İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31015

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8126

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6727

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5246

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4858

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4645

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4174

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3837

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2469

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2271

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1882

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1728

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1617

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1417

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1358

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1075

İstanbul

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1061

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 951

Erzurum

Mücahid Cesur

20 / Puan: 942

İstanbul

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 937

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 918

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 887

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 886

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 866

İstanbul

Mesut Toprak

26 / Puan: 849

Ankara

Emre Keleş

27 / Puan: 848

Ankara
İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 772

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 740

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 19 dakika kaldı.

Ahmet Demir yazdı, 423 kez açıldı, 12 misafir olmak üzere 15 kişi beğendi, 7 yorum yapıldı.
7 Kas 16 22:00

Ahmet Demir

Puan: 886

İstanbul'dan Anadolu'ya Geri Dönüş Var
dd4fd62422cfd587cd2aa1d221b4ccbc1478544601

dd4fd62422cfd587cd2aa1d221b4ccbc1478544601

30 yıl önce bir kamyon ile gelmişlerdi İstanbul'a. Soğan çuvalları yüklü bir kamyonla.

...

İstanbul'a göç etmeye karar vermişlerdi. Damlarında 3-5 inek, dana, buzağılar vardı. Onları satmak biraz zor olmuştu. Hanımı çok ağlamıştı Kocainek giderken. İki hayvan cambazı itekleyerek zorla komyonetin kasasına bindirmişlerdi hayvanı. Kocainek sanki herşeyin farkındaydı, kamyonetin kasasından son bir bakışı vardı, bir veda bakışı. Ne de olsa evin emektar hayvanıydı. Beraber dağlarda yaylalamışlar, sütünden, yoğurtundan faydalanmışlardı. Doğan buzağılar dana olduğunda kasaba satılmış, karşılığında alınan parayla evin geçimi sağlanmıştı.

En zoru da Karabaş'dan ayrılmak olmuştu kendisi için. 15 yıldır köydeki evi bekliyordu Karabaş. Artık ihtiyarlamıştı. Onu uzak bir akrabalarına bıraktılar. Artık Karabaş'ın yeni bir evi vardı, son yıllarında iyi bakılmalıydı ona.

Bir de traktör vardı tabii. Suudi Arabistan'da çalıştığı 3 yıl boyunca biriktirdiği para ile almıştı bu traktörü. Eski bir traktördü ama işlerini fazlasıyla görüyordu, tarla sürüyorlardı, güz işlerini yapıyorlardı. Kimseden de traktör istemek, el açmak zorunda kalmıyorlardı.

Şehre göç furyası başlamıştı köyde. Gidenler, tanıdıklarına selamla beraber göç etmeleri için haber gönderiyordu. İstanbul'da iş olduğunu, para kazandıklarını söylüyorlardı. Karar verilmişti işte. Hayvanları ve traktörü satmıştı. Şehirde yeni bir düzen tutacaktı. Rızkını orada arayacaktı. Köy işleri zordu, bir şekilde geçiniyorlardı ama şehirde daha çok para kazanacaklar, ev, araba alacaklardı. Belki köye gelen alamancılar gibi hava atacaklardı.

Güdüklerin Osman'dan kiralık bir daire bulmasını rica etmiş, o da bulmuştu. Kirası makuldü. Güdük Osman ile beraber çalışacaktı, Güdük Osman'ın tanıdığı bir müteahitin işlerini yapacaktı.

Göçleri toparlayıp bir kamyona yüklediler. Bir soğan kamyonuydu bu. Soğanların üstüne yataklar, tabaklar, çanaklar, elde ne varsa yüklediler. Kamyonun şoförmahaline çoluk çocuk zorla sığmışlar ve yola çıkmışlardı.

Bu kamyonla İstanbul'a vardılar, sene 1986.

Yıllar geçti. Çok çabuk geçti. En çok sıkıntılarla geçti. Mutluluklar da oldu. Çocuklar evlenmiş, torun torba sahibi olmuştu.

Artık geri dönüş vakti gelmişti. Bir daha dönmemek üzere İstanbul'u terketmek, bu gurbet hayatına bir son vermek istiyordu.

Zaman çok ilerlemiş, arabalar, otobüsler çok yaygınlaşmıştı. Bir kamyonla olmayacaktı şüphesiz bu geri dönüş, hele soğan yüklü bir kamyonla asla..

Ona özel bir araba ayarladılar. Geniş ferah bir mekanda geri dönecekti. Belediye artık her geri dönen kişiye ücretsiz bu hizmeti veriyordu. Hususi bir araba geliyor, yolcu evden alınıyor ve express bir seyahatle göç gerçekleşiyordu. Üstelik otoyolda yolun en sol şeridinden öncelikli araç olarak seyir alıyordu.  Yolda onu gören diğer şoförlerde garip duygular, belki en çok saygı uyandırıyor ve herkes yol veriyordu. Aracın tepesinde yanıp sönen ışığın bunda büyük bir etkisi vardı şüphesiz. Yeşil ışığın..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
03 Eyl 20:22

etkileyici.

03 Eyl 20:13

Etkileyici..

Bunlar da ilginizi çekebilir..