İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 37124

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8559

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 8012

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7299

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6566

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5500

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5417

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4975

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3127

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2546

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2313

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1942

İstanbul

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1718

Ankara

Sıla Münir

15 / Puan: 1640

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1549

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1337

İstanbul

Ali Turan

19 / Puan: 1320

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1305

Erzurum
İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1213

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1210

Sakarya

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1179

Ankara

Müsemma Şahin

28 / Puan: 1031

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1026

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 1026

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 1015

Yozgat

Mücahid Cesur

24 / Puan: 1002

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 974

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 960

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 53 dakika kaldı.

Sıla Münir yazdı, 660 kez açıldı, 39 misafir olmak üzere 43 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
25 Eki 16 18:00

Sıla Münir

Puan: 1640

Birinci Dereceden Yakınını Kaybetsen Ne Yaparsın?

- Birinci dereceden yakınını kaybetsen ne yaparsın?

Ablan? Abin? Kardeşin? Amcan? Dayın?

- Biterim! Hiçbirşey eskisi gibi olmaz. Hayatımı devam ettiremem! Dayanamam!

- Yalan! Koca bir yalan!

Bitmezsin;

etrafındakiler için daha da bir güçlenirsin. Hatta onun sahip olduklarına destek olmak için kederini hep gizlersin.

Hayatını devam ettirebilirsin... Sana bağımlı kimseler varsa devam edersin hayatına. Belki ıstırabınla onları üzmemek için daha da sarılırsın dünya telaşına. Yeni meşgaleler bile edinirsin.

Dayanırsın...

Unutma, 'İnsan, nisyan ile malüldür'. Öyle bir dalarsın ki hayata, onu belki bazen bir fotoğraf karesi, ona dair bir kimse hatırlatıverir sadece. Vicdan azabın devreye girer burada...

Herşey eskisi gibi olur;

yemek yersin, uyursun, gezersin, film izlersin, dostlarınla bir araya gelip var gücünle kahkahalar atarsın.

Ama yatağına girmeden her gece ve girince hep aklına o gelir. Çünkü onunla o vakte kadar bir hayat paylaşmışsındır. Belki bir sofrada, bir düğünde, bir cenazede, bir işte...

Her kahkahanın sonunda, belki bir kavgada , gözünün önüne onunla da güldüğünüz hatıralar gelir. En azından bir tanesi...

Sevdiği bir yemekse yediğin, garib olursun. İştahla yerken, çatalınla dürtmeye başlarsın. Sofradakiler anlayana kadar, öylece oyalanırsın sonra isteksiz devam edersin.

İzlediğin filmlerin ölüm sahnelerine mıhlanırsın. Yahut kahramanlar arasında onunla senin gibi yakınlık derecesi varsa gözlerin ekrana sabitlenir. Kimse bu kadar dikkat kesilmene bir mânâ veremez hatta yadırgarlar bile.

Yeni birşey almaya heves etmezsin. Sadece ihtiyaçlarını temin edersin. En sevdiğin/arzu ettiğin şeyi bile alsan, zerre sevinç hissetmezsin. Şükredersin elbette...

Bir sene sonrasına hazırlık yapanlara şaşırıp kalırsın. Kendine çok güvenenlere acırsın. Vaktini beyhude harcayanlara acımak ile karışık öfke duyarsın, ölüm bu kadar hesapsız   ve ani gelecekken, nasıl bu kadar rahat olabiliyorlar diye...

Belki şimdi o, hep beraber olduğunuz karelerde olmayabilir. Ama hatıralarda daima vardır...

Her gece bir ince sızı ve okuduğun dualar ona doğru hep yola çıkar artık.

Tabi bu hislerin birçoğu, vefat eden yakınına olan bağlılığına ve muhabbetine göre değişir.

Not: Fotoğrafdaki şiir, üstad Necip Fazıl Kısakürek'in ÇİLE isimli eserinde yeralmaktadır.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
26 Eki 23:38

Misafir

güzel yazı fakat biraz yetersiz

26 Eki 02:15

Akıcı, güzel ve düşündürücü. Tebrikler.

Bunlar da ilginizi çekebilir..