İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38846

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8854

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6943

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5721

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5262

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2613

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2505

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1660

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1491

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1399

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1364

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1276

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1081

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 985

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 08 saat 05 dakika kaldı.

Aykut Gi̇ray yazdı, 1003 kez açıldı, 13 misafir olmak üzere 25 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
22 Ağu 16 18:00

Aykut Gi̇ray

Puan: 1074

Şehi̇tler İçi̇n Bi̇r Slogan Bulamadım

ff06c13f628ff219f2596c358540041b1471875760

H. İ. Y. (15): Darbe girişimin olduğu gece babasıyla birlikte milli mücadele için direnişe çıktı. Başına isabet eden kurşunla şehit oldu. Henüz on beş (15) yaşındaydı. Ailesi şehit çocuklarının organlarını bağışladı. (Yeni Şafak Gazetesi, ‘15 Temmuz Direnişi’ eki, 29 Temmuz 2016, Cuma.)

E.T. (16): Darbe girişimin olduğu gece Cumhurbaşkanının sokağa çıkın çağrısını dinleyen E.T. sokağa çıktı. Sultançiftliği’nde oturan on altı (16) yaşındaki E. T.’nin annesi zihinsel, babası fiziksel engelliydi. Ailesi bayram için Malatya’ya gitmişler, henüz dönmemişlerdi. Arkadaşlarıyla tankların önüne geçti, ertesi gün kışlanın önünde cenazesi bulundu. Tabutuna örtecek büyük bir bayrak bulunamadığı için iki bayrak yan yana örtüldü. (Türkiye Gazetesi, Yıldıray Oğur ‘Bir kışlanın önünde cesedi bulunmuş 16 yaşındaki bir çocuk...’, 22 Temmuz 2016, Cuma.)

M.A. (16): Darbe girişiminin olduğu gece on altı (16) M.A. arkadaşlarıyla birlikte gittiği Atatürk Havalimanı'na gitti. Bir askeri tanktan çıkarıp polise teslim etmeyi başarmış fakat asker daha sonra kaçmış. Ben gencim, en önde ben gideceğim diyen MA. Atatürk Havalimanında şehit oldu. (Yeni Şafak Gazetesi, 24 Temmuz 2016, Pazar.)

U.C.K. (17): Darbe girişiminin olduğu gece on yedi (17) yaşındaki U.C.K, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinin önünde darbe girişimini protesto ederken, darbecilerin açtığı ateş sonucu şehit oldu. (Hürriyet Gazetesi, 19 Temmuz 2016, Salı.)

U.K.I. (17): Darbe girişiminin olduğu gece on yedi (17) yaşındaki U.K.I., yaralılara yardım etmek için Genelkurmay Başkanlığı önüne gitti. Ancak kendisi şehit oldu. (http://www.haberler.com/yaralilarin-yardimina-kosarken-sehit-oldu-8628111-haberi/ 20 Temmuz 2016, Çarşamba.)

Ö.T. (20): Darbe girişimin olduğu gece Kazan’daki 4. Ana Jet Üssüne gitti. F-16 ve helikopterlerin kalkışını engellemeye gidenlerin arasındaydı. Askerlerin ateş açması sonucu şehit olan 7 kişiden biri de yirmi (20) yaşındaki Ö.T.’ydi. Şehit olmasaydı, Kasım’da askere gidecekti. (Star Gazetesi, ‘Milli İrade Destanı’ eki, 25 Temmuz 2016, Pazartesi.)

Ve daha niceleri, Allah hepsinden razı olsun, mekânları cennet olsun…

Ben burada şu “slogan” meselesiyle ilgili birkaç şey söylemek istiyorum. İlk olarak Salih Tuna’nın dillendirdiği ancak daha sonra hedefinden saptırılan bu “slogan” (sadece o kısımda, sonraki gençlik kolları, ihale falan beni ilgilendirmez) meselesinde, eğer başıma bir şey gelmeyecekse haklı olduğunu düşünüyorum.

Bugün size birisi, “Berkin” dediğinde kaçınızın aklına “ekmek” de gelmiyor? Nasıl bir propagandaya maruz kaldığımızı çoğunuz hatırlarsınız. Babası bile, “Oğlum ekmek almaya değil, eyleme gitti.” dediği halde, Berkin adı her geçtiğinde aklımıza ekmek de geliyor. Bu bize algı yönetiminin neresinde olduğumuzu da gösteriyor.

Yukarıdaki genç şehitleri yazarken bile o kadar az bir bilgi buldum. Buna gerçekten çok üzüldüm. İçlerinde en çok Yıldıray Oğur’un yazısına da konu olan E.T. var. Diğerleri hakkında doğru düzgün bir tane bile bilgi yok. Ben de bu şehitlerimizi yazarken bilinçli bir şekilde adlarının ve soyadlarının sadece ilk harfini yazdım. Bu aslında bizim içinde bir test, acaba kaç kişi “Google”lamadan bu gencecik şehitlerin adlarını hatırlayacak?

Bu gencecik çocukları da bir şekilde sloganla da olsa bir şekilde yaşatsak, iyi olmaz mı? Kahraman Şehit Ömer Halisdemir’in mezarını 100.000’den fazla insan ziyaret etmiş. Allah onlardan razı olsun. Keşke bu daha hayatının baharında şehit olan çocuklarında mezarları ve anne babaları ziyaret edilse ne kadar güzel olur, değil mi? Ki edenler vardır mutlaka, aksini düşünmek kalbimizi yaralar. Allah onlardan da razı olsun.

Özetle demek istediğim şu; “slogan” kötü bir şey değildir, hele ki bu modern çağda. Biliyorum, bu çocukların yaptıkları sloganlara sığmaz ama en azından aklımıza adlarını kazımak için bu yolu da denesek, fena olmaz mı?

Tekrar, Allah tüm “15 Temmuz” şehitlerimize rahmet eylesin, mekânları cennet olsun. Allah hepsinden razı olsun, aziz ruhlarına Fatiha…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..