İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34836

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8217

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7140

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7023

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5959

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5029

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4847

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4479

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2945

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2452

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2160

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1795

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1635

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1457

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1234

İstanbul

Ali Turan

18 / Puan: 1148

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1148

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1001

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 950

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 930

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 886

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 878

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 05 dakika kaldı.

Muhammed Reşit Duran yazdı, 601 kez açıldı, 7 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
3 Ara 16 22:00
Devlet-İ Aliyye

Osmanoğulları  hiçbir zaman kendisini 'Osmanlı Devleti' olarak görmemiş ve tanımlamamıştır. Vesikalarda 'Devlet-i Aliyye' olarak geçmektedir,yani 'Büyük Devlet' anlamına gelmektedir. Fakat güçsüz olduğu zamanlarda 'Osmaniyye' kelimesinin de bu isme ilave etmiştir. Ama devletin resmi isminde hiçbir değişiklik olmamıştır. Tarihteki Türk Devletleri hanedan, kurucu isimlerini almıştır. Bu bir nevi gelenektir. 'Osmanlı' sözüde bu geleneğin bir devamıdır. Osmanlı İmparatorluğu denmesi beni çok rahatsız etmektedir. Zira imparatorluk sömürge üzerine inşa edilmiş devletlere verilmektedir. Halbuki Osmanlı bir sömürge devleti değil hoşgörü ve adalet üzerine inşa edilmiş bir cihan devletidir. Kurulduğu ilk dönemlerde 'istimalat' yani hoşgörü politikasını kendisine hedef edinmiştir.

 Bu politika ile özellikle Rumeli de halkın gönlünü kazanmış onlaraı zulümden, baskıdan kurtarmış ve 'Devlet-i Aliyye'nin' tohumlarını buralarda atmaya başlamıştı. Müslüman gayr-i müslim ayırt etmeksizin mazluma ümit zalime korku vermiştir. Cihan devleti olduğundan İlay-ı Kelimetullah için Nizama Alem vermek için uğraşmıştır. Sadece askeri, siyasi alanda kendini ispat etmekle kalmamış Avrupa Ortaçağ bataklığında boğulurken Osmanlı eğitimde, bilimde zirve yapmıştır.

 İbn-i Haldu'nun dediği gibi 'devletler doğar, büyür ve ölürler' Osmanlı'da ömrünü tamamlayarak yükseliş dönemindeki gücü kaybederek gerileyip yıkılmıştır. Medreseler sadece dini eğitim veren kurumlar haline gelmiş, askeriye bozulmuş ve Osmanlı giderek tükenmeye başlamıştır. 'Devlet-i Aliyye' tarih sahnesinden silinmiştir.

 Yeniden yükselişi yaşamak, yeniden 'Devlet-i Aliyye' olabilmek için ilimde,bilimde ilerlemeli çağlar ötesine eserler bırakmalı bize kalan mirası daha da zirveye çıkararak sonraki nesillere aktarmalıyız. Yazıma son vermeden önce şu cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. 'Doğu inşallah yeniden yükselişini yaşayacak'.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..