İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 06 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 434 kez açıldı, 9 misafir olmak üzere 13 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 Eki 16 18:00

Bulut Sever

Puan: 4936

Sonbahar Çocukları
dbade12e6b814bc6cb88367e7d5f9f401477660968

dbade12e6b814bc6cb88367e7d5f9f401477660968

Dudaklarımızı kıpırdatmaksızın kısa ve sessiz cümlelerce bağırıyoruz.

Yüreklendiriyoruz tuşlarımızın alınlarından tutarak. Hiçbir yerle her bir yer arasında gidip geliyor, günün sonunda elbette uyuyoruz; sessizce.

Sonbahar da bitmek üzere…

Sararmış yapraklar şehirlerarası yolların süsü olmaktan çıkmıştır artık.

Gidebilene aşk olsun!

Tabiat parkı adı verilen eski zaman olağanlıklarını seyretmeden deklanşörün yakınlığına vasıl olmakla ilgili beğenilerimiz var; ne büyük bir lüks ya da sıradanlıktır belki de bu.

Sonbaharda neden yapraklar kurur diye düşünmeden ömür mü geçiyor ne.

Ağaçların bin bir sabırla besleyip büyüttükleri çocukları olan yapraklar hiç zamansız kurumaz hâlbuki.

Ağaçlar hiç ağlamaz onlar kurudukça…

Yerle yeksan oldukça ve rüzgârla savruldukça.

Sahi yapraklar neden kurur?

Her gün minicik yapraklar dökülmekte hemen yanı başımızda. Yemyeşil, zamanını bekleyen yapraklar zamansız dökülür.

Ümmetin vahdeti diye diye tekfir edenler ümmeti, ümmetin vahdetine merhem olacak küçücük yaprakları döker her gün.

Kaçak ormancılar baltalarını bırakmış, yorulmuyorlar artık piknik yapmaktalar. Keyifleri yerinde nasıl olsa, gülüyorlar; ağlanacak halimizi bilmeden biz de gülüyoruz.

Hani şehadet parmağını göğe uzatıp da için için bağırdığın o yer işte şurada bak.

Ekranların sarhoşluğunda ne kuklalara galip gelirsin, ne kaçak ormancılara.

Sahi büyümesi gereken yeşil yapraklar neden kurur zamansız?

Zamansız sonbahar çocukları yeşil yeşil savrulurken rüzgârda…

Sabah ve akşam, gün ve gece, günlerce ve gecelerce solarken minicik bedenleri, ufak bir fotoğraf karesinde yitip gidiyorlar.

Sonbahar çocukları, hep sonbahar…

Arkalarını dönmüş, küsmüş gidiyorlar.

Bizim çocuklarımız.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..