İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31755

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8139

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6818

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5622

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4889

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4847

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4324

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4018

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2512

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2308

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1428

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1095

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 987

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 947

Ankara

Yamanduruş

21 / Puan: 943

Sakarya

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 896

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 871

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 793

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 38 dakika kaldı.

Kürşat Koyuncu yazdı, 910 kez açıldı, 41 misafir olmak üzere 57 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
7 Eyl 16 18:00

Kürşat Koyuncu

Puan: 31755

Joseph Nkwain'in Derin Uykusu
959d89a6d4460a6312078d25c117d1d91473257212

959d89a6d4460a6312078d25c117d1d91473257212

Joseph Nkwain, derin uykusundan uyanmaya başladığında saat yaklaşık 16:30’u gösteriyordu ve günlerden cumaydı. Ancak Joseph’in kendine gelmesi kolay olmadı. Sanki göğsünün üzerine birisi oturmuş ve onun kalkmasına izin vermiyordu. Son bir hamleyle yerinden güçlükle kalkabildi. Kollarında ve vücudunda yaralar vardı ve bu yaraların nasıl açıldığını bir türlü hatırlayamıyordu. Daha sonra, onunla yapılan bir röportajda yaşadığı bu durumla ilgili şöyle demişti:

“21 Ağustos akşamı, tatillerini benimle geçirmek için Subum’a (Joseph’in köyü) gelen küçük kızımla masada oturuyorduk. Ben ona okumasında yardım ediyordum. Saat 21:30 civarı kızım yatmaya gitti. Bir süre sonra bende yatağıma yattım. Bir anda uçak sesine benzer bir ses duydum ondan sonra patlamaya benzer bir sesle sıçrayıp uyandım. Başta bu sesleri rüyada gördüğüme yordum. Ancak çok geçmeden cildimde bir sıcaklık hissettim. Daha sonra burnuma çok pis bir koku geldi. Koku o kadar pisti ki, ağzıma açıp konuşamıyordum bile. Aniden kızımın horlamaya benzer korkunç bir sesler çıkardığını duydum. Hem kızıma bakmak hem de bu pis kokunun nereden geldiğini araştırmak için ayağa kalkmaya çalıştım. Zorlukla ayağa kalkabildim. Kızımın yattığı yere yürümeye çalıştım. Ancak başaramadım, olduğum yere düşüp bayılmışım. Sabah dokuz civarı kapı sesini duydum, fakat bir türlü konuşmadım. Sonra yatağıma kendimi attım…”

Joseph kendine geldiğinde, kızının yatağına gitti. Ama kızı için yapılacak bir şey yoktu, kızı hayatını kaybetmişti. Joseph kapıya yöneldi, güç bela kendini dışarı atabildi. Etraftaki komşularının evlerine tek tek baktı ama yaşayan kimseye denk gelmedi. Evine dönüp motosikletini aldı ve civardaki Kam ve Cha köylerine doğru gitti. Yolun çevresinde, daha dün etrafta yayılan tüm hayvanlar ölmüş, ağaçlar bile devrilmişti. O köylerde de durum çok kötüydü. En kötü durumdaki köy ise Nyos köyüydü. Oradan da ayrıldıktan sonra Nyos Gölüne doğru gitti. Gölün son halini görünce şaşırıp kaldı. Daha düne kadar mavi olan Nyos Gölü kırmızı bir renge dönmüştü.

Peki, insanlar dâhil civardaki canlıların ölmesine ve gölün renginin değişmesine yol açan olayların sebebi neydi?

Nyos Gölü bir zamanlar lavlarla dolup taşan bir kraterdi. Göl, en son 400 yıl önceki volkanik faaliyetten sonra sessizliğe gömülmüş, bu arada kraterin açtığı boşluğa su dolarak gölü oluşturmuştu. Ancak gölün altındaki faaliyet tamamen durmamış, volkanik güçler yıllar boyunca büyük miktarlarda karbondioksit dâhil olmak üzere çeşitli gazlar salmıştı ve bu gazlar anında göl suyuna karışmıştı. Sonunda su artık daha fazla karbondioksit taşıyamayacak duruma geldi ve rahatsız olan her ev sahibi gibi o da asalak kiracılarını tahliye etmeye başladı. Ancak göl her seferinde az miktarda gaz salmak yerine devasa bir karbondioksit balonunu bir anda dışarı bıraktı. Böyle bir sonucun ortaya çıkmasında gölün derinliği de etkili olmuştur. Sudaki basın her 10 metrede 1 atmosfer artar. Yaklaşık 208 metre derinliğindeki Nyos Gölü’ndeki basınçta yüksek olduğu için karbondioksit yoğunluğu fazla olan büyük bir patlama gerçekleşmişti. Tahminlere göre, göl duvarındaki kayaların kayması sonucu böyle bir patlama tetiklenmiş oldu.

d4bf0e9253654c309e462c844ec87eba1473257343

Yukarıdaki şekilde de görüldüğü üzere 1 saat gibi kısa bir sürede yaklaşık 1,2 milyar metre küplük karbondioksit açığa çıktı ve yaklaşık 50 metrelik kalın bir bulut şeklinde etrafa yayıldı. Karbondioksit havadan ağır olduğundan neredeyse saf karbondioksitten oluşan bu hareketli bulut sinsice sahile ulaştı, yaklaşık 25 kilometrelik mesafedeki insanları ve böcekler de dâhil hayvanları sararak büyük bir sessizlik içinde canlarını aldı.

Normalde gölün mavi renkteki suları, gaz çıkışından sonra derinden yüzeye çıkan demirden zengin suyun hava ile okside olmasından dolayı koyu kırmızıya döndü. Gölün seviyesi, gaz çıkışıyla bir metre kadar düştü.

Burada, “Karbondioksit gerçekten de bu kadar acımasız bir gaz mıdır?” diye bir soru aklımıza gelebilir. Bu görece az bilinen ve zararsız gaz molekülü artık insanlığın gerçek ya da hayali en kötü karabasanı düzeyine yükselmiş bulunuyor. Nyos Gölü’ndeki aşırı faaliyeti saymazsak, karbondioksit son yıllarda kötü bir ün kazandı. Daha 2000’li yıllar öncesine kadar karbondioksit önemsiz bir gaz durumundaydı. İklim dinamiklerinde önemli bir etken olarak görülmüyor ve kesinlikle kötücül bir atmosferik güç olarak değerlendirilmiyordu. Artık bu gaz iklim değişikliği dediğimiz uzun süreli dramatik oyunun başrol oyuncusu haline geldi.

Günümüzde toprağın yüzeyinde, altında ve yukarısında bulunan tüm karbon eski yıldızlarda, tüm yıldızların içinde bulunan yoğun füzyon fırınlarında oluştu. Nihayet Dünya oluşup soğuduğunda denizlerle kaplanmış ve azot, karbondioksit ve su buharından oluşan kalın bir atmosferle çevrelenmiş bulunuyordu. İki oksijen molekülü ile bağları pek çok farklı kimyasal reaksiyonla kolayca kopacak ve böylece serbest kalan molekül, okyanuslar, ayağımızın altındaki toprak ve canlılar arasında gidip gelecekti. Karbondioksit kendini katı, sıvı ya da gaz olarak açığa vurabilir. Dolayısıyla karbondioksit, dünyanın oluşumundan itibaren var olmasına rağmen, şu anda atmosferimizde uçuşmakta olan karbondioksit moleküllerinin gezegenimizin özgün, doğal malzemesi olduğu çok kuşkuludur.

Karbondioksitle ilgili temel buluşlardan biri yeterince yoğunlaştığı takdirde karbondioksitin insanlar için zehirli hatta öldürücü olduğuydu. Şu an atmosferimiz 400 ppm düzeyinde karbondioksit içeriyor. Eğer bu oran %1 seviyesine yükselirse Dünya canlılardan önceki haline dönerdi. Karbondioksit daha da artarak mesela atmosferde %15 civarı yüksek bir orana ulaşsa, tüm canlılar kendilerinden geçer ve birkaç saat içinde ölürlerdi. Nyos kıyılarında yaşayan insanların ölümü de tam da bu nedenle olmuştu.

Sonuç olarak, çevre konuları şakaya gelmez. Bu gibi konuların gündemimizden hiç düşürmememiz gerekiyor. Ama maalesef memleketimizde iklim değişimi özelinde, çevre konularını kendi ideolojik saplantılarından bir türlü kurtulamayan insanlar yüzünden tartışamıyoruz. Âcizane, aslında hayatımızın merkezinde olması gerektiğini düşünüyorum. Kendi adıma bu konularda birkaç yazı yazmayı düşünüyorum. İklim değişimi konusunda ne kadar çok şey öğrenirsek o kadar faydasını görürüz. Çünkü önümüzdeki yıllardaki en büyük kavgalar bu iklim değişimi, karbon vergisi vs. gibi konular etrafında olacak. Bir an önce ideolojik körlükten kurtarmalıyız. Olması gerektiği gibi tartışmalıyız. Eğer başaramazsak çok şey kaybederiz…

MERAKLISINA NOTLAR

1. Nyos Gölü’nde meydana gelen bu patlamada çevrede bulunan Subum, Cha, Kam ve Nyos köylerinde toplam 1746 kişi öldü. Ayrıca 3500 büyükbaş hayvan da telef oldu.

31ace76d76cda3135f70a105d9b6fe7d1473257555

2. Karbondioksitin bir diğer etkisi de vücutta aşağıdaki resimde görüldüğü üzere insanların vücutlarında yaralar açılmasına neden oldu.

4f6931fe997407f61e1e05f61612d9d41473257608

3. Nyos Gölü’ne 2000’lerin başında gaz çıkışını sağlamak için boru döşendi.

3e31a84485cd6a3d6d44b19f92eb06c41473257881

4. Benzer bir gaz patlaması, 1984 yılında, yine Kamerun’da bulunan Monoun Gölü’nde meydana geldi. Bu patlama da 37 kişi hayatını kaybetmişti.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
09 Eyl 19:02

Teşekkür ederim

09 Eyl 03:44

ne denilebilir ki ... sürükleyici bir hikaye idi. Kaleminize sağlık.

Bunlar da ilginizi çekebilir..