İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 32738

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8151

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6870

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6222

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5112

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 4936

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4452

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4140

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2561

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2347

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1938

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1764

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1622

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1442

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1367

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1123

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1103

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1031

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 1022

Erzurum

Yamanduruş

20 / Puan: 979

Sakarya

Ali Osman Rothschild

21 / Puan: 952

Ankara

Mücahid Cesur

22 / Puan: 942

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 921

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 902

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 883

Ankara

Müsemma Şahin

26 / Puan: 877

İstanbul
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 838

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 788

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 37 dakika kaldı.

Lagari Alıntılar yazdı, 1454 kez açıldı, 36 misafir olmak üzere 37 kişi beğendi, 972 yorum yapıldı.
31 Ara 16 22:00
Evren 11 Boyutlu mu?
e370aaff0d5d30b08b6972c3b5385a3d1483210584

e370aaff0d5d30b08b6972c3b5385a3d1483210584

Sicim teorisi, kuantum (mikro) ile kütle çekim (makro) teorilerini birleştirmişti, ancak kütle çekimini tam olarak açıklayamıyordu. Çünkü evrendeki 4 temel kuvvetten biri olan kütle çekim (yer çekimi), diğer kuvvetlere göre çok zayıftı ve neden olduğu bilinmiyordu.

Bu sorunun cevabı sicim teorisinin temellerinde arandı ve sonunda bir çözüme ulaşıldı: "farklı evrenler" kütle çekimini zayıflatıyordu. Bir yandan algılayamadığımız 7 boyutun olduğunu öğrenmek, diğer yandan başka evrenlerin varlığını kabul etmek insanlar için zordu. Ancak matematiksel denklemler ve fiziksel yorumlar, kaçınılmaz olarak açığa çıkan bu gerçeğe işaret ediyordu: 11 boyutta çoklu evrenler.

Fiziğin çoklu evrenler ya da paralel evrenler dediği gerçeğe, eskiler “evren içre evrenler” diye önceden işaret etmişlerdi. Teoriye göre bizim dışımızda çok sayıda evren var ve bunlar da bizim evren gibi sicimlerin oluşturduğu zarlardan (membranlardan) oluşuyor. Bu olayı, bir küvetteki baloncuklar gibi düşünün. Çok sayıda farklı boyutlarda baloncuklar var, her bir baloncuk başka bir evren demek. peki kaç tane evren var? Bu sorunun net cevabı yok, ancak teoriye göre binlerce, milyonlarca hatta sonsuz sayıda paralel evren olabilir.

Evrenimizde ışık hızını geçmek pratikte mümkün değil. Ancak denklemlere göre bu hız aşıldığında kütle sanallaşıyor (soyutlaşıyor). Madde soyut olunca, enerji de soyut olacak, bu da o evrendeki kütle enerji tüketmeyecek, üretecek demek (negatif entropi). Bunun anlamı, zaman oku tersine işlediği için bu evrenlerde zaman tersine akabilir ya da durmuş, yani sonsuz/ebedi olabilir demek. Evrenimizde yaşaması mümkün olmayan bu sanal (soyut) yapılar, diğer boyutlardaki başka evrenlerde varlık gösteriyor olabilir (takyonlar?). Yani maddenin, enerjinin, mekanın, uzayın ve zamanın bizimkine hiç ama hiç benzemediği evrenlerden (alemlerden) bahsediyoruz!

Teoriye göre, bulunduğumuz evrenden diğer evrenlerin bulunduğu uzaya/evrene geçmek normal şartlarda mümkün değil. Benzer şekilde, yine normal şartlarda 11 boyutlu hiper uzaydaki diğer evrenlerle bizim iletişim kurmamız mümkün değil.

Hawking’e göre beynimizdeki hiçbir şey, bir bütünden bağımsız olarak gerçekleşmiyor. Çünkü her şey birbirine bağlı sicimlerden oluşuyor. Birinin kötü haberini daha bize söylenmeden hissetmek ya da bir şeyin daha gerçekleşmeden içimize doğması da aslında bununla ilgili. Bizim dünyamız ve evrenimiz de sicimlerden oluşuyor, diğer evrenler de ve hepsi 11 boyuttaki, süper bir sicim (büyük zar) içinde.

Daha da ilginç olan, diğer boyutlardaki tüm evrenlerin 11. boyuta doğru hareket ettiği ve 11.boyuttan diğer tüm evrenlerin görülebildiği. Yani boyutlardan bağımsız, soyut ya da somut olan ne varsa, her şey bir şeye doğru meyil ediyor ama bir şey zaten her şeyin içinde.

Bu bölümü graudy’nin bir sözü ile bitirelim: “evren, gerçeğin dış ve görünen yüzüdür. gerçek ise evrenin iç ve görünmeyen yüzü...”

d022a609b453ed21bd09d9eb243619df1483210598

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..