İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 38780

Ankara

Sezer Emli̇k

3 / Puan: 8828

Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 7401

İstanbul

Mümi̇n Yolcu

5 / Puan: 6911

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 5707

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5507

İstanbul

Payi̇taht İstanbul

8 / Puan: 5249

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 3475

İstanbul

Ozan Bi̇li̇can

10 / Puan: 2606

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2504

İstanbul

Detroi̇tli̇ Kızıl

12 / Puan: 2036

İstanbul

Sali̇eri̇ Alt Ti̇re

14 / Puan: 1823

İstanbul
Ankara

Sıla Müni̇r

15 / Puan: 1657

İstanbul

Osman Batur Akbulut

16 / Puan: 1568

Kırıkkale

Reşi̇t Akpınar

18 / Puan: 1487

Erzurum

Lagari̇ Alıntılar

17 / Puan: 1397

İstanbul

Ali̇ Turan

19 / Puan: 1363

İstanbul

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 1275

Erzincan

Yamanduruş

22 / Puan: 1265

Sakarya

Feri̇t Çaydangeldi̇

21 / Puan: 1191

Ankara

Müsemma Şahi̇n

28 / Puan: 1082

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 1079

Ankara

Aykut Gi̇ray

27 / Puan: 1073

Yozgat

Ahmet Demi̇r

26 / Puan: 1042

İstanbul

Mücahi̇d Cesur

24 / Puan: 1013

İstanbul

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 984

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 972

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 04 saat 32 dakika kaldı.

Bulut Sever yazdı, 409 kez açıldı, 10 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
28 Mar 15 03:00

Bulut Sever

Puan: 5507

Temi̇zli̇ği̇n Tari̇hi̇ne Dai̇r Bi̇rkaç Cümle

Modern tarih yazıcıları mütemadiyen temizliğin Batı’dan Doğu’ya doğru gittiğini yazmaktadırlar. Batı’nın şimdi her alanda temizliğe verdikleri önem, sanki bütün tarih boyunca yaşanmışçasına, bir propaganda şeklinde her alanda devamlı surette işlenmiştir. Bakalım öyle midir?

***

Avrupa’da ilk sanayi inkılabı adımları atılmaya başlanması, aynı zamanda bahsettikleri o müthiş temizliğin de tarihini başlatır onlarda. Tarih, özellikle İngilizler ve Fransızlarla ilgili epey bir malumat sahibidir. Batı’da temizliğin tarihine misallerle bir bakalım şimdi.

İngilizler, Fransızlar gibi tamamen yıkanmaz değillerdi. Değillerdi ve sadece senede bir defa yıkanırlardı. Söz konusu yıkanma havaların ısındığı zamanda olurdu. Ne gariptir ki yaz aylarında evliliklerin olması da buradan kalmıştır. Bunun sebebi de muhtemelen çiftlerin evliliklerinin ilk zamanlarında, temiz bir zaman geçirmeyi istemiş olmalarıdır. Yıkanmaları da bir sıraya göreydi. Önce banyoyu(fıçıyı) evin babası, sonra annesi, ardından sırasıyla erkek ve kız çocuklar ve nihayetinde de varsa bebekler kullanırdı. İngiltere’de dillerinde yer etmiş, “Don’t throw the baby out with water” deyimi “banyo suyuyla birlikte bebeği de atmayın” anlamına gelmektedir.

Temizlikleri hayatlarında ki her duruma sirayet etmişti. Evlerinde yemek pişirme işlemini her zaman ateşin üzerinde duran büyük bir kazanın içinde yaparlardı. Kazan geceden temizlenmez, ertesi gün altı yakılarak yeniden kullanılırdı. Evlerinde et pişmez, çoğunlukla sebze yerlerdi. Seyrek de olsa hınzır eti bulurlarsa çok sevinirler, eğer misafir gelmişse evlerine, bu hınzır etlerini duvarlara asarak onlara gösteriş yapmayı severlerdi. Yine İngilizce’den bir deyim yazalım: “Peas porridge hot, peas porridge cold, peas porridge in the pot nine days old” Türkçesi: “Bezelye lapası sıcak, bezelye lapası soğuk, kazandaki bezelye lapası dokuz günlük.”

Muhtelif kitaplardan aldığımız bu özet bilgiler 15. ve 16. yüzyıldaki Batı ile ilgili tarihi gerçeklerdir.

Bizim maksadımız, temizliğin insanlık tarihinde Doğu’dan Batı’ya doğru gittiğini ve İslam dininin insanlığa katkısının tarihte çok önemli bir yerde olduğunu mümkün mertebe kısaca ifade edebilmek olacaktır.

***

İslamiyet’te temizliğin en önemli hususiyeti temizliği, dinin emrettiği ibadetlerin merkezine koymasıdır. Hiçbir Müslüman herhangi bir ibadetinden önce temizlikten gayrı olamaz. Bunun içindir ki, Anadolu’nun bir köyünde yaşayan ve İslam dininin gereklerini yerine getiren Müslüman bir köylünün temizliği ile Fransa’da yaşayan bir saraylının ya da soylunun temizliği arasında uçurumlar vardır. İslam dininde temizlik, ırk, coğrafya makam ve mevki ayırt etmeden herkes için geçerlidir.

Dinimizde temizlik sadece kişinin kendisine dair olmamıştır. Meskenlerin temiz tutulmasına da çok önem verilmiştir. Bazı ibadetlerin yapılmasında ibadet edilecek yerin temiz olması mecburiyeti sonucunda, gerek Müslümanların ibadethaneleri olan camiler, gerekse Müslümanların evleri her daim temiz olmuş, temiz tutulmuştur. Aynı zamanda din, şahısların kişisel tercihlerine sosyal adalet ve hak hususlarından sebep müdahil olmuş; soğan, sarımsak gibi kokulu yiyecekler yemeyi seven Müslümanların bir başka Müslümanı ne ibadet esnasında ne de başka bir halde rahatsız etmemesi adına bunları engelleyici muhtelif hükümler ortaya koymuştur.

Tam da burada, Osmanlı’ları anmaz isek ecdadımıza karşı vefasızlık etmiş oluruz.

Tarihte umumi hamamlara en fazla ehemmiyet verenler Osmanlı Türkleridir. Osmanlı Türkleri, fethettikleri her yere ilk önce irili ufaklı hamamlar inşa etmiştir. Sadece hali hazırdaki sınırlarımız içinde Osmanlı Padişahlarının, aile efradının ve devlet erkânından insanların yaptırdığı hamamların sayısına bakmak, bizce Osmanlı Türklerine Batı’nın neler borçlu olduğunu anlatmak için yeterlidir.

İslamiyet’i kabul etmesiyle Türkler, özelde Osmanlı Türkleri, temizliğin tarihine çok büyük katkılar yapıp, bir temizlik kültürü oluşturarak –ne yazık ki- insanlık tarihinde yeri doldurulmayacak bir yer bırakıp tarih sahnesinden usulca çekilmişlerdir.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
30 Mar 15:25

Ömer Poyraz

Puan: 7401

Hamamlar ne yazık ki, Osmanlı edep, usül ve esaslarından uzaklaşmış, günah mekanlarına dönüşmüştür. Nerdeyse haram işlemeden temizlenebileceğiniz bir hamam kalmamıştır. Denizlerde de durum farklı değil maalesef.

Bunlar da ilginizi çekebilir..