İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 31704

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8138

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6809

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 5595

Bartın

Bulut Sever

5 / Puan: 4883

İstanbul

Mümin Yolcu

6 / Puan: 4830

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4313

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4004

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2507

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2305

İstanbul

Aa

11 / Puan: 1895

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1739

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1621

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1426

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1361

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1093

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1085

İstanbul

Ferit Çaydangeldi

18 / Puan: 1026

Ankara

Reşit Akpınar

19 / Puan: 980

Erzurum

Ali Osman Rothschild

20 / Puan: 945

Ankara

Mücahid Cesur

21 / Puan: 942

İstanbul

Yamanduruş

22 / Puan: 941

Sakarya

Ahmet Lalbek

23 / Puan: 900

Erzincan

Ahmet Demir

24 / Puan: 895

İstanbul

Müsemma Şahin

25 / Puan: 876

İstanbul

Emre Keleş

26 / Puan: 870

Ankara
İstanbul

Mesut Toprak

28 / Puan: 850

Ankara

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 792

İstanbul

Aykut Giray

30 / Puan: 757

Yozgat

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 03 saat 31 dakika kaldı.

Fikir Teri yazdı, 356 kez açıldı, 5 misafir olmak üzere 9 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
28 Mar 17 17:00

Fikir Teri

Puan: 166

Herkes Meşrû Sınırlar İçinde Kalmalıdır

Evvelâ şunda anlaşalım:

Halk bu ülkeyi Erdoğan'ın yönetmesini istiyor. Sebebi basit, bir tek onu yeterli görüyor.

Aramızda ismi en akredite kişi Erdoğan. Seçimleri kazanmaya devam ettikçe de bu durum değişmeyecektir.

Böyle bir değişiklik (referandum) yapıyor olmasaydı dahi, seçilmeye ve en nihayetinde ülkeyi yönetmeye devam edecekti. Zaten seçimlerin amacı da bu: "ülkeyi yönetmek". Amacı ülke demokrasisini geriye götürmek olsa bunu mevcut şartlar içersinde de "kurbağayı yavaş yavaş ısıtarak haşlamak" misâli, peyderpey yapardı.

Ben -nâcizâne- Akp'nin amacını çözdüm: Tek dertleri ülkeyi yönetmek. Başka gizli bir amaçlarının olmadığını Erdoğan dün söyledi. Dedi ki: "15 yıldır sizi hiç yanılttık mı?". Elbette kendileri yanılınca bizler de yanılmış olduk ama bu sözün amacı gizli bir ajandalarının olmadığının birinci ağızdan söylenmesidir. Bütün dert müreffeh ve kalkınmış bir Türkiye'dir. Herkesin bu amaç doğrultusunda farklı yol ve yöntemleri olabilir.

Akp'nin hususiyetlerinden birisi de gelenekler, kültür geçmişi ve Dîni yaşantı, yani genel olarak halkın değerleriyle kavgalı, problemli olmamasıdır. Erdoğan, yeni önerdiği sistemin bu hedefe götüreceği düşüncesindedir.

Akp'ye panoramik baktığımda bu üstte yazdıklarımı görüyorum.

Referandumla ilgili olarak -önceden de söylediğim üzere- karar alırken herkesin duygularıyla karar alacağına emînim. Kampanyaları yürütenler de eminler ki söylemler rasyonaliteden daha çok duygular ekseninde ilerliyor.

  • Her yenilik birçok fırsatlar sunabileceği gibi riskler de barındırır.

#EVET fırsatlara mercek tutarak refleksif #Hayır da risklere mercek tutarak refleksif; her ikisi de nihayetinde duygusal karar almamızı sağlayacak mekanizmalara yoğunlaşıyorlar.

Şunu unutmamak gerekir ki, Erdoğan kariyerinin zirvesine gelmiş bir isimdir. Onu bu konumundan düşürebilecek demokratik bir siyasal oluşum da mevcutta ve ufukta görünmüyor.

#Evet #Hayır kampanyaları da demokratik ortamda olması gerektiği gibi ilerlemektedir.

AHVÂL BU İKEN, sistemin şartları ve işleyiş şekli gayet ortada iken, kimsenin gaza gelerek bir provokasyona alet olmasının zararının ülkeye olacağı da iyice anlaşılmalıdır.

Referandum öncesi/sonrası bir provokasyonun Türkiye'ye vakit ve fırsat kaybettirmekten başka bir anlamı olmayacağı görülmelidir. Burada vatandaş olarak bize düşen serbest seçimlerle seçtiğimiz yöneticilere işlerini yapmaları için fırsat vermek, üzerimize düşen/yapmaya talip olduğumuz işi hakkıyla en doğru şekilde yapmak; muhalif siyasi partilerin de eğer iddialarında samimi iseler, halkın gönlüne girerek serbest seçimlerle başa gelmeyi amaç edinerek ve bunu yöntem kullanarak ülkeyi yönetebileceklerini anlamalarını sağlamak olmalıdır. Diğer türlü tali yöntemlere başvurmalarını 'sempati' ile karşılamak yanlış kişilerin giderek artan sayıda böyle gayr-i meşru yöntemlere başvurmaya heves etmesini sağlayacaktır ki Türkiye bunun sıkıntısını çekiyor.

Geriye dönüp baktığımızda hebâ olan bir 2003-2013 arası görüyoruz ki iktidarı gayr-i meşrû yoldan devirmeye çalışan bir (birden çok) çıkar grubunun iktidarı alma, iktidarın da bunu vermeme mücadelesinde kaybettiğimiz bir 10 yıldır. Bir 10 yıl daha kaybetmemek için herkesi meşrû sınırlar dışına taşmamaya, AB-ABD-Rusya'nın bizim her seferinde daha güçsüz, daha zayıf ve daha yönlendirilebilir, kendi kârlarını maksimize edecek bir ülke olmamızı tercih edeceklerini unutmamaya, UÇUK iddia sahiplerini de AKP'yi ve Erdoğan'ı masada yani seçim sandığında devirmenin en doğru yol olduğunu, bunun yolunun da daha çok çalışmaktan geçtiğini ikna etmeye davet ediyorum.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..