İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 35005

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8219

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7207

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7026

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6013

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5034

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4923

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4488

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2955

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2455

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2175

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1797

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1465

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1239

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1153

Erzurum

Ali Turan

19 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1003

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 934

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 888

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 15 dakika kaldı.

Ahmet Demir yazdı, 456 kez açıldı, 12 misafir olmak üzere 15 kişi beğendi, 7 yorum yapıldı.
7 Kas 16 22:00

Ahmet Demir

Puan: 914

İstanbul'dan Anadolu'ya Geri Dönüş Var
dd4fd62422cfd587cd2aa1d221b4ccbc1478544601

dd4fd62422cfd587cd2aa1d221b4ccbc1478544601

30 yıl önce bir kamyon ile gelmişlerdi İstanbul'a. Soğan çuvalları yüklü bir kamyonla.

...

İstanbul'a göç etmeye karar vermişlerdi. Damlarında 3-5 inek, dana, buzağılar vardı. Onları satmak biraz zor olmuştu. Hanımı çok ağlamıştı Kocainek giderken. İki hayvan cambazı itekleyerek zorla komyonetin kasasına bindirmişlerdi hayvanı. Kocainek sanki herşeyin farkındaydı, kamyonetin kasasından son bir bakışı vardı, bir veda bakışı. Ne de olsa evin emektar hayvanıydı. Beraber dağlarda yaylalamışlar, sütünden, yoğurtundan faydalanmışlardı. Doğan buzağılar dana olduğunda kasaba satılmış, karşılığında alınan parayla evin geçimi sağlanmıştı.

En zoru da Karabaş'dan ayrılmak olmuştu kendisi için. 15 yıldır köydeki evi bekliyordu Karabaş. Artık ihtiyarlamıştı. Onu uzak bir akrabalarına bıraktılar. Artık Karabaş'ın yeni bir evi vardı, son yıllarında iyi bakılmalıydı ona.

Bir de traktör vardı tabii. Suudi Arabistan'da çalıştığı 3 yıl boyunca biriktirdiği para ile almıştı bu traktörü. Eski bir traktördü ama işlerini fazlasıyla görüyordu, tarla sürüyorlardı, güz işlerini yapıyorlardı. Kimseden de traktör istemek, el açmak zorunda kalmıyorlardı.

Şehre göç furyası başlamıştı köyde. Gidenler, tanıdıklarına selamla beraber göç etmeleri için haber gönderiyordu. İstanbul'da iş olduğunu, para kazandıklarını söylüyorlardı. Karar verilmişti işte. Hayvanları ve traktörü satmıştı. Şehirde yeni bir düzen tutacaktı. Rızkını orada arayacaktı. Köy işleri zordu, bir şekilde geçiniyorlardı ama şehirde daha çok para kazanacaklar, ev, araba alacaklardı. Belki köye gelen alamancılar gibi hava atacaklardı.

Güdüklerin Osman'dan kiralık bir daire bulmasını rica etmiş, o da bulmuştu. Kirası makuldü. Güdük Osman ile beraber çalışacaktı, Güdük Osman'ın tanıdığı bir müteahitin işlerini yapacaktı.

Göçleri toparlayıp bir kamyona yüklediler. Bir soğan kamyonuydu bu. Soğanların üstüne yataklar, tabaklar, çanaklar, elde ne varsa yüklediler. Kamyonun şoförmahaline çoluk çocuk zorla sığmışlar ve yola çıkmışlardı.

Bu kamyonla İstanbul'a vardılar, sene 1986.

Yıllar geçti. Çok çabuk geçti. En çok sıkıntılarla geçti. Mutluluklar da oldu. Çocuklar evlenmiş, torun torba sahibi olmuştu.

Artık geri dönüş vakti gelmişti. Bir daha dönmemek üzere İstanbul'u terketmek, bu gurbet hayatına bir son vermek istiyordu.

Zaman çok ilerlemiş, arabalar, otobüsler çok yaygınlaşmıştı. Bir kamyonla olmayacaktı şüphesiz bu geri dönüş, hele soğan yüklü bir kamyonla asla..

Ona özel bir araba ayarladılar. Geniş ferah bir mekanda geri dönecekti. Belediye artık her geri dönen kişiye ücretsiz bu hizmeti veriyordu. Hususi bir araba geliyor, yolcu evden alınıyor ve express bir seyahatle göç gerçekleşiyordu. Üstelik otoyolda yolun en sol şeridinden öncelikli araç olarak seyir alıyordu.  Yolda onu gören diğer şoförlerde garip duygular, belki en çok saygı uyandırıyor ve herkes yol veriyordu. Aracın tepesinde yanıp sönen ışığın bunda büyük bir etkisi vardı şüphesiz. Yeşil ışığın..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
03 Eyl 20:22

etkileyici.

03 Eyl 20:13

Etkileyici..

Bunlar da ilginizi çekebilir..