İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34952

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8218

İstanbul

Sezer Emlik

3 / Puan: 7184

Bartın

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7026

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 6007

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5031

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4918

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4486

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2951

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2455

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2174

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1796

İstanbul

Ali Osman Rothschild

13 / Puan: 1690

Ankara

Salieri Alt Tire

14 / Puan: 1636

İstanbul

Sıla Münir

15 / Puan: 1464

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1384

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

17 / Puan: 1235

İstanbul

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1151

Erzurum

Ali Turan

18 / Puan: 1151

İstanbul
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

21 / Puan: 1038

Ankara

Yamanduruş

22 / Puan: 1026

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1002

Erzincan

Mücahid Cesur

24 / Puan: 951

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 933

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 914

İstanbul

Aykut Giray

27 / Puan: 901

Yozgat

Müsemma Şahin

28 / Puan: 887

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 880

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 859

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 22 dakika kaldı.

Mücahid Cesur yazdı, 1207 kez açıldı, 44 misafir olmak üzere 47 kişi beğendi, 6 yorum yapıldı.
23 Ara 16 18:00
Saddam Hüseyin
ccec4c521fd1d5b964297ab30eac90381482500982

ccec4c521fd1d5b964297ab30eac90381482500982

Öncelikle bu yazıdan Saddam hayranı veya Saddam’ı övme anlamı çıkartılmamalıdır.

Saddam Hüseyin Irak-Tikrit’te dünyaya gözlerini açtı. Çocukluğu ve gençliği ileride nerelere gelip, neler yapacağının bir göstergesiydi. Askeri akademiye girişi başarısız olunca Baas Partisine girdi ve partide liderliğe kadar yükseldi. Gerçekten iyi bir liderdi. Muhalefetten yükselen sesleri başarıyla bastırdı. Devlet içinde polis ağı kurdu. Propagandayıda başarıyla kullanarak halk arasında ‘’ efsane’’ olmaya hazırdı, hatta olmuştu bile. Saddam ortadoğu coğrafyasında ülkesini lider yapmak istiyordu. Arap milliyetçisiydi. Elbette ki hataları yok demiyoruz ancak genel olarak ülkesinin menfaatlerini düşünüyordu ve Amerika’ya sert bir şekilde kafa tutuyordu. Silahlanma aşkı belki de onun en zayıf noktasıydı. İran’la 8 yıl süren savaş sonunda Irak’ta ekonomik anlamda istikrarsızlık olmasına rağmen silahlanmaya son sürat devam ediyordu.

Ülkesinin refahı için Şiiler ve Peşmergeye karşı amansız bir mücadele verdi. Günümüz şiilerine Saddam’ı sormaya kalksak ne cevap alacağımızı iyi biliriz. Bu olaylar da ‘’Halepçe Katliamı’’nın sorumlusu tutuldu. Yargılanmasında ise ‘’Öyle bir şey duymuştum’’ dedi. Bu olayın muhasebesi çok ayrı bir dava, biz konumuza dönelim. Milleti için uğraşması emperyalislerin uykusunu kaçırmıştı. Amerika Irağa girmenin hesaplarını yapıyor ve bahaneler üretiyordu. Irağın elinde kimyasal silahlar ve kitle imha silahları olduğunu iddia ediyordu. ABD, Saddam’ı görevi bırakmaya çağırıp tehdit ediyordu. Saddam bir adım bile geri atmadı. Zaten onun sonunu getirende buydu. Sanki lugatında geri vites diye bir şey yoktu. Afganistan’a katillerin girmesinin ardından ABD Mart 2003’te Irağa girdi. Demokrasi getirme vaadiyle girdiği ülkede katliamlar,terör günümüze kadar hiç durmaksızın devam etti. Saddam’ın 2 oğlu ABD Özel Kuvvetler tarafından öldürüldü. Saddam ise doğduğu Tikrit’te yakalandı. Sözde bağımsız Irak mahkemeleri tarafından yargılandı. 148 Şii’nin öldürüldüğü Duceyil davasından idamına karar verildi. Saddam idam edilmek yerine, kurşuna dizilmek istiyordu. Bu talep Saddam’ın dünya kamuoyuna küçük düşürülmesi için kabul edilmedi.

30 Aralık 2006 Kurban Bayramında idam edildi. Tek suçu milletini, Irağı düşünmekti. İdamın ardından İsrail, ABD, Kuveyt sevinirken diğer yandan Malezya,Libya ve Pakistan’da şiddetle kınandı.

Buna bakılarak bile Saddam’ın nasıl bir lider olduğunu anlamak zor değil. Tek hatası ise ileriyi düşünememekti. Aşırı silahlanma, gereksiz efelenmesi onu ölüme sürükledi. Onu yargılayan hakim ve CIA itirafçısı yıllar sonra pişmanlıklarını dile getirecek ve Saddam’ı haksız yere devirdiklerini kabul edeceklerdi. 2003’e kadar terörün kökünü kazıyan Irak’ta 2003-2015 arasında toplamda 175 bin kişi hayatını kaybedecek ve türlü türlü terör örgütleri doğacak, ülkede otorite sağlanamayacaktı. Saddam’ı diktatörlükle suçlayanlar, onun heykelini devirenler şimdi onu mumla arayacaktı…

İdamından önce yazdığı şu satırlar ise okunmaya değer ;

‘’ Ruhumu bir kurban olarak Allah’a sunuyorum. İsterse ruhumu şehitlerle birlikte cennete gönderecek, belki de erteleyecek. Bu yüzden sabırlı olalım ve ona güvenelim.’’

İdamdan önceki mektubunda son sözleri şunlar oldu ;

Allah büyüktür!

Allah büyüktür!

Allah büyüktür!

Yaşasın Milletimiz!

Yaşasın Irak!

Yaşasın Filistin!

Yaşasın cihad ve mücahidler!

Saddam Hüseyin

Irak Devlet Başkanı ve Irak Mücahid Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
31 Ara 15:33

Güzel bir yazı olmuş. Saddam Hüseyin konusundaki düşüncelerimle örtüşüyor. Kaleminize sağlık.

27 Ara 08:21

İyi bir yazı olmuş.

Bunlar da ilginizi çekebilir..