İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 26111

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 7910

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6272

İstanbul

Bulut Sever

4 / Puan: 4700

İstanbul

Mümin Yolcu

5 / Puan: 3927

İstanbul

Sezer Emlik

6 / Puan: 3499

Bartın

Mustafa Karayel

7 / Puan: 3397

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 3089

İstanbul

Ozan Bilican

9 / Puan: 1987

İstanbul

Aa

10 / Puan: 1660

İstanbul

Detroitli Kızıl

11 / Puan: 1628

İstanbul

Salieri Alt Tire

12 / Puan: 1593

İstanbul

Mustafa Kılıç

13 / Puan: 1462

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1373

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1345

Kırıkkale

Ferit Çaydangeldi

16 / Puan: 1007

Ankara

Ali Turan

17 / Puan: 984

İstanbul

Mücahid Cesur

18 / Puan: 931

İstanbul

Lagari Alıntılar

19 / Puan: 878

İstanbul

Ahmet Demir

20 / Puan: 852

İstanbul

Yamanduruş

21 / Puan: 842

Sakarya

Müsemma Şahin

22 / Puan: 832

İstanbul

Mesut Toprak

23 / Puan: 823

Ankara

Ahmet Lalbek

24 / Puan: 798

Erzincan

Emre Keleş

25 / Puan: 746

Ankara
İstanbul

Muharrem Morkoç

27 / Puan: 742

İstanbul

Alpay Gökçe

28 / Puan: 717

İstanbul

Reşit Akpınar

29 / Puan: 673

Erzurum

Aykut Giray

30 / Puan: 624

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 10 dakika kaldı.

Sıla Münir yazdı, 310 kez açıldı, 2 misafir olmak üzere 5 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
18 Şub 17 14:00

Sıla Münir

Puan: 1373

Hastanın Biri Bi Gün

Geçtiğimiz günlerde aile hekimimden, bulunduğum muhite yakın, tavsiye edebileceği bir cildiyeci sordum. Maalesef kendisinin bilmediğini, ama falanca hastahanenin falanca hekiminin, bu hususda belki yardımcı olabileceğini yazdı.

Falanca hekimi aradım. Gayet nazik bir üslupla, doktor beyin kendisine yönlendirdiğini ilettim. İlk anda söylediklerini cızırtıdan anlayamadım. Sonrasında, "Beni bunun için mi aradınız? Kendiniz de araştırabilirsiniz" dedi. Araştırdığımı fakat itimad ettiğim bir doktorun tavsiyesine ihtiyaç duyduğumu söyledim. Böyle birşey yapmakla onu rahatsız ettiğimi anladığımı da ekledim. "Yok yani, komik!" dedi bu kez de. Bir doktor ismi zikretti fakat ben mahcubiyetimden hangi hastahanede diye soramadım. Kapattık. Aslında büyütülecek bir mevzu değil. Belki tarzı/prensibi değil. Belki kötü yahut yoğun bir gün geçiriyordu. Hem zaten bana cevap vermek mecburiyeti asla yoktu Serde baaayanlık olduğundan mıdır nedir biraz sinirim bozulup mahcub oldum desem yalan olmaz.

Acı insana yazdırıyor işte (sormayın ne acılar). Hemen bu yaşadığımı ibret olsun diye değil, sosyal mesaj niyeti hiç taşımadan, sadece içimi dökmek maksadıyla yazmaya ve hislerimi maddeler halinde ifade etmeye karar verdim:

1) Doktor beye (aile hekimimiz) danışmadan evvel, çevremdekilere sorup soruşturdum. Mutmain olmadım. İnsan fırsatını bulunca, baldan anlayan birine, elbette iyi balı nereden nasıl ve kimden alacağını sorar. Muhabbet olsun diye bile sorar.

2) Falanca hekim olan hanımefendiye daha evvel muayene olmamış olsaydım, onu asla aramazdım.

3) Bu şekilde ve bu sebeple de aramazdım fakat, doktor beyin yardımseverliğinin tongasına düştüm. Yani her doktor  (kendisi tavsiye edince daha bir güvendim kendime) onun gibi/kadar yardımsever zannettim. Çünkü kendisi muayeneye gelen hastasına misafir gibi davranır. İş, cep, ev telefonunu verir, istediğimiz saatte arayabileceğimizi samimiyetle ekler.

Ve daha birkaç hekim daha sayabilirim; hastası olmadığım halde, telefonla aradığımda muhakkak cevap verip yardımcı olan...

Tekrar edeyim, kimse hiçbir şekilde buna mecbur değil, vazifesi değil, asla öyle bir yaftaya sahip değil.

4) Hiçbir vakit hiçbir hekime, aynı zamanda okuyup üfleyen, şefkat ve merhamet abidesi, tasavvufî bir zât muhayyilesiyle gidilmemesi gerektiğinin farkındayım. Bu şuuru yine hekimler kazandırdı, minnettarım.

5) Kanunların, prosedürlerin, prensiplerin ötesinde bir güç ve bire on kazandıran uygulama olan, vicdani hareket etme yetisi her hekimde maalesef olmuyor. Yanlış anlamayın, yargılamıyorum, yadırgamıyorum.

Keza, çevremde no-frost olarak tanınan bir hekime, sırf hekimliği sebebi ile iki sene boyunca gitmişliğim var. Sevgi pamuğu hekimler aramadım hiç.

6) Neticede:

Yaaa Sıla dedim, nihayet;

İllet, kıllet, zillet...

Dert etme,

Kâr sana bu mahcubiyet!

Fotoğraf: Prof. Dr. Ayhan Songar

Ruh Hekiminin Hatıraları

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..