İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 23014

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7716

İstanbul

Bulut Sever

3 / Puan: 4327

İstanbul

Ömer Poyraz

4 / Puan: 4078

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3405

İstanbul
İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 2254

İstanbul

Ozan Bilican

8 / Puan: 1911

İstanbul

Sezer Emlik

9 / Puan: 1815

Bartın

Salieri Alt Tire

10 / Puan: 1580

İstanbul

Detroitli Kızıl

11 / Puan: 1555

İstanbul

Sıla Münir

12 / Puan: 1336

İstanbul

Osman Batur Akbulut

13 / Puan: 1327

Kırıkkale

Vlad Emir

14 / Puan: 1281

İstanbul

Mustafa Kılıç

15 / Puan: 1051

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 979

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 956

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 922

İstanbul

Ahmet Demir

19 / Puan: 824

İstanbul

Müsemma Şahin

20 / Puan: 808

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 763

Sakarya

Mesut Toprak

22 / Puan: 749

Ankara

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 733

Erzincan

Muharrem Morkoç

24 / Puan: 724

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 684

Ankara

Lagari Alıntılar

26 / Puan: 683

İstanbul

Alpay Gökçe

27 / Puan: 682

İstanbul

Ali Osman Rothschild

28 / Puan: 550

Ankara

Reşit Akpınar

29 / Puan: 544

Erzurum

Kumru

30 / Puan: 533

Adana

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 01 saat 05 dakika kaldı.

Abdullah Fakiroğlu yazdı, 1977 kez açıldı, 145 misafir olmak üzere 150 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
8 Şub 17 18:00
Adil Olmak İçin Hatırlamak
2813150d5d38c35a6977773d33bcd6841490044364

2813150d5d38c35a6977773d33bcd6841490044364

Ak parti hükumeti döneminde 1 değil 2 kere çözüm süreci başlattı.

1. Süreç 2009 yılında Oslo görüşmeleriyle başladı. 14 Temmuz 2011 tarihinde PKK’nın Silvan Saldırısı sonrası sonlandı.

14 Temmuz 2011 tarihinde DTK Silvan’dan şehit haberleri gelirken Demokratik Özerklik açıklaması yaptı.

PKK ile Aralık 2012 tarihine kadar şiddetli bir çatışma sürecine girildi. PKK terör örgütü bu zaman diliminde alan hâkimiyeti kurmaya çalışmış ama başaramadı.

Abdullah Öcalan, Ekim 2012 avukatları aracılığıyla Suriye’de 15 bin kişilik ordu kurulmasını istedi.

2012 Ekim Ayında Cezaevlerindeki PKK’lı mahkûmlar Abdullah Öcalan’ın sağlığını gerekçe göstererek ölüm orucuna girdiler. Ölüm oruçları başladığında PKK ve siyasi uzantıları Öcalan’ın dahi bu greve son veremeyeceğini belirtti, toplumsal bir baskı oluşturmuşlardır. Ölüm orucu Öcalan’ın çağrısı üzerine Kasım ayında son buldu

Aralık 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı canlı yayında MİT ile Öcalan’ın görüştüğünü açıkladı

Ocak 2013 tarihinde HDP’li vekiller Abdullah Öcalan ile görüşmeye başladılar.

Mart 2013 tarihinde Nevruzunda Öcalan’ın mektubu Türkçe ve Kürtçe okundu.

Nisan 2013 tarihinde akil adamlar komisyonu kuruldu. Kurulan Komisyonlar tüm Türkiye’yi gezdi.

Çözüm süreci PKK’nın silahlı teröristleri Türkiye dışına çıkarması, Devletin Kürt sorununa demokratik çözüm için adımları atması, PKK’nın tamamen silah bırakması ve sonrasında PKK’lılara genel af ilan edilmesi kurgusunda tasarlandı. Süreç ilerledikçe PKK kanadı silahlı teröristlerin yurt dışından tamamen çıkartmadı sürekli yeni taleplerde bulundu.

Çözüm süreci devam ederken PKK Suriye’de İŞİD’e karşı mücadele adına ABD ve BATI bloku tarafından büyütüldü. Suriye’deki zalim Beşer Esed Rejimi PKK’yı koruyup kolladı.

6-7 Ekim 2014 tarihinde HDP’nin şimdi hapiste olan lideri Selahattin Demirtaş’ın çağırısıyla PKK yandaşları sokaklara çıkarak terör estirdi. Yasin Börü ve beraberinde kurban eti dağıtan Riyat Güneş, Ahmet Dakak ve Hasan Gökoğuz vahşice öldürüldü.

28 Şubat 2015 tarihinde Dolmabahçe mutabakatı okundu. Yirmi dakika sonra Selahattin Demirtaş : “Hükümet bir yandan pakette ısrar edip bir yandan demokratikleşmede ilerleme sağlıyorum diyemez. Bu tasarı barış getirecek bir yasa tasarısı değildir. Barışa uzaklaşacağım diye çalışmıyoruz, Barışı çok arzuluyoruz. Hükümet yürüttüğü politikayla, zerre kadar umut vermiyor, barışa yaklaşmıyor” dedi.

Aynı gün Mustafa Karasu, “AKP Hükümeti Önderliğin ortaya koyduğu 10 başlıkta müzakere edip sorunu çözecek midir, çözmeyecek midir? Bu sorunun cevabı çok önemlidir. Bu sorun çözülmeden PKK silah bırakacak, PKK Kongresini yapıp silah bırakma kararı alacak biçimindeki yaklaşımlar demagojidir, aldatmak ve sorunu çarpıtmaktır” dedi.

11 Mart 2015: Dolmabahçe üzerine İMC TV’de Banu Güven’e Kandil’de konuşan KCK eşbaşkanları Cemil Bayık ve Hülya Oran: “PKK silah bırakacak açıklamaları seçim propagandasıdır. Silahların bırakılması, ancak Öcalan’ın bizzat katılacağı bir kongrede karara bağlanabilir. Yani PKK bu kararı Öcalan serbest kalmadan açıklamayacak. Bu adımlar atılmadan hareketimize, halka, Türkiye demokrasi güçlerine güven vermeden kongrenin toplanması, kongrenin onların belirttiği gibi kararlar alması düşünülemez.” Dedi.

17 Mart 2015: Seçime parti olarak girme kararı veren HDP lideri Demirtaş partisinin Meclis grup toplantısında kürsüye çıkıp üç cümlelik bir konuşma yaptı: “Seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız. Seni başkan yaptırmayacağız. “

20 Mart 2015: Cumhurbaşkanı Erdoğan izleme komitesine olumlu bakmadığını açıkladı: Ben gazetelerden okuyorum. Böyle bir şeyden doğrusu benim haberim yok. Şunu da çok net söylüyorum ben olumlu bakmıyorum. Bunlar doğru şeyler değil. Bu işler istihbarat teşkilatlarıyla yürür” dedi.

21 Mart 2015: Nevroz’da Öcalan’ın mektubu okundu.

22 Mart 2015: Recep Tayyip Erdoğan tekrar açıklama yaptı: “Bir metin okunmadı, iki metin okundu. Onların okuduğu metinle Yalçın Bey’in okuduğu metin birbirinden tamamen ayrı.. Böyle bir şey hiç yaşanmamıştır. Bunu doğru bulmuyorum. Açıklanan 10 maddelik metne gelince; o metinde bir demokrasi çağrısı yok. Bu metnin demokrasi adına neresini kabul edeceğim?. Hala yeni yeni talepler ortaya çıkıyor. Daha sonra Başbakan Yardımcımızın yaptığı bir açıklama var. Onların tamamen aksine. Yani birbiriyle tamamen örtüşen bir şey yok. O zaman neyi görüştüler? Buna ortak bir deklarasyon diyebilir misiniz? Böyle bir şey var mı?” dedi (kısaltılmıştır)

26 Haziran 2015 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan Suriye’de bir PYD devleti ihtimaline karşı : `Tüm dünyaya sesleniyorum. Bedeli ne olursa olsun, Suriye'nin kuzeyinde Türkiye'nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz` dedi.

11 Temmuz 2015: KCK barajları gerekçe göstererek ateşkesi bitirdiğini açıkladı

20 Temmuz 2015: KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık halkı silahlanmaya ve tünel ve siper hazırlamaya çağırdı

Bu tarihten itibaren bir sürü kentte siper kazıldı, çatışmalar başladı. PKK’lılar onlarca kentte bombalı saldırı, çocuklarının yanında insanları öldürme, yüzlerce askeri şehit etme konusunda birbirleriyle yarıştılar.

10 ocak 2016 tarihinde kendilerine Barış İçin Akademisyenler diyen bir grup açıklama yaptı. Açıklama şöyle başlıyordu. “Türkiye cumhuriyeti; vatandaşlarını sur'da, silvan'da, nusaybin'de, cizre'de, silopi'de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir.

Bu kasıtlı ve planlı kıyım türkiye'nin kendi hukukunun ve türkiye'nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir.”

15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ Türkiye’de Darbe yapmaya çalıştı. Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı sonrası sokaklara akın eden halkımız darbeyi engelledi.

08 Şubat 2017 tarihinde açıklanan KHK ile bu metne imza atan akademisyenlerden bazıları üniversitelerden atıldı.

Adalet, kendi görüşünden olmayanlara zulmetmek, karşı görüşe saygı, barış isteyenleri (?) susturmak, 28 Şubat kıyası vb. uyarılarda bulunan ve bulunmaya hazırlanan “vicdanlı” insanların hatırlamadığı geçmiş bu. Bizi balık hafızalı zannetmesinler. Yaşananların, ne olduğunun farkındayız. Derdinizin ne olduğunu açıkça söylerseniz sağlıklı bir tartışma yürütebiliriz. Biz bunları yaşarken siz ne yaşadınız, onu anlatarak başlayabilirsiniz. Fakat lütfen açık olun.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..