İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 00 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 432 kez açıldı, 8 misafir olmak üzere 15 kişi beğendi, 2 yorum yapıldı.
30 Eyl 16 14:00

Bulut Sever

Puan: 4936

Fetö'nün ' Olağanüstü Hali '

Geçen gün gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısından hassaten FETÖ özelinde, terörle mücadele hususunda devam eden Olağanüstü Hal’in uzatılması ‘tavsiye’ edildi.

Bunun anlamı herkesçe malum: OHAL uzatılacak.

İçtihat makamı denilmişti bir zamanlar nasıl olsa; iyidir.

Müzmin muhalif güruhunun, CHP’nin, zaten 3 aylık Olağanüstü Hal uygulamasına tahammülü ‘dostlar mecliste görsün’ idi ve elbette bu halin hiç olmamasını istediler. Şimdi ise Olağanüstü Hal’in uzatılmasının demokratik, laik bir hukuk devleti olan devletimizin işleyişinin ‘sağlıklı’ olması adına gereksiz ve sakıncalı görüyorlar.

Elbette Olağanüstü Hal’in devam edip etmemesi, devam edecekse bunun daha ne kadar olacağı ve nerede sonlanacağı soruları elzem ve üzerinde tartışılmalı ve fakat bu Hal’in devamının sorunlara yol açacağı kanaati, niyet okuyorsun diyenler olsa da kötü niyetli bir kanaat.

Karşımızda FETÖ’nün başındaki kişinin çocukluktan gençliğe geçiş döneminden başlayan bir süreç var. Bu süreci yöneten ve sürdürenler ise her zamanki kadim düşmanlarımız.

Hani neredeyse 90’lardan bu yana her melanetin ardında olan, bu devletin selameti için veyahut selamette olmadığı hallerin devamı için her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu; hadi bırakalım bu kitaplardan alınma kelimeleri, aslında her türlü adiliği yapan bir örgüt için tabii ki hukuk kurallarını çiğnemeden ‘gereken her ne ise’ yapılmalı ve yapılıyor da.

Garip olan yazacağım fakat aslında her şeyin hukuk kaideleri içinde gerçekleşiyor olmasına dahi muhalif olanlar için garip olmayan bu duruma bile itiraz etmeleri.

Biz Müslümanları, en azından biz Müslümanların birçoğunu akıllarını hocalarına teslim etmekle aşağılayan bu güruh hem akıllarını hem de şereflerini kimlere teslim ettiklerini ciddi ciddi düşünmeleri lazım artık.

Düne kadar FETÖ karşıtı olup, işler değiştiğinde FETÖ muhibbi oldular.

Suriye’de insanlık ölüyor dediler, yüzbinlerce masumun kanına giren haysiyetsiz Esed için tek kelime etmediler. Üstüne gidip bol fotoğraflı, gülücüklü görüşmeler gerçekleştirdiler.

Türkiye, Suriye’deki terörizmin destekleyicisi, IŞİD’in hamisi dediler. Geçtiğimiz haftalarda başlayan Fırat Kalkanı harekâtına karşı durdurlar, ülkeyi bataklığa sokmakla suçladılar, suçluyorlar. İçlerinde PKK, DHKP-C, her türlü illegal yapılanmalar sevicisi her kimse var bunların ettiklerine ses çıkarmadılar.

Ne zannediyorlar akıl alır gibi değil?

15 Temmuz gecesi Allah-ü Teâlâ’nın lütfu ve ihsanıyla bu millet devletinin yanında kenetlen(e)meseydi şimdi bırakın FETÖ muhaliflerinin akıbetini, kendilerinin bu durumdan sulh ve selametle çıkacaklarını mı sanıyorlar acaba?

Tabii ki, bu güruhun ağababaları FETÖ’nün hizmet ettiği aynı yere hizmet etmesi hasebiyle elbette selamette olacaktı ve fakat bunların bu olağanüstü halden hiçbir zarar görmemiş olmasına rağmen, muhtemelen geçmişte yapılan darbeler sonrası uygulamaları mumla arayacaklardı.

Ama yok!

Avrupa’ya gelince Olağanüstü Hal ne güzel, ne elzem! Bize gelince ne kötü! Âlemin bir akıllısı bunlar.

Bir daha yazmak isteriz.

Devlet bu terör örgütü ile mücadelesinde Olağanüstü Hal’in ne kadar gerekli olduğunu düşünüyorsa o kadar uzatmalı.

‘Ne olunca FETÖ ile mücadelede başarılı olunacak?’ diye bir soru başlığı altında yazı kaleme almış bugün İsmet Berkan.

Somut bir şeylere gerek yok başarılı olundu kıstasına varmak için. Zaten sıkıntı da burada başlıyor. Bu mücadele örtülü veya örtüsüz, büyümek ve devleti ele geçirme temayülü gösteren; devlet karşıtı/aleyhine silahlı ya da silahsız eylemlerde bulunan hangi ideoloji ve isim adı altında olursa olsun her türlü yapılanmayla hukuk kuralları dâhilinde mütemadiyen mücadeleye devam etmelidir.

Çok şükür yaşamımda hiçbir menfi etkisini görmediğim OHAL uygulamalarının, vatanımın selameti için gerekiyorsa uzun da sürebileceğini canı gönülden kabul ediyor ve destekliyorum.

Bu uygulama sürecinde hukuka uygun hareket etmeli, İsmet Berkan’ın bugün kaleme aldığı yazısında da ifade ettiği üzere, Olağanüstü Hal sonrası için hukuki boşluklar oluşmaması için gerekli altyapı bu süreç içerisinde hazırlanmalı.

Etrafımdan da bizatihi şahit olduğum üzere, çocuklarının babası hapiste olduğu halde, pek yakında maddi olarak da sıkıntı çekeceğini bile bile hala ve inatla yapılanların doğru ve –haşa- inandıkları FETÖ başının ‘masum ve masun’ olduğuna iman eden insanlar var.

Bu örgüt sebebiyle yüzlerce insan şehit olmuş, binlerce insan yaralanmış, senin ise yuvan ocağın dağılmış… bu yapılanın başarılı olunması halinde neler olacakların tahayyülü bile sabırları zorlarken körlük peşinde ısrar edilmesinin ne kalbi ne de akli hiçbir izahı yok.

İşte bundan sebep, her kim olursa olsun FETÖ’ye bir şekilde/vesileyle bağlı olanlardan nedamet getirenlerin de samimiyetine asla inanmamalı.

Şuna şek ve şüphesiz inanmalı ki, 15 Temmuz gecesi başarılı olsalardı kimsenin gözünün yaşına bakmayacak, zerre miskal muhalif olanı –ki bu karşı komşuları da olsa- ‘gerekeni yap(tır)maktan’ geri durmayacaklardı.

Seni öldürmeye çalışan yılana merhamet ahmaklıktır.

Ahmak olmamalı.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..