İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34911

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8218

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7167

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7026

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6001

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5031

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4905

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4482

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2950

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2170

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1464

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1235

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1151

Erzurum

Ali Turan

18 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 933

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 879

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 18 dakika kaldı.

Kürşat Koyuncu yazdı, 1009 kez açıldı, 43 misafir olmak üzere 59 kişi beğendi, 20 yorum yapıldı.
6 Ağu 16 18:00

Kürşat Koyuncu

Puan: 34911

Hiroşima'nın En Uzun Günü Dinozorların En Sessiz Gecesi
788cbc234c200986bdb5a9134edfc5391470485151

788cbc234c200986bdb5a9134edfc5391470485151

6 AĞUSTOS 1945, Pazartesi Sabahı, saat 08:15: Hiroşima öldü. Atom bombasının dünya prömiyerinde şehir ve insanları bir anda küle dönüştü. Atom bombasının ateşi duvar kalıntılarının üzerinde daha önce orada bulunmayan gölgeler oluşturmuştu: kollarını havaya kaldırmış bir kadın, bir adam ve koşulu bir at…

6 HAZİRAN 1980: Nobel ödüllü Fizikçi Luiz Alvarez ve oğlu Jeolog Walter Alverez, dinozorların 65 milyon yıl önce bir meteorun dünyaya çarpması sonucu yok olduklarına ilişkin makaleleri Science dergisinde yayınlandı.

Malum, bugün Hiroşima’ya atılan atom bombasının yıldönümü; birçok haberde atom bombasından, patlamanın şiddetinden ve sonraki etkilerinden bahsedilecek. Ama ben bu yazıda bu olayın başka bir yönünden bahsedeceğim; Batı’nın Doğu’ya bakışı ve onu tahakküm altına almak için neler yaptığından bahsedeceğim.

Efendim, Rönesans ve Aydınlanma’dan sonra gelişen mekanik felsefenin doğaya bakışı şöyle olmuştur. Doğa tahakküm altına alınması gereken bir şey olarak görülmüştür. Mesela Francis Bacon Doğa’dan, “hizmet etmeye mecbur”, “baskı altına alınmış” ve doğa fiolozofunun esiri olmuş biriymişçesine bahseder. “Onu zapt etmeksizin ona el uzatmak boşunadır” diye yazar. Yani Doğa zapt edilmeli, sırları ve mahrem odaları keşfedilmelidir. Aynı şekilde Robert Boyle da doğa filozoflarının, doğayı, sağlık, zenginlik veya bedensel zevkler gibi özel gayeleri için kullanışlı hale getirmek üzere hükümranlıkları altına alma arzularından bahseder.

Buna karşın Japon filozof Watsuji Tetsuro şöyle der: “Avrupa’da ılımlı, düzenli doğaya ‘ele geçirilmesi gereken bir yer’, keşfedilmesi gereken bir yasanın bulunduğu bir şey olarak muamele edildi.” der. Daha sonra şöyle devam eder; “Özellikle, açıkça görülen irrasyonelliği nedeniyle, yani tezatlıkları ve kafa karıştıran çelişkileri nedeniyle doğa, hiçbir zaman tahakküm altına alınması gereken bir şey olarak görülmemiştir. Doğa, kendi içinden çıkıp var olandır ve kavranamaz bir derinliğe sahiptir.”

Bu tezatlıklara en iyi örnek, Batı’nın ve Doğu’nun bahçeye bakışıdır. Japon yazar Kavabata Yasunari Japon bahçesini doğanın büyüklüğünün ve genişliğinin bir sembolü olarak niteler. Batı için de bu geçerli olabilir; fakat orada her şey simetrik olarak yönlendirilmiştir, Japonya’da ise böyle değildir. Asimetrik olan aslında çeşitliliği ve genişliği sembolize eder ve şunu ekler: “Fakat doğal olarak asimetri, en hassas duyarlılığı gerektiren bir dengeye dayanır. Hiçbir şey, Japon bahçe sanatından daha karmaşık, daha çeşitli ve ayrıntıya yönelik değildir.” Bahçe, doğanın yoğunlaştırılmış halidir.

Bahçe geniş bir alan üzerine kurulu olsa bile, Avrupa anlayışına göre yürüyüş yapmak ya da dolaşmaktan çok, bakmak ve düşünmek için vardır. Burada bahçeye, içinde dolaşırken değil, daha çok oturarak bakılır.

Ancak Doğu’daki bakış açısındaki farklılık İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yerle bir edilmiştir. Batı, daha sonrasındaki savaşlarda da olduğu gibi, bir filin züccaciye dükkânına giriyormuşçasına işgal ettiği yerleri bir daha eski haline dönmemek üzere perişan etmiştir. İşte İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Japonya kentlerinin de doğa ile hemen hemen hiçbir alışverişi kalmayacaktır. Savaş Japonya’da her şeyi değişikliğe uğratmıştır. Eskiden İmparator sarayına başını çevirip bakmak yasak iken artık kimi yeraltı yolları Sarayın altından bile geçecektir.

Burada şu soru akla gelebilir: “Peki, dinozorların yok olmasının Hiroşima’ya atılan atom bombasıyla nasıl bir ilgisi vardır?” Kısaca şöyle anlatayım: Jeolog Walter Alvarez’in 1980 yılında İtalya’da jeolojik bir çalışma yaptığı sırada, bir kayaçta aslında nadir olması gereken iridyum elementini yüksek oranda bulur. Kimyasal tarihleme teknikleri bu kayaçların 65 milyon yıl önce bu elementle kaplandığını gösterince Walter bu durumdan babası Luiz’e de bahseder. Oğlunun anlattıkları 35 yıl önceki bir hatıraya götürür. Baba Alvarez Hiroşima’ya atom bombasını atan Enola Gay isimli uçaktaki tek sivildir. Yani bomba atılıp geri dönerlerken, metrelerce yükseklikte uçan dev B-29’da tek sivil kişiydi, Luiz Alvarez. Ayrıca, Luiz Alvarez, Manhattan Projesine katılmış ve atom bombasının yapılmasında çalışmış, 1968 yılında Nobel Fizik Ödülü almış bir fizikçiydi. İşte bu nedenle, büyük bir şans eseri Luiz’den başka dünya üzerinde hiç kimse, her yeri kaplayan iridyumun sırrını çözebilecek tecrübeli gözlere sahip değildi. Oğlu kayaçlardaki izi anlatırken, o bir kuyruklu yıldız parçası ya da asteroit çarpması sonucu oluşabilecek dev bir patlamanın böylesi yaygınlıkta toz, duman, karanlık ve dünya dışı bir maddenin yarattığı serpintiye neden olabileceğini anlamıştı.

Daha sonra yaptıkları araştırmalar sonucunda Meksika sınırındaki Yucatan bölgesinde bulunan Chicxulub krateri tüm şüpheleri üzerine topladı. 180 km çapında olan bir krater yaklaşık 10 km çapında bir asteroid tarafından oluşturulmuştu. Bu asteroidin çarpması sonucu oluşan patlama muhtemelen Dünya’yı yıllar boyunca karanlığa mahkûm etmiş ve dinozorların soyunu tüketecek o uzun gece başlamıştı; tıpkı Hiroşima’yı yıllar boyunca hastalığa, yıkıma ve verimsizliğe mahkûm ettiği gibi.

Sonuçta, dinozorların yok oluşunu da en iyi Hiroşima’da benzer bir yıkıma neden olanlar anlayabilirdi.

MERAKLISINA NOTLAR:

1. Japonya’nın resmi teslimiyet belgesi 2 Eylül 1945’te Amerikan savaş gemisi Missouri üzerinde imzalandı. Doğu Asya’da Japonya çok büyük bir yenilgiye uğramış, harap olmuştu. 2,7 milyon insan kaybedilmişti. Kore, Japon sömürgeliğinden kurtulmuş fakat Amerika ve Sovyetler arasında işgal edilmek üzere bölünmüştü.

2. Üç gün sonra, Başkan Harry Truman radyoda şöyle konuştu: “Bu bombayı düşmanlarımıza değil de bizim elimize verdiği için Tanrıya müteşekkiriz; onun yoluna ve amacına uygun kullanımında da bize rehberlik yapması için ona dua ediyoruz.”

3. 1945’te, müttefiklerin savaşı kazanacağı neredeyse kesinleşmişken, Alman şehri Dresden ve Japonya şehirleri Hiroşima ve Nagazaki taş üstünde taş kalmayacak şekilde yerle bir edildi. Muzaffer ulusların resmi kaynakları bunların askeri hedefler olduklarını söyledi ama binlerce ölünün tamamı sivildi ve yıkıntıların arasından kuş avlayacak sapan dahi çıkmadı.

4. 12 Eylül 1945’te New York Times’ın ilk sayfasında, William L. Laurence imzalı bir makale yayınlandı. Makale ürkütücü söylentilere yanıt olarak ortaya çıkıyor ve Hiroşima ve Nagazaki yerle bir eden atom bombalarından sonra bu şehirlerde kesinlikle herhangi bir radyoaktivite bulunmadığı konusunda güvence(!) veriyordu; ona göre bu radyoaktivite konusu Japon propagandasının bir yalanından(!) başka bir şey değildi. 1946 yılında, W. L. Laurence bu ifşaatı(!) sayesinde Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Bir süre sonra, onun iki maaş aldığı ortaya çıktı: birini gazetesi öderken diğeri Birleşik Devletlerin askeri bütçesinden karşılanıyordu.

5. 27 Mayıs 2016’da Barack Hussein Obama Hiroşima’yı ziyaret etti. “Özür dileyecek misiniz?” sorularına, “Hayır, savaşta olur böyle şeyler.” dedi.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..