İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Açık Mavi̇

1 / Puan: 11714

Ankara

Bülent Kesler

2 / Puan: 3271

İstanbul

Mücahi̇t Kılıç

3 / Puan: 1635

İstanbul

Gülşen Aslan

4 / Puan: 1355

İstanbul

Sıla Müni̇r

5 / Puan: 1157

İstanbul

Mümtaz Fuat

6 / Puan: 1040

Bursa

Burhan Çeki̇ci̇

8 / Puan: 872

Ordu

Ahmet Lalbek

11 / Puan: 872

Erzincan

Bulut Sever

7 / Puan: 840

İstanbul

Ali̇ Şahan Avsuz

9 / Puan: 780

Adana
Ankara

Salman Döner

12 / Puan: 527

İstanbul

Onur Gündüz

13 / Puan: 526

İstanbul

Sevdaşrn

14 / Puan: 483

İstanbul

Mi̇nel Alya Bayrak

16 / Puan: 457

Erzurum

Ahmet

15 / Puan: 447

Kayseri

Ni̇da Tandoğan

18 / Puan: 398

Adana

Kürşat Koyuncu

17 / Puan: 379

Ankara

Atç

21 / Puan: 372

Eskişehir

Meyzen Ruha

20 / Puan: 371

İstanbul

Aykırı Genç

19 / Puan: 364

Ankara

Rümeysa Yağcı

23 / Puan: 333

İstanbul

Benay Özbent

24 / Puan: 330

İstanbul

Burcu Mıhcı

22 / Puan: 324

Ankara

Berkant Babandır

38 / Puan: 302

Eskişehir

Ayşegül Koçar

25 / Puan: 288

Ankara

Nesi̇be Çakıcı

28 / Puan: 280

Balıkesir
İstanbul

Erkan Keçi̇li̇

35 / Puan: 266

Konya

Kader...

30 / Puan: 258

İzmir

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 36 dakika kaldı.

Mehmed Yavuz Kurtuluş yazdı, 1 kişi sahiplendi, 484 kez açıldı, 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
22 Mar 15 15:00

Bulut Sever

Puan: 840

Mutlak Hakîkât

Bir öğle vakti…

Balkondayım, güneş tepemde gülümsüyor…

Önce penceremin pervazındaki mor çiçekleri seyrediyorum…

Sahil kenarında gezerken görmüştüm onları. Bahçe telinin dışına düşmüş oracığa tutunmuşlardı…

Kıyamadım, söküp saksılara diktim… Dalları tomurcuklanmaya başladı bile.

Öyle güzel bir mor ki bu çiçekteki, gözlerimi alamıyorum!

Bir an kuşların koro halinde cıvıltılarına kulak kesiliyorum.

Hayal edebilirsiniz; biri uçuyor oradan oraya, diğerleri de peşinden…

Yaramaz çocuklar gibi…

Sabahları diğer pencere önlerine ekmek kırıntıları bırakıyorum onlar için…

Bir – iki saate kalmadan kırıntıların yerinde yeller esiyor…

O anda yaşadığım huzuru anlatamam.

Tam karşımda deniz, masmavi ve hafif dalgalı…

Hani hep diyorlar ya; “Martı sesleri dalga seslerine karışıyor.” diye, işte şimdi inandım.

Gerçekten öyleymiş;

Karışıyor…

Bir motor sesi…

İşte balıkçı teknesi…

Ve yârenleri martılar…

Hep merak etmişimdir; bu huzuru nasıl bozmaz teknenin motor sesi…

Nasıl bu manzaranın olmazsa olmazı olur?

Yunuslar bu gün de geçmediler…

Hep bekliyorum, bekleyeceğim de…

Komşular anlatıyordu, öğlene doğru grup grup yunuslar geçiyormuş hoplaya zıplaya…

Seslerini buradan bile duyabiliyormuşuz. İşte o günden beri heyecanla bekliyorum onları…

Bahçedeki çamlara takılıyor gözlerim; yemyeşil dallarının üzerinde sarıya çalan tomurcukları çıkmış. Komşu altlarını çapalamış ve kenarını taşlarla çevirmiş…

Tam sağımda ise kuru ağaç dalları var…

İşte manzaranın tam burasında soruyorum kendime;

“Madem cennet bu dünya nimetleriyle kıyaslanamayacak kadar güzel, ne diye dünyadan göçmek korkusu taşırsın ey nefsim?”

Bir cevapsız soru daha bırakarak dönüp arkamı, çekip gidiyorum…

Bu kaçıncı kaçış hesap etmedim…

Ama ölümden kaçış yok…

O mutlak hakîkâtten…

Azık toplamaya devam…

Ki ölümü beklenen misafir gibi mütebessim ağırlayabilmek, her yiğidin harcı değil …

Hele benim hiç değil!

Mehmed Yavuz Kurtuluş

04.04.2007 Çarşamba

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..