İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Açık Mavi

1 / Puan: 5477

Ankara

Bülent Kesler

2 / Puan: 2103

İstanbul

Gülşen Aslan

3 / Puan: 1047

İstanbul

Sıla Münir

4 / Puan: 1023

İstanbul

Mümtaz Fuat

5 / Puan: 841

Bursa

Mücahit Kılıç

6 / Puan: 752

İstanbul

Bulut Sever

7 / Puan: 750

İstanbul

Burhan Çekici

8 / Puan: 629

Ordu

Ali Şahan Avsuz

9 / Puan: 622

Adana
Ankara

Salman Döner

11 / Puan: 438

İstanbul

Minel Alya Bayrak

12 / Puan: 388

Erzurum

Ahmet

13 / Puan: 387

Kayseri

Onur Gündüz

14 / Puan: 385

İstanbul

Sevdaşrn

15 / Puan: 381

İstanbul

Ahmet Lalbek

16 / Puan: 378

Erzincan

Nida Tandoğan

17 / Puan: 332

Adana

Kürşat Koyuncu

18 / Puan: 316

Ankara

Aykırı Genç

19 / Puan: 300

Ankara

Meyzen Ruha

20 / Puan: 299

İstanbul

Burcu Mıhcı

21 / Puan: 295

Ankara

Atç

22 / Puan: 293

Eskişehir

Rümeysa Yağcı

23 / Puan: 268

İstanbul

Benay Özbent

24 / Puan: 247

İstanbul

Tuğba Bozkurt

25 / Puan: 235

Ankara

Ayşegül Koçar

26 / Puan: 234

Ankara

Nesibe Çakıcı

27 / Puan: 222

Balıkesir
İstanbul

Esra Aydar

29 / Puan: 206

Ordu

Yiğit Yılmaz

30 / Puan: 185

Adana

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 37 dakika kaldı.

Mehmed Yavuz Kurtuluş yazdı, 1 kişi sahiplendi, 419 kez açıldı, 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
21 Mar 15 03:00

Bulut Sever

Puan: 750

Merhamet

Cıvatası gevşemiş musluk misali, her daim akıtılan gözyaşlarında saklı değil…

Çevresi, -akrabaları dahil- onlar gibi birçok örnekle dolu iken, televizyon başında yardıma muhtaç, aç, susuz insanları görüp de için için erimekte de değil…

Anayı-babayı, ölmesini bekleyerek, hatta bu teselli ile tüm zahmetlerine katlanarak, koruyup gözetmekte de değil… Bu zaten merhamet değil!

Merhamet;

Ne lezzetli bir duygu!..

Ve ne kadar asil…

Hep istenilen, eksikliğinde perişan eden, varlığında ise cezbeden, insanı dimdik tutan bir meziyet…

Allah-ü Teâla’nın bile, bize bu sıfatla muamele etmesini istemez miyiz hep?

Sahi?

İnsan başına gelmeden anlayamaz mı dertlerin mahiyetini?

Biz yapamıyoruz…

Herşeyimiz gibi merhamet duygumuz da sınırlı…

Oysa acı çekenlere acımakla merhamet sahibi olunmaz ki…

“Ya Rabbi, ahiret günü cüssemi öyle büyüt ki, cehennemde benden başka tek bir kuluna yer kalmasın. Hiçbir mü’min cehennem ateşinde yanmasın.” diye dua eden Hazreti Ebubekir Radıyallahü Anh’ın merhameti ne ile sınırlıymış, çözülebilir mi?

Öyle örnekler var ki…

Hele resuller Resulünün merhametini hangi yürek anlayabilir?

O ki, iblise bile merhamet edip, Sahabilerin huzurunda İslamiyet’e davet etmiş, dualarını hiçbir zaman bedduaya çevirmemiştir…

Kendinden vazgeçmek, yüce bir merhametin tezahürüdür.

Zaten merhamet sevmekten ileri gelmez mi?

İnsan sevmese merhamet eder mi?

Sevgiye aç bir yüreği terk etmemek…

Kendini damla damla vermek ama erimemek…

Yeterli ya da yetersiz…

Ama içinde var olduğunu bildiği, en nadide hazinelerinden biridir insanın…

Bazılarında sadece bir şablondur; gerektiğinde kullanır. İşi bitince de rafa kaldırır…

Maskedir;

Eğreti durur…

Suratı bu maskeyi takınca vıcık vıcık bir hal alır…

Sahteliği dışına vurur…

Ve bu asil meziyet, kahrolur kullanılmaktan…

Ama emindir ya ona ait olmadığından, bu da rahatlatır onu hiç şüphesiz.

Bazıları ise bütünleşmiştir…

Bunların cismine kapılıp, kendini eksik hisseder merhamet.

Gün geçtikçe çoğalır o yürekte…

Nurani bir hal alır o cisimler…

Bakışları bir yetimin baş okşaması kadar derindir…

Kıymetlidir…

Ve öyle herkese de sirayet etmez…

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..