İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38821

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8843

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6934

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5717

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5508

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5257

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3477

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2611

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1659

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1489

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1080

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1074

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 33 dakika kaldı.

Ahmet Lalbek yazdı, 489 kez açıldı, 4 misafir beğendi, henüz yorum yapılmadı.
7 Eyl 16 10:00

Ahmet Lalbek

Puan: 1275

Puti̇n'i̇n Yeri̇nde Si̇z Olsaydınız?

Putin, çağdaş ve akılcı geçinen batı dünyasının göremediği gerçekleri apaçık gördü ve ona göre de tavrını/duruşunu belirledi.

Bunları, maddeler halinde yazalım mı?

1- Türkiye'de Erdoğan ve AK Parti iktidarıyla birlikte "Devlet, Hükümet, Millet" kaynaşması yaşandı.

2- Halk 80 yıllık aradan sonra ilk defa varlığını, gücünü ve "aslında ne olduğunu/neler yapabileceğini" hissetti.

3- Halk, inancını "minnet etmeden" ve onun "temel hakkı" olduğuna inanarak yaşamanın, keyfine/huzuruna/saâdetine vardı.

4- Batı ile zoraki yürütülen itişmeli-kakışmalı diyalogların, ilânihâye sürmeyeceği aşıkârdı. Zirâ Batı, uzun yıllar boyunca Türkiye'ye karşı bir oyun içinde oldu. Türkiye'yi hiç bir zaman gerçek bir müttefik olarak görmedi ancak bunu yaparken de Türkiye'yi sürekli olarak el altında tutmak istedi; yani çıkarları gereği kimselere kaptırmak istemedi.

5- Bu arada Batı, Türkiye'nin gelişmesini ve büyümesini de istemedi. Oysa gelişmiş bir müttefik her zaman için avantaj olmaz mıydı? Batı için olmazdı; çünkü Batı, içine iliştirmeye çalıştırdığı "Batıcılık" dayatmasına rağmen, her zaman için Türkiye'nin İslâmlığından ve Osmanlılığından korktu ve şunu benimsedi :

"Evet Türkiye bizim için bir çok açıdan önemli bir partner (!) ancak kontrol dışına çıkarsa, bizler için resmi hudutlarını da aşan tehlikelere yol açabilir!".

6- Batı'ya göre Türkiye, her zaman için belli bir boyda ve sürekli olarakta Batı çizgisinde kalmalıydı. Bu nedenle de sürekli olarak tam laik, tam seküler ve tam kemalist olmalıydı; değilse böyle bir Türkiye ile uğraşmak gerekirdi.

7- Gerek Necmettin Erbakan'nın ülke yönetimini "İslâmi perspektiften ele alan söylemleri ve gerekse bu yöndeki siyasi çalışmaları ayrıca öncesinde egemenlerce; temelde, genelde ve özde lâiklik adına yapılan darbe ve inanç hürriyeti aleyhine gerçekleştirilen çeşitli müdâhaleler, halkı içten içe bilinçlendirdi.

8- Erdoğan'nın o çetin ve uzunca süren siyasi mücâdelesi esnasında halk, asıl meşruiyetin "kendi inancında" olduğunu, bu nedenle "istenmeyen olarak" komplekse girmesi gerekenin kendisi değil, "kendisini, batıcı/seküler kalıba sokmak isteyenler" olduğunu anladı.

7- Halk, "Batı ve Onun Seküler Değerlerine Karşı Duruş" raporunu, "ÖZE DÖNÜŞ" dosyasına iliştirdi.

8- 15 Temmuz'la gelen "Halk Fırtınası", yukarıda sıraladığım kronolojik algoritmanın farkında olan Vilademir Putin'in gözlerini iyice açtı. Aslında Putin, her şeyin farkındaydı. O, 15 Temmuz'dan önce de, Erdoğan'ın farkının farkındaydı. Sürekli olarak, onun sağlam ve güvenilir olduğuna yönelik, göndermeler yapıyordu.

Putin'i, Erdoğan'ın ülkesine olan vefası; ABD'yi ise Gülen'nin ülkesine olan ihâneti derinden etkilemişti.

9- Kabuklarından sıyrılma arafesinde olan azimli, dinamik ve kararlı bir halk ve önlerinde ölümü dahi göğüslediğini, yalnızca sözleriyle değil amelleriyle de defalarca ıspatlamış olan bir lider;

İşte tüm bunlar, Putin'i Türkiye ile iyi diyaloglar kurmaya, onunla işbirliği halinde olmaya iten sebeplerdir. "AKILCI (!) Batı", tüm bunları akledecek kadar "akıllı" olamadı. Türkiye'yi ve halkını her dönem "çantada keklik" olarak gördü ve yanıldı. Oysa artık sular tersine akıyordu ve Batı, bunu da geç anlayacaktı.

Şimdilerde şunu da itiraf ettiler : "AB Erdoğan'la olmaz!".

Son Olarak;

Rus uçağının Türkiye tarafından düşürülmesi, bırakın dünya ülkelerini, Rusya'nın bile hayranlıkla izlediği bir olay olmuştur.

Şimdi tekrar soruyorum size;

SİZ, PUTİN'İN YERİNDE OLSAYDINIZ, NE YAPARDINIZ?

Ahmet LALBEK / 05.09.2016 / FACEBOOK / AKLEDENLER GRUBU

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..