İyi Yazarlar
İyi Okurlar
Ankara
Bartın
İstanbul

Ömer Poyraz

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul

Bulut Sever

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul

Aa

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
İstanbul
Kırıkkale
Erzurum
İstanbul

Ali̇ Turan

İstanbul

İstanbul
Erzincan
Sakarya
Ankara
Yozgat
İstanbul

Ahmet Demi̇r

İstanbul

İstanbul
İstanbul
İstanbul
Ankara
Abdullah Faki̇roğlu yazdı, 94 kez açıldı, 1 kişi beğendi, 1 yorum yapıldı.
18 Nis '17 12:00
Referandum Yazıları: Kısa Bir Hatırlatma 

Dünya siyaset tarihinde eşine az rastlanan bir referandum sürecinin sonuna geldik. Cumhurbaşkanlığı Hükümet modelini öneren anayasa değişikliği %51 oy alarak kabul edildi. Referandum meşrudur ve değişiklik onaylanmıştır.

Referandumda oy kaybının nedenleri üzerine sayfalar dolusu gerekçe yazabiliriz, enerjimizi bu konuda tüketebiliriz. Açıkçası bunu yapmak yerine, önce yaşananların kısa bir hatırlatmasını yapmak ve belki sonraki yazıda bundan sonra yaşanacaklara dair tahminde bulunmak istiyorum.

Öncelikle yaşadığımız süreci bir kez daha hatırlamakta fayda var. Bu referandumda "hayır cephesini" Batı ülkeleri temsil etti. Bütün diplomatik temayülleri hatta uluslararası anlaşmaları çiğnemek pahasına hükümet yetkililerinin, AK Partili ve MHP'li siyasilere referandum kampanyası düzenlemesine müsaade etmediler. Son haftaya girildiğinde bu koroya ABD medyası dâhil oldu.

"Türkiye, Avrupa ve ABD için önemli bir ülke, elbette referandumla ilgilenecekler, bu kadar komplocu olmayın." argümanıyla itirazda bulunacakları verebilecek bir cevabım yok. Zira onlar bu iyimserlikleri ve gönüllü körlükleriyle tıp biliminin alanına giriyorlar. Hepimizin malumu olduğu üzere Avrupa ülkeleri referandumda hayır çıkması adına dâhil oldu.

Öyle ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öldürülmesini isteyen pankartlar Avrupa ülkelerinde rahatça sergilendi. "Referanduma evet derseniz Avrupa'da yeriniz yok" tehdidi gazete manşetlerinde, siyasi parti liderlerinin söylemlerinde yer aldı. Çocuklar için propaganda kitapları devlet okullarında dağıtıldı, çocuk kanallarında Erdoğan aleyhine propaganda yapıldı. Bu gerçekler bize, konunun sadece ilgiyle açıklanamayacağını gösteriyor.

Konuyla ilgilenen sosyal bilimcilerin de yaptığı tespit doğrultusunda Erdoğan(onun şahsında Türkiye), Avrupa'nın öteki kurucu lideri oldu.

Referandum kampanyası daha başlamamışken kapasitem ölçüsünde, bu değişiklikle, 'hasta adam' Türkiye'nin artık kendisine Avrupa'dan dayatılan reçeteyi kabul etmediğini, bunun Paris Antlaşması ile başlayan egemenliği ve toprak bütünlüğü Avrupa'nın garantisinde - onun dayattığını kabul etmekte- olma halimize itiraz olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Açıkçası Batılı ülkeler tahminimin de ötesinde bir tepki göstererek iddiamı kanıtladılar. Batı dünyası, kendi koyduğu diplomasi, uluslararası hukuk, egemenlik haklarına saygı gibi kuralları açıkça çiğnedi ve çiğnemeye devam ediyor.

Referandum sonrası ne olacak? Sorusuna cevap vermeden önce bir sonraki yazıda böyle bir hamle yapmamızın zamanı mıydı? Sorusunun etrafında birkaç şey yazmak gerekecek.

Paylaşımı nasıl buldunuz?
Çok beğendim.
Beğendim.
İdare eder.
Beğenmedim.

Misafir

23 Nis '17 09:30

Avrupa aslında Türkiye'nin kötüye gitmesini istemiyor (!)

CEVAPLA
Bunlar da ilginizi çekebilir..
Siz de Türkiye yazarı olmak ister misiniz?
Kaydol