İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Açık Mavi

1 / Puan: 7342

Ankara

Bülent Kesler

2 / Puan: 2393

İstanbul

Gülşen Aslan

3 / Puan: 1110

İstanbul

Mücahit Kılıç

4 / Puan: 1094

İstanbul

Sıla Münir

5 / Puan: 1035

İstanbul

Mümtaz Fuat

6 / Puan: 900

Bursa

Bulut Sever

7 / Puan: 769

İstanbul

Burhan Çekici

8 / Puan: 711

Ordu

Ali Şahan Avsuz

9 / Puan: 638

Adana
Ankara

Ahmet Lalbek

11 / Puan: 517

Erzincan

Salman Döner

12 / Puan: 457

İstanbul

Onur Gündüz

13 / Puan: 442

İstanbul

Sevdaşrn

14 / Puan: 426

İstanbul

Ahmet

15 / Puan: 404

Kayseri

Minel Alya Bayrak

16 / Puan: 393

Erzurum

Kürşat Koyuncu

18 / Puan: 335

Ankara

Nida Tandoğan

17 / Puan: 335

Adana

Aykırı Genç

19 / Puan: 311

Ankara

Meyzen Ruha

20 / Puan: 309

İstanbul

Atç

21 / Puan: 307

Eskişehir

Burcu Mıhcı

22 / Puan: 305

Ankara

Rümeysa Yağcı

23 / Puan: 286

İstanbul

Benay Özbent

24 / Puan: 255

İstanbul

Ayşegül Koçar

25 / Puan: 244

Ankara

Tuğba Bozkurt

26 / Puan: 235

Ankara
İstanbul

Nesibe Çakıcı

28 / Puan: 225

Balıkesir

Esra Aydar

29 / Puan: 209

Ordu

Kader...

30 / Puan: 204

İzmir

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 45 dakika kaldı.

Mehmed Yavuz Kurtuluş yazdı, 1 kişi sahiplendi, 436 kez açıldı, 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
22 Mar 15 15:00

Bulut Sever

Puan: 769

Mutlak Hakîkât

Bir öğle vakti…

Balkondayım, güneş tepemde gülümsüyor…

Önce penceremin pervazındaki mor çiçekleri seyrediyorum…

Sahil kenarında gezerken görmüştüm onları. Bahçe telinin dışına düşmüş oracığa tutunmuşlardı…

Kıyamadım, söküp saksılara diktim… Dalları tomurcuklanmaya başladı bile.

Öyle güzel bir mor ki bu çiçekteki, gözlerimi alamıyorum!

Bir an kuşların koro halinde cıvıltılarına kulak kesiliyorum.

Hayal edebilirsiniz; biri uçuyor oradan oraya, diğerleri de peşinden…

Yaramaz çocuklar gibi…

Sabahları diğer pencere önlerine ekmek kırıntıları bırakıyorum onlar için…

Bir – iki saate kalmadan kırıntıların yerinde yeller esiyor…

O anda yaşadığım huzuru anlatamam.

Tam karşımda deniz, masmavi ve hafif dalgalı…

Hani hep diyorlar ya; “Martı sesleri dalga seslerine karışıyor.” diye, işte şimdi inandım.

Gerçekten öyleymiş;

Karışıyor…

Bir motor sesi…

İşte balıkçı teknesi…

Ve yârenleri martılar…

Hep merak etmişimdir; bu huzuru nasıl bozmaz teknenin motor sesi…

Nasıl bu manzaranın olmazsa olmazı olur?

Yunuslar bu gün de geçmediler…

Hep bekliyorum, bekleyeceğim de…

Komşular anlatıyordu, öğlene doğru grup grup yunuslar geçiyormuş hoplaya zıplaya…

Seslerini buradan bile duyabiliyormuşuz. İşte o günden beri heyecanla bekliyorum onları…

Bahçedeki çamlara takılıyor gözlerim; yemyeşil dallarının üzerinde sarıya çalan tomurcukları çıkmış. Komşu altlarını çapalamış ve kenarını taşlarla çevirmiş…

Tam sağımda ise kuru ağaç dalları var…

İşte manzaranın tam burasında soruyorum kendime;

“Madem cennet bu dünya nimetleriyle kıyaslanamayacak kadar güzel, ne diye dünyadan göçmek korkusu taşırsın ey nefsim?”

Bir cevapsız soru daha bırakarak dönüp arkamı, çekip gidiyorum…

Bu kaçıncı kaçış hesap etmedim…

Ama ölümden kaçış yok…

O mutlak hakîkâtten…

Azık toplamaya devam…

Ki ölümü beklenen misafir gibi mütebessim ağırlayabilmek, her yiğidin harcı değil …

Hele benim hiç değil!

Mehmed Yavuz Kurtuluş

04.04.2007 Çarşamba

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..