İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 28789

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8054

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6553

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4792

İstanbul

Sezer Emlik

5 / Puan: 4605

Bartın

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4295

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3877

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3646

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2385

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2157

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1842

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1693

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1606

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1396

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1353

Kırıkkale

Ali Turan

16 / Puan: 1025

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

17 / Puan: 1017

Ankara

Lagari Alıntılar

18 / Puan: 986

İstanbul

Mücahid Cesur

19 / Puan: 940

İstanbul

Yamanduruş

20 / Puan: 889

Sakarya

Ahmet Demir

21 / Puan: 870

İstanbul

Müsemma Şahin

22 / Puan: 857

İstanbul

Reşit Akpınar

23 / Puan: 847

Erzurum

Mesut Toprak

24 / Puan: 844

Ankara

Ahmet Lalbek

25 / Puan: 840

Erzincan
İstanbul

Emre Keleş

27 / Puan: 792

Ankara

Muharrem Morkoç

28 / Puan: 753

İstanbul

Alpay Gökçe

29 / Puan: 728

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 699

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 12 dakika kaldı.

Dio Pane Libertà yazdı, 305 kez açıldı, 3 misafir olmak üzere 4 kişi beğendi, 3 yorum yapıldı.
15 Oca 17 02:00
Aydınlanma ve Sağlıklı Kuşkuculuk-Bölüm 1

Immanuel Kant’a göre Aydınlanma “insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.” Doğu toplumlarının düştüğü ergin olmama durumu bizzat biz doğulular tarafından fark edileli epey oluyor. Fark edilemeyen yahut farkına varmaya çekindiğimiz bahis; bu ergin olmama durumuna kendi suçumuz ile düşüp / düşmeyişimizdir.

Kant bunu; ergin olmama durumunu tembelliğe ve korkaklığa bağlıyor. Korkmak. Hakikatten mi korkuyoruz, yoksa yanılgımızın yüzümüze vurulmasından mı? Hakikat yüzyıllar boyu Doğu toplumundaydı. Bu yüzden ikinci görüşü ilk görüşe tercih ederim.

Türkiye ekseninde baktığımız zaman da ‘yanılgı’ ve ‘yanılmak’ kavramları üzerinde durmamız gerektiği anlaşılıyor. Ekonomik / politik / ideolojik pek çok yanılgının ve hakikatten sapmanın farkına varmamız gerekiyor. Eleştirel / kritik düşünen bir yaklaşımla gündelik politik dilden ve siyasi çıkmazlardan sıyrılmalı, önce yanıldığımızın ve ‘hüsrana uğradığımızın’ farkına varmalıyız.

Tembellik ve korkaklıktan ziyade gurur ve fanatizm sebebiyle düştüğümüz bu ergin olmama durumundan bir an önce çıkmamızın zamanı geldi. Sarık yerine fes gelince fese düşman olan, fes yerine şapka gelince fesi sahiplenen atalarımızın aksine gündelik tavırlardan ziyade geçmişten ‘epistemeyi’ bulup günümüze taşımalı, günümüzdeki ‘doxayı’ ise geleceğe aktarmalıyız.

Bir bilinç inşasında aktif rol almalı, fanatizmin yerine sağlıklı kuşkuculuğu esas kılmalıyız.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..