İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 39599

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 9264

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7460

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 7048

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5828

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5538

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5345

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3497

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2646

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2526

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2072

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1824

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1667

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1579

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1522

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1430

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1383

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1303

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1289

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1201

Ankara

Emre Keleş

25 / Puan: 1110

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1088

Yozgat

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1087

İstanbul

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1046

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1022

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 991

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 982

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 05 saat 42 dakika kaldı.

Ahmet Demi̇r yazdı, 33 kez açıldı, 3 kişi beğendi, 12 yorum yapıldı.
7 Kas '16 22:00

Ahmet Demi̇r

Puan: 1046

İstanbul'dan Anadolu'ya Geri̇ Dönüş Var

dd4fd62422cfd587cd2aa1d221b4ccbc1478544601

30 yıl önce bir kamyon ile gelmişlerdi İstanbul'a. Soğan çuvalları yüklü bir kamyonla.

...

İstanbul'a göç etmeye karar vermişlerdi. Damlarında 3-5 inek, dana, buzağılar vardı. Onları satmak biraz zor olmuştu. Hanımı çok ağlamıştı Kocainek giderken. İki hayvan cambazı itekleyerek zorla komyonetin kasasına bindirmişlerdi hayvanı. Kocainek sanki herşeyin farkındaydı, kamyonetin kasasından son bir bakışı vardı, bir veda bakışı. Ne de olsa evin emektar hayvanıydı. Beraber dağlarda yaylalamışlar, sütünden, yoğurtundan faydalanmışlardı. Doğan buzağılar dana olduğunda kasaba satılmış, karşılığında alınan parayla evin geçimi sağlanmıştı.

En zoru da Karabaş'dan ayrılmak olmuştu kendisi için. 15 yıldır köydeki evi bekliyordu Karabaş. Artık ihtiyarlamıştı. Onu uzak bir akrabalarına bıraktılar. Artık Karabaş'ın yeni bir evi vardı, son yıllarında iyi bakılmalıydı ona.

Bir de traktör vardı tabii. Suudi Arabistan'da çalıştığı 3 yıl boyunca biriktirdiği para ile almıştı bu traktörü. Eski bir traktördü ama işlerini fazlasıyla görüyordu, tarla sürüyorlardı, güz işlerini yapıyorlardı. Kimseden de traktör istemek, el açmak zorunda kalmıyorlardı.

Şehre göç furyası başlamıştı köyde. Gidenler, tanıdıklarına selamla beraber göç etmeleri için haber gönderiyordu. İstanbul'da iş olduğunu, para kazandıklarını söylüyorlardı. Karar verilmişti işte. Hayvanları ve traktörü satmıştı. Şehirde yeni bir düzen tutacaktı. Rızkını orada arayacaktı. Köy işleri zordu, bir şekilde geçiniyorlardı ama şehirde daha çok para kazanacaklar, ev, araba alacaklardı. Belki köye gelen alamancılar gibi hava atacaklardı.

Güdüklerin Osman'dan kiralık bir daire bulmasını rica etmiş, o da bulmuştu. Kirası makuldü. Güdük Osman ile beraber çalışacaktı, Güdük Osman'ın tanıdığı bir müteahitin işlerini yapacaktı.

Göçleri toparlayıp bir kamyona yüklediler. Bir soğan kamyonuydu bu. Soğanların üstüne yataklar, tabaklar, çanaklar, elde ne varsa yüklediler. Kamyonun şoförmahaline çoluk çocuk zorla sığmışlar ve yola çıkmışlardı.

Bu kamyonla İstanbul'a vardılar, sene 1986.

Yıllar geçti. Çok çabuk geçti. En çok sıkıntılarla geçti. Mutluluklar da oldu. Çocuklar evlenmiş, torun torba sahibi olmuştu.

Artık geri dönüş vakti gelmişti. Bir daha dönmemek üzere İstanbul'u terketmek, bu gurbet hayatına bir son vermek istiyordu.

Zaman çok ilerlemiş, arabalar, otobüsler çok yaygınlaşmıştı. Bir kamyonla olmayacaktı şüphesiz bu geri dönüş, hele soğan yüklü bir kamyonla asla..

Ona özel bir araba ayarladılar. Geniş ferah bir mekanda geri dönecekti. Belediye artık her geri dönen kişiye ücretsiz bu hizmeti veriyordu. Hususi bir araba geliyor, yolcu evden alınıyor ve express bir seyahatle göç gerçekleşiyordu. Üstelik otoyolda yolun en sol şeridinden öncelikli araç olarak seyir alıyordu.  Yolda onu gören diğer şoförlerde garip duygular, belki en çok saygı uyandırıyor ve herkes yol veriyordu. Aracın tepesinde yanıp sönen ışığın bunda büyük bir etkisi vardı şüphesiz. Yeşil ışığın..

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

26 Eyl '20 08:09

Elinize sağlık.

CEVAPLA
26 Eyl '20 07:59

Çok güzel bir yazı olmuş. Kaleminize sağlık.

CEVAPLA
26 Eyl '20 07:52

Elinize sağlık.

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..