İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38811

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8839

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6931

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5713

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5507

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5256

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3476

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2609

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2037

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1658

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1488

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1079

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1073

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 10 saat 43 dakika kaldı.

Muhammed Reşi̇t Duran yazdı, 640 kez açıldı, 7 misafir olmak üzere 11 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
3 Ara 16 22:00
Devlet-İ Ali̇yye

Osmanoğulları  hiçbir zaman kendisini 'Osmanlı Devleti' olarak görmemiş ve tanımlamamıştır. Vesikalarda 'Devlet-i Aliyye' olarak geçmektedir,yani 'Büyük Devlet' anlamına gelmektedir. Fakat güçsüz olduğu zamanlarda 'Osmaniyye' kelimesinin de bu isme ilave etmiştir. Ama devletin resmi isminde hiçbir değişiklik olmamıştır. Tarihteki Türk Devletleri hanedan, kurucu isimlerini almıştır. Bu bir nevi gelenektir. 'Osmanlı' sözüde bu geleneğin bir devamıdır. Osmanlı İmparatorluğu denmesi beni çok rahatsız etmektedir. Zira imparatorluk sömürge üzerine inşa edilmiş devletlere verilmektedir. Halbuki Osmanlı bir sömürge devleti değil hoşgörü ve adalet üzerine inşa edilmiş bir cihan devletidir. Kurulduğu ilk dönemlerde 'istimalat' yani hoşgörü politikasını kendisine hedef edinmiştir.

 Bu politika ile özellikle Rumeli de halkın gönlünü kazanmış onlaraı zulümden, baskıdan kurtarmış ve 'Devlet-i Aliyye'nin' tohumlarını buralarda atmaya başlamıştı. Müslüman gayr-i müslim ayırt etmeksizin mazluma ümit zalime korku vermiştir. Cihan devleti olduğundan İlay-ı Kelimetullah için Nizama Alem vermek için uğraşmıştır. Sadece askeri, siyasi alanda kendini ispat etmekle kalmamış Avrupa Ortaçağ bataklığında boğulurken Osmanlı eğitimde, bilimde zirve yapmıştır.

 İbn-i Haldu'nun dediği gibi 'devletler doğar, büyür ve ölürler' Osmanlı'da ömrünü tamamlayarak yükseliş dönemindeki gücü kaybederek gerileyip yıkılmıştır. Medreseler sadece dini eğitim veren kurumlar haline gelmiş, askeriye bozulmuş ve Osmanlı giderek tükenmeye başlamıştır. 'Devlet-i Aliyye' tarih sahnesinden silinmiştir.

 Yeniden yükselişi yaşamak, yeniden 'Devlet-i Aliyye' olabilmek için ilimde,bilimde ilerlemeli çağlar ötesine eserler bırakmalı bize kalan mirası daha da zirveye çıkararak sonraki nesillere aktarmalıyız. Yazıma son vermeden önce şu cümleyi sizlerle paylaşmak istiyorum. 'Doğu inşallah yeniden yükselişini yaşayacak'.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..