İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38821

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8843

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6934

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5717

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5257

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2611

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1659

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1489

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1080

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 27 dakika kaldı.

Ahmet Lalbek yazdı, 458 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
15 Tem 16 10:00

Ahmet Lalbek

Puan: 1275

İki̇ Di̇li̇m Ekmeğe Kırk Çi̇ft Lâf Edi̇lmez!

İKİ DİLİM EKMEĞE, KIRK ÇİFT LÂF EDİLMEZ!..

UNUTMAYIN! SURİYELİLER DİLENCİ DEĞİLDİR!..

Derler ya Efendim; "Altı kuru, keyfi yerinde" diye;

Suriyelileri yada Ahıska Türklerini düşünmek için ille de "keyfi yerinde" olmaya gerek yok. Aksine "yerinde olan bir 'Keyif' " düşünmeye ve empati yapmaya hiçte müsâit değildir.

Suriyelileri istemeyenlerin bazıları, son zamanlarda bir "HAMÂSET" tutturdu gidiyor. Neymiş efendim, "...onlar vatanlarını terketmişler". Vay be... Bu ne rahat, bu ne büyük konuşma böyle!.. Sizin göz "Muhâcirleri de mi" böyle görüyor yoksa!..

Bir defa, başlangıçtaki düşünce şekli yanlış!..

1- Müslümanın vatanı tüm evrendir ancak, dünyada sahip olmadığımız yerler işgal altındadır. Hâli hazırdaki İslâm coğrafyası, tüm müslümanların ortak yurdudur. Bölünmek yok, aksine birleşmek var. (İslâm Birliği)

2- Suriyelilere sahip çıkmamız gerektiği konusu bir tercih değil, aksine İslâmi bir zorunluluktur.

3- Suriyelileri Türkiye'de istemeyenler, hamâsi sözlerle halkı galeyâna getirmeye çalışmaktadırlar, oysa ki gelenler Arap ırkından olmasaydı (meselâ İngiliz) yada ESAD yanlısı Arap olsalardı, bunlardan bir çoğu, bu kişileri başlarının tâcı edeceklerdi. Oysa ki mazlûmun inancı ve ırkı sorulamaz/sorgulanamaz.

4- Suriyeliler için "kötü kişiler" yakıştırması yapanlar şunu iyi bilsinler ki, hiç bir ırk yekûn olarak ne kötü olabilir ve ne de iyi.

5- Muhammed Ümmeti bilir ki; Hiçbir ırkın, hiçbir ırka üstünlüğü yoktur, üstünlük ancak TAKVÂ iledir. Bunun değerlendirmesi de birey birey olmalıdır. Hz. Nuh (a.s.)'ın oğlu, bırakın kendi ırkından olmayı, bizzat onun kendi çocuğu değil miydi? Fakat bir peygamber olan babasının sözünü dinlemedi ve helâk oldu.

6- Anadolu halkı, bugüne kadar "bir dilim ekmeğin hesabı" yapmadı. Bir dilim ekmeği paylaşmak noktasında acziyet gösterip, arkasından da Suriyelilere "vatanseverlik dersi" vermeye kalkışmak, MAZLUMUN SIRTINDAN HAMÂSET YAPMAK" olmaz mı?

7- "Efendim, tarihte onların ataları bizi sırtımızdan vurdu". Kin mi tutacağız? Bakın Avrupa'da 2. Dünya Savaşı'nda 50 milyon insan katlettiler fakat ardından birlik oluşturdular. Biz Allah ve Resülü'nün tüm uyarılarına rağmen "kine, nefrete, bölünüp parçalanmaya" devam mı edeceğiz?

Ayrıca Arap-Türk ırkları arasına kasıtlı olarak sokulan fitneleri maalesef halkımız çok net bilmiyor. Bu halkların tarihte birbirlerine karşı gösterdikleri "göz yaşartan fedâkarlıklarını da" halkımız yeterince bilmiyor; bunları okuyup anlamadan, kulaktan dolma bilgilerle hareket edersek, Allah bunun hesabını, her iki taraftan da mutlaka soracaktır. İngiliz ajanlarının fitnesini sürdürmek, dünyanın en uyanık insanları olması gereken müslümanlara yakışmaz.

8- Hadi diyelim, "Suriyeliler toptan kötü" insanlar. Bunu diyenler Türkiye'nin Afrika ve Gazze'ye olan yardımlarını da eleştirmişlerdi. Buna ne demeli? Demek Suriye'lilerin sözde "kaçıp gelmelerini" dillendirmenin asıl nedeni başka; yani amaç "üzüm yemek" değil!

9- Bazıları da diyor ki; "ülkemiz de o kadar aç, sefil insan varken..." falan. Tamam da, bu ülkede ne edersen et, bir türlü doyuramadığın bir sınıf var, bunlar zaten hiç doymadılar ki; İmkânları da yerindedir bunların ancak siyaset olsun diye, sürekli "açlıktan, susuzluktan" bahsederler. Hani birileri "câmi" yaptıracağı zaman, birilerinin de aklına "okul" yaptırmak gelir ya! Aynen onun gibi... Elbetteki memlekette fakir, dar gelirli insanımız çok ancak bu durum, Suriyelilerle başlamadı ki. Tam tersine Suriyeli kardeşlerimizi kabul etmemiz, bu toprakların daha da bereketlenmesine neden olacaktır inşaallah.

10- Uluslararası konjonktür, Türk-Arap-Afrika yakınlaşmasından rahatsızlık duyuyor, aynen içimizdeki sözde bazı "emperyalizm karşıtları" gibi.

Eveet... Tüm bu durumlar karşışında, sağduyulu insanlarımız son derece uyanık olmalıdır. Türkiye'nin atakları karşısında çareler arayanlar, gerek yurt içinde ve gerekse yurt dışında olmadık fitne ve fesatın çabasını göstermektedirler. Türkiye yalnızlaştırılmak, içine kapatılmak, İslâm dünyasından uzaklaştırılmak ve çökertilmek istenmektedir. Hamâsetle ve günübirlik dedikodularla gidilecek bir yol yoktur. Aman dikkat!..

Son olarak:

Suriyelilere destek, bizim "MÜSLÜMANLIK BORCUMUZDUR".

İki dilim ekmeğe, 40 çift lâf edilmez!..

Onlar dilenci değillerdir!..

BİZİM YARDIMLARIMIZ İSE, ONLARIN HAKKIDIR.

Düşmez kalkmaz olan, yalnızca "ALLAH" tır.

Ahmet LALBEK / 11.07.2016

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..