya Sabır’ çekmesini korkaklık zannederek her türlü küstahlığı yapan ve hatta suç işledikleri yakında ortaya çıkacağı kuvvetle muhtemel, aklamaya çalıştıkları ‘Sayın Milletvekillerini(!)’ barış için, kardeşlik için, çok sevdikleri ‘katılımcı demokrasi’ için uyarmadıkları, zorlamadıkları için aynada yüzlerine baksınlar da… var ise!

Millet de devletiyle aynı hissiyatı taşımaktadır artık.

Bu mevzu çok su götürmez. Devletimiz de gereğini hukuk kuralları dâhilinde, adaletli ve şeffaf bir biçimde yaparsa hiçbir şey olmaz.

Devlet ifade özgürlüğü ile terör destekçiliği arasındaki kırmızıçizgiyi pek bir kalın şekilde çizmeli ve önce dünya kamuoyu olmak üzere herkese bu hususta hukuk kuralları çerçevesinde en ufak bir taviz dahi gösterilmeyeceğini çok açık bir şekilde beyan etmelidir.

Devlet, herkese hakkını adaletle verdiği sürece büyüktür.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..