İyi Yazarlar
İyi Okurlar

Kürşat Koyuncu

1 / Puan: 34073

Ankara

Abdullah Fakiroğlu

2 / Puan: 8194

İstanbul

Ömer Poyraz

3 / Puan: 6983

İstanbul

Sezer Emlik

4 / Puan: 6832

Bartın

Mümin Yolcu

5 / Puan: 5615

İstanbul

Bulut Sever

6 / Puan: 5002

İstanbul

Mustafa Karayel

7 / Puan: 4682

İstanbul

Payitaht İstanbul

8 / Puan: 4329

İstanbul

Mustafa Kılıç

9 / Puan: 2767

İstanbul

Ozan Bilican

10 / Puan: 2415

İstanbul

Aa

11 / Puan: 2040

İstanbul

Detroitli Kızıl

12 / Puan: 1785

İstanbul

Salieri Alt Tire

13 / Puan: 1628

İstanbul

Sıla Münir

14 / Puan: 1451

İstanbul

Osman Batur Akbulut

15 / Puan: 1378

Kırıkkale

Lagari Alıntılar

16 / Puan: 1186

İstanbul

Ali Turan

17 / Puan: 1131

İstanbul

Reşit Akpınar

18 / Puan: 1103

Erzurum
İstanbul

Ferit Çaydangeldi

20 / Puan: 1031

Ankara

Yamanduruş

21 / Puan: 1011

Sakarya

Ahmet Lalbek

22 / Puan: 977

Erzincan

Ali Osman Rothschild

23 / Puan: 968

Ankara

Mücahid Cesur

24 / Puan: 947

İstanbul

Emre Keleş

25 / Puan: 914

Ankara

Ahmet Demir

26 / Puan: 911

İstanbul

Müsemma Şahin

27 / Puan: 882

İstanbul

Aykut Giray

28 / Puan: 879

Yozgat

Muharrem Morkoç

29 / Puan: 872

İstanbul

Mesut Toprak

30 / Puan: 856

Ankara

Bir sonraki paylaşıma yaklaşık 02 saat 59 dakika kaldı.

Muharrem Morkoç yazdı, 614 kez açıldı, 41 misafir olmak üzere 43 kişi beğendi, henüz yorum yapılmadı.
6 Nis 17 17:00
Şımarık Jön Kürtler
bfcb961af5fc979a694edbf002b8643a1491483726

bfcb961af5fc979a694edbf002b8643a1491483726

       Ben bir tarihçiyim. Tarih evrelerini, tarihin çağlarını pekâlâ bilebilirim. Fakat öğrendiğim tek şey sadece hakikat olmuştur bu zamana kadar. Samimiyetim ise benim kimliğimdir. "Tarih bilmek, vaka bilmek değildir." derdi bir hocamız. Çok da doğru söylemiş. Tarih, problem bilmektir. O halde tarihin bize sunduğu argümanları teker teker neşretmek lazım. Tarihin içine siyaseti de sıkıştırmak gerek diyelim ve Sultan II. Abdulhamid’in duasıyla giriş yapalım.

" Yâ Sübhan! Şu titrek elleri, Kıyamet gününde sana "Ümmetim, ümmetim!" diye yalvaracak olan Habibinin eteğinde, şimdi "Milletim, milletim!"diye dilenen bu ihtiyarın duasını geri çevirme! Milletimi evvelâ "Ba'sü ba'de'l-mevtsiz" bir ölümle yok etmeye götüren sahte kurtarıcılar ve sahte kurtuluşlardan kurtar; ve ona bir gün gelecek kurtarıcıları, gerçek kurtuluşu nasib eyle!

Sultan Abdulaziz Han dönemine götürüyorum şizi şimdi. Yaklaşın bakalım yamacıma. Yazıda hata aramak yerine mantık arayın derim size. Bu yazının kaybedeni çok okuyanı ise müsterih olacaktır Allahın izniyle.

Orduya, donanmaya, yeniliğe ağırlık vermiş bir lider. Osmanlı Devleti'nin 32. Padişahı ve Halife-i Müslimlin. Osmanlı devletine girmeyeceğim sadece siyaseti tarihe karıştıralım dedik ya zülfü yâre değinelim o vakit biraz. Yabancı güçler onun bu hareketinden hoşlanmıyorlardı. Çünkü hasta adam iyi olmamalıydı. Kurulan tezgâh o kadar profesyonel idi ki vatansever diye nitelendirilen nur topu gibi "jön türkler"i doğurdular. Senaryo şöyle idi: Hasta adam tabiri ile Padişah, üzerine düşen görevi yerine getiremiyor ve ordu saflarında çatlaklar meydana geliyor macun metodu ile işe el koyalım. Yıl 1876. Sözüm ona büyük paşalar(!) ile iş birliği yapıp orduyu da kullanarak kanlı bir darbe gerçekleştirdiler. Ve Sultan Abdülaziz’i önce hal edip daha sonra şehit ettiler. Elde edilen başarı vatansever gibi görünen palyaçolar kazandı. Ne kadar basit öyle değil mi? Öyle değil işte. Senaryo basit ama 15 sene çalışılmış bir plan. İçerideki paşalara büyük paralar vererek kendi hırslarını tatmin etmek için cuntacılık faaliyetlerine geçtiler. El altından büyük bir ihtilal yaptılar ve kanlı bir sabaha uyandı âlemi İslam. Evet, kim bu jön Türkler, asıl hedefleri nelerdir ve kime hizmet ediyorlardı? Aslında, üzerinde duracağımız konu Jön Türk değil fakat olayın anlaşılması açısından bunun bilinmesi gerekmektedir. Memleketin kurtuluşunu meşrut-i idarede gören bazı gençler, birleşerek Avrupalıların "Jön Türkler" veya "Genç Osmanlılar" dedikleri, Yeni Osmanlılar Cemiyeti'ni 1866'da kurdular. Yani laik ve demokrasi adına Avrupa menşeini ve hasta adamın iyileşmesini önlemek hatta felç kalması için her türlü melaneti ve propagandayı yapıp kenara çekilen uzun bacaklı İngiliz oyunu. Nitekim Sultan Abdülaziz’in şehit edilmesi ile planları tıkır tıkır işledi. Büyük Hakan Cennet Mekan Sultan Abdulhamit Han bu olayın peşini hiç bırakmadı ve failleri ile tek tek hesaplaştı. Neticede kısmen başarılı olsa da otuz sene fetret devrine soktu demokrasi(!) âşıklarını. Nitekim İttihat ve Terakki Cemiyeti adı altında torunları oldu ve bunun üzerinden Sultan Abdulhamit Han'ı da amcasına yaptıkları gibi yaptılar ve Türkiye'yi Yalta Konferansında olduğu gibi parça parça edip kapıştı leş kargaları. Ben burada neyi anlatmaya çalışıyorum. Misakı Milli sınırlarımız içerisinde nur topu gibi bir oğlumuz daha oldu. Adını da "Jön Kürtler" olarak tarihe yazdık. Yeni Türkiye'deki rolleri Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’daki hatta Kuzey Irak da olsun, bu bölgedeki Kürtleri kışkırtarak (artık bu sefer hangi uzun bacaklı var kestirmek mümkün değil) halkı iktidara kışkırtmak. Senaryo yine çok basit değil mi? Değil maalesef. Büyük Ermeni Devleti'nin kurulması için silahlanma çağrısı veren Hdp Genel Başkanı Selahattin Demirtaş kökü Abdülhamid Han'a dayanan bir davanın intikamını almaya çalışıyorlar. Tarihin intikamı. Sultan 2.Abdülhamit ne yaptı bunlara? Elinin tersi ile böyle bir devlet asla kurulmaz müsaade etmem dedi ve huzurundan kovdu. Şimdi de tarihin intikamını Kürtlerden Kurulu bir örgüt ile kurmaya çalışıyorlar belki de kurdular. Onlar kendilerine barış ve özgürlük askeri desin, ben onlara JÖN KÜRTLER diyorum. Geçtiğimiz aylarda Şanlıurfa ilinin Suruç ilçesinde meydana gelen canlı bomba eseri tam olarak bahsettiğim jön Kürtler tarafından tertip edildi. Senaryo aynen şu: IŞİD Türkiye'de Hükümet destekli propagandalar yapıyor bizler vatansever Kürtler olarak kâfir IŞİD’e ve Hükümete savaş açalım. Tam Adolf Hitler metodu. Kimseden yardım alma kendi ekibini kur, silahlan ve adam topla ve isyan başlasın. Kansız Hitler... IŞİD değil konumuz başka zaman o konu üzerine de mutaala edelim. Konumuza dönecek olursak "Savaşı, zenginler çıkarır ama yoksullar ölür'' prensibi ile hedef Güneydoğu ve Doğu Anadolu da Ermeni devleti kurmak. Eğer tarihimizi biraz karıştırıp bu oyunları hangi senaryoların üzerinden sergilediklerini öğrensek bugünkü oyunun adını ben değil hep birlikte JÖN KÜRTLER i beraber diyecektik.

Çok büyük bir iddiada bulunduğumun farkındayım ispatına da hazırım. Allah’a hamdu senalar olsun. Nice yiğit Türk ve Kürt gördüm. Hepsi Türkiye’den. Jön Kürtlere hayat hakkı tanımıyorlar. Dava şuuru ve imanlarına hayran kaldığım kişileri görüyorum. Cesaretleri beni benden ediyor. Bu yüzden siz kardeşlerime bazen haksızlık ediyor olabilirim. Bu yüzden beni bağışlayın ancak bu sınırlar çizilinceye kadar ve biz büyük Türkiye’yi kurana kadar başta kendimi sonra sizleri suçlamaktan imtina etmeyeceğim. Bunun hesabını da siz bana sorarsınız belki ama unutmayın Allah'ın hesabı daha ağır olacak.

                                                                                                                            Vesselam...

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.
Bunlar da ilginizi çekebilir..