İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 29710

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8068

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6634

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 4838

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4820

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4398

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3981

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3696

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2415

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2220

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1866

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1710

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1612

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1410

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1355

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1039

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

17 / Puan: 1023

Ankara

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 1012

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 941

İstanbul

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 909

Ankara

Reşit Akpınar

22 / Puan: 901

Erzurum

Yamanduruş

21 / Puan: 901

Sakarya

Ahmet Demir

23 / Puan: 878

İstanbul

Müsemma Şahin

24 / Puan: 862

İstanbul

Ahmet Lalbek

25 / Puan: 855

Erzincan

Mesut Toprak

26 / Puan: 846

Ankara
İstanbul

Emre Keleş

28 / Puan: 804

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 763

İstanbul

Alpay Gökçe

30 / Puan: 729

İstanbul

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 16 dakika kaldı.

Ozan Bilican yazdı, 1837 kez açıldı, 79 misafir olmak üzere 80 kişi beğendi, 6 yorum yapıldı.
7 Oca 17 10:00

Ozan Bilican

Puan: 2220

Işid'i 90 Sene Önceden Tanımak

Önce 1925 yılına gidiyoruz.

"Din-i mübini Ahmedi’yi (İslâm), kafir olan M. Kemal’in yedi zulmünden kurtarmak gazası niyetiyle hareket edildi. ... dinimizi ve namusumuzu bu imansızların elinden kurtaralım,size istediğiniz yerleri verelim. Bu dinsiz hükümet bizi de kendisi gibi dinsiz yapacaktır. Bunlarla cihad farzdır."

Bu satırların sahibi,Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı başlattığı isyana destek toplamak için çevre illerdeki aşiret reislerine mektup gönderen Şeyh Sait'ten başkası değildi.

2 sene öncesi...

24 Temmuz 1923 itibariyle Lozan görüşmelerinde mutabakata bağlanamayan hususlardan biri; İngiliz işgal kuvvetlerinin elinde bulunan Musul.

Mustafa Kemal Paşa ise, Lozan görüşmelerinden evvel bulduğu her fırsatta Musul ve Kerkük vilayetlerinin Türkiye için arz ettiği önemden bahsediyor,bu vilayetler ile aramızda bulunan tarihsel bağı ön plana çıkartarak sınırlarımız içerisinde yer almaları için gerekli her tedbiri uygulayacağını söylüyordu.

Paşa'nın bahsettiği tedbirlerin içinde pek tabii ki harekat emri de yer alıyordu. Anadolu'da toprak bütünlüğü sağlanmış,Cumhuriyet kurulmuş ve şimdi sıra Musul-Kerkük'ü geri almaya gelmişti. Asırlardır sahibi olduğumuz topraklara konan İngilizlerle bir harbe dahi girişmeyi göze alabiliyordu.

1 sene öncesi...

1922 Haziran'ında Ankara tarafından bizzat görevlendirilen Yarbay Şefik Özdemir,gizlice Irak'a sızarak Musul'daki yerel isyanın başına geçip İngilizlere ve Irak'taki manda rejim askerlerine büyük zorluklar çıkartarak kısa bir süre içinde Musul,Kerkük ve Süleymaniye'yi ele geçiriyordu. Ancak ilerleyen dönemde Türkiye'den lojistik destek alınamaması (silah gönderilememesi) ve İngilizlerin Şefik Bey'in yanında saf tutan kimi aşiretleri vaatle,kimi aşiretleri bombalarla caydırması sebebiyle bu vilayetleri tekrar kaybediyorduk.

Tekrar 1925'e dönüyoruz.

"Bu hudut ordumuz tarafından silahla müdafaa olunduğu gibi aynı zamanda Türk ve Kürt unsurlarıyla meskun vatan parçasıdır."

Misak-ı Milli sınırlarının niteliğini bu cümleyle özetleyen Paşa,kararlılığından bir şey kaybetmeden bu sefer orduyu büyük Musul harekatına hazırlıyordu. Harekatı bizzat kendi yürütecekti.

Şubat 1925...

Diyarbakır'ın Piran köyünde jandarma birliğine karşı girişilen çatışma kısa sürede etkisini genişletiyor ve birçok Güneydoğu ilimizi kapsayan,Şeyh Sait önderliğinde Cumhuriyet tarihimizin ilk isyanı başlıyordu. Dönemin Başbakanı Ali Fethi Okyar,isyanın sıkıyönetim ilanı ve genel tedbirlerle bastırılacağını düşünürken;Mustafa Kemal Paşa Cumhurbaşkanı ve Başkomutan sıfatıyla Takrir-i Sükun yasasını çıkarttırmış,olağanüstü hal yetkileriyle geniş çaplı bir harekat başlatmış ve şehirlere yayılan isyanı 3 ay gibi bir sürede bastırabilmiştir. İslâm adına ayaklandığını söyleyerek yola çıkan Şeyh Sait,Zaza ve Alevi aşiretlerin desteğiyle kısa sürede bir Kürtçü isyanın lideri olmuştu. Ödülünü de idam edilerek aldı.

Ve son geçişimiz 1926 yılına...

Haziran 1926.

Sırasıyla 2 Balkan Harbi,1 Cihan Harbi,İstiklal Harbi ve daha sonra da iç sorunlarla uğraşmaktan bir dış harbe girmeye tâkati kalmayan orduyu Musul'a sokmaktan vazgeçen Mustafa Kemal Paşa, Ankara Antlaşmasıyla Musul'u İngilizlere bırakmak durumunda kalıyordu. Son 2 asırda Mezopotamya'yı ajanlık marifetleriyle ülkeleri kana bulayan,üstelik bunu da kardeş eliyle kardeşe yaptıran İngilizler bir zafer daha elde etmişlerdi; üstelik kendileri tek mermi dahi atmadan.

Ben bu satırları,okuduğunuz her paragrafta "ya bu bizim daha geçende yaşadığımız şu hadiseye ne kadar benziyor" düşüncesinin kafanızda oluşması temennisiyle yazdım. Çünkü aradan 100 sene geçti belki ama; Musul aynı Musul, Halep aynı Halep, İngiliz aynı İngiliz, Amerikan zaten Amerikan. Mevzu; biz ne kadar "biziz" ? Zira,yakın tarihimiz "biz" olamadığımızda uğradığımız tahribatlar,tarihimiz ise "biz" olduğumuzda uğrattığımız hüsranlarla dolu.

Sevgiler.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
14 Oca 01:17

Misafir

Your's is a point of view where real iniceltgenle shines through.

07 Oca 22:54

Misafir

Iyi tahlil edilmiş

Bunlar da ilginizi çekebilir..